Günlerdir bir "ballı damat" yarışıdır gidiyor.
AKP Uşak vekilinin oğlu, TRT'de memur olmuş.
Hürriyet Gazetesi, sanki sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi bu mütevazı maaşlı çocukcağızı diline doluyor.
Hükümet yanlısı yazarların elleri, armut toplamıyor ya.
Onlar da Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök' ün damadını deşifre ediyorlar ki.
Vekilin damat maaşı pek fakirane kalmış.
Gazetecinin damadı uçmuş.
Ertuğrul Özkök'ün eski popçu damadı bir daha dönüp şarkıyla, albümle, besteyle uğraşmaya gerek görmemiş.
Niye uğraşsın ki, kayınpeder kartviziti aşılamayacak dağları bir ovaya çevirmekte zaten.
TRT'ye yapılan bir dizinin yapımcısı olarak, her hafta bölüm başına 250 milyarcık alan damat, aylığını trilyona denkleyip kıt kanaat geçinirken; karısı da boş durmuyormuş, bu hayat kavgasında o da televizyonda yönetmenmiş.
Onun aldıklarını da koyun, damadın başka yan işlerini, kayınpederinin gazetesinde yazı yazmasını, jüri üyeliğini falan da ekleyin, ayı birkaç trilyona kapatıyormuş garipler.
Bu millet neden bu kadar acılı arabesk dinlemekte, ancak yeni anlamaktayım.
Biçareler, kötü şarkılara sığınmayıp da ne yapsınlar; bu gelir uçurumları yanında canlarına mı kıysınlar.
Büyük savaş gemisinde bir forsalar şimdi.
Kalitanın kaptan köşküne şaşarak bakıp, çekmekteler kürekleri.
Pek çok kimse yazdı ballı damadı.
Ne ki, sadece Ertuğrul Özkök suçlu imiş gibi.
Sanki TRT'nin hiç kusuru yokmuş gibi.
Asıl suçlu TRT oysa.
Bu damat, canını dişine takıp hangi imkânsızı gerçekleştirmekte ki, bu kadar yüksek bir parayı, üstelik devlete millete ait bir kanalın parasını bu kadar hoyratça israf edebilmektedir.
Zaten garip bir ilişki ağı var.
Meclisefruz alıyor sazı eline.
Pişekâr sürüklüyor farklı yerlere.
Milletin önünde kavga ettikleri Aydın Doğan'ın petrol şirketinden sağlamakta imiş; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, belediyenin bütün akaryakıtını.
Ne ballı gelir değil mi?
Sen sahneye çık, bu medya patronu ile ağız dalaşı yap.
Ama el altından benzinini ondan alarak, maddi olarak büyük destek ver.
TRT'nin suçunu zaten bugünlerde yazacaktım.
Otobüs duraklarındaki afişlerinden birinde gördüm.
Yeni dizisinin ismi, "Canını sevdiğimin İstanbul'u"
Gözlerime inanamadım.
Hadi diğer kanallar güzel Türkçeyi katletme yarışındalar.
Sen bari yapma TRT.
Bu argo yarışından, bozuk Türkçe' den, laubali aksandan sen bari uzak kal.
Endişelendim.
Çünkü yeni nesillerin beslenme kaynakları gittikçe bozulmakta.
Tıpkı yiyecekleri gibi kültürel besinleri de ne kadar hormonlu, ucuz ve suni katkılara maruz öyle.
Son Eurovizyon yarışmasında TRT, Türkiye' nin imajını göbek dansözlüğüne kadar düşürdü.
Katı laiklerin döneminde bile böyle bir laçkalık yaşanmadı.
TRT kendisine yaptığı bu fenalıkla kalsa iyi.
Gelecek nesillerin onuruyla da oynayarak, genleri üzerinde silinemeyecek yanlış kodlar bıraktı.
Kimse beste, güfte düşünmesin; göbek dansı öğrensin yeter, düşüncesini yerleştirmesi, bu millete yaptığı çok ağır bir ihanettir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




