Bir takım darbe planlarının gündeme gelmesi, ister istemez toplumu meşgul ediyor ve canını sıkıyor... Halk tabiriyle gına getirtti artık. Bir takım isimler altında darbe hazırlığı içinde olunduğu ve bu çalışmaların şimdilerde tesadüfler sonucu ortaya çıkası ile bu planların arkasında oldukları ileri sürülen isimlerin Atatürkçülüğü ve Cumhuriyetçiliği kimselere bırakmıyor olmaları işleri ve kafaları daha da karıştırıyor. Kısacası bu ülkeye ve insanımıza ulaşılması hedef olarak belirlenmiş olan modern dünyanın sahip olduğu sisteme ulaşmasına izin verilmiyor.
Şimdiye kadar gün yüzüne çıkmayan cuntalar ve darbe planlarının ortaya çıkmasının bir kısım çevrelerde oluşturduğu rahatsızlık ve tedirginlik ise bir takım kurumlar arasında güç gösterisini de güdeme getirince toplum sürekli olarak bir gerilimin içine itilmeye başlandı. Gece gündüz her yerde bu darbe planları konuşuluyor ve tartışılıyor. Toplumun ve ülkenin ana sorunları bu sebeple bir kenara itilmiş gibi görünüyor.
Özellikle de yargı ve TSK gibi çok önemli kurumların bu darbe tartışmaların içine sokulması ve bazı mensuplarının da bu tartışmalarda taraf olmaya kalkışmaları ülkemizin üzerinde sanki kara bulutların dolaştığı izlenimi veriyor.
Kısacası toplum hem ülkenin içine sürüklendiği karmaşa ve belirsizlikten rahatsız oluyor hem de bu tartışmalar arasında işsizlik ve gelir dağılımındaki dengesizliğin gözlerden kaçıyor ya da kaçırılıyor olmasının sıkıntısını yaşıyor. Söz konusu sıkıntı ve olumsuzluklar gözden kaçarken yapılan bazı iyi işler ve gelişmelerin de toplum farkına varamıyor. Farkına varamadığı için de tadını çıkaramıyor. Sanki bu ülke ve insanı sadece acılara ve sıkıntılara mahkummuş gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Kısacası ülkede sürekli olarak bir belirsizlik ve kaos ortamı oluşuyor. Bu oluşan ortam aslında bir takım demokrasi dışı odakların işini kolaylaştırmanın ötesinde bir sonuç vermiyor.
Gönül istiyor ki artık ülkemiz gündemini bu darbe hazırlıkları ve cuntalar işgal etmesin. Buna bir son verilsin. Aslında son yıllarda yaşanan gelişmeler darbelerin son bulması yönünde hemen her kesimde ve önemli kurumlarda taraftar bulmaya başladığını gösteriyor. Ancak, yıllar yılı halkın kendilerine vermediği iktidarı bir takım yollarla ellerinde tutmaya alışmış kesimlerin öfkesini de bu gelişmeler artırıyor. Elbette hiçbir iktidar sahibi elinde bulundurduğu gücü kendiliğinden terk edip gitmez. Aksine elindeki iktidarın tehlikeye düştüğünü görünce de öfkelenir. Aylardan beri medyada yaşananlar, birtakım çevrelerin adeta ortalığı bir savaş alanına çevirmelerinin sebebi bilinmelidir ki kesinlikle demokrasinin ve Cumhuriyetin tehlikeye düştüğü korkusu değildir, kendi iktidarlarını kaybetmekte olduklarını görmenin telaşı ve öfkesi ile ortamı sürekli olarak germektedirler. Kendi iktidarlarını koruma adına giriştikleri mücadelede kullanmadıkları kavram ve değer de kalmıyor. Hatta bir takım kavramları ve değerleri de kendi kişisel çıkarları uğruna kullanmaktan, istismar etmek geri kalmıyorlar. Çağdaş dünyada kesin tarifi yapılmış ve ortak kabul görmüş bazı kavram ve değerler bile ülkemizde bazı çevreler tarafından eğilip bükülerek yeniden anlamlandırılmaya çalışılıyor. Bu anlamını yitirmiş değerlendirmelerine uyulmadığı, kabul edilmediği zaman da bir takım hayali öcüler icat ediliyor ve bu öcüler siper edilerek gerçek yüzlerini gizlemeye çalışıyorlar. Bunu yaparken özelliklede Atatürk ve Atatürkçülük istismar ediliyor. Tüm darbeciler ve darbe heveslilerinin kendilerini Atatürkçü olarak tarif etmelerinin başka türlü izahı olabilir mi?
Bunlara bakarak Atatürk'ü değerlendirmeye kalkarsanız Milli Mücadele'nin bir sivil halk hareket olmadığını, Millet Meclisi'nin Atatürk tarafından açılmadığını, demokratik Cumhuriyete Atatürk'ün önderliğinde geçilmediğini bilmemeniz gerekir. Çünkü, bu darbeciler Atatürk'ü böyle söylemeseler bile darbeci gibi gösteriyorlar. Tüm bunların oluşturduğu bilgi kirliliği ve kavram kargaşasının arasında insanımız nefes alamaz hale geliyor. Buna hiç kimsenin hakkı olamaz, olmamalıdır. Bu yüzden diyorum ki artık şu darbe söylentileri ve bir taktım cuntalar ve darbe planlarının sonuna kadar üzerine gidilerek butür hukuk dışı gelişmelerin önü kesilsin.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



