Kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız D-8, yoksullara dönük sosyal politika uygulamalarında, ağırlıklı olarak maddî destek sağlamakla birlikte, yoksulluğu kalıcı bir şekilde bütünüyle ortadan kaldıracak mekanizmaları nasıl kurabilir? İlk problem, D-8 ülkelerinin, kendi aralarında yoksulluk ve tezahürleri ile ilgili olarak ortak bir kavramsal ve bilimsel dil sağlayamadıkları için, yoksullukla mücadelede ortak bir strateji geliştirememiş olmasıdır. Sosyo-ekonomik durumlara uygun olarak muhtaçlık kriterlerinin belirlenmesinde farklı ölçütlerin baz alınmasından dolayı gerek süre, gerek nitelik, gerekse nicelik açısından birbirinden farklı kamusal sosyal yardım programları uygulamakta, bundan dolayı D-8 devletleri, gerek ülke, gerekse ülkeler arası kamusal sosyal yardım programlarının temel esaslarını ortaklaşa belirleyecek bir bilimsel heyet veya daha kalıcı bir kurumsal yapılanmaya ihtiyaç duymaktadır.
8 ülke devlet başkanlarının altına imza attıkları İstanbul Deklarasyonu'nun bir bölümünde "yoksulluk içinde yaşayan insanların ve ekonomik ve sosyal açıdan güçsüz grupların gelişme sürecinde gerçek katılımcı haline gelmelerinin sağlanması için, özellikle kendilerini etkileyecek politikaların planlanması ve uygulanması aşamalarında örgütlenmeleri ve sosyal hayatta yer almaları suretiyle güçlendirilmeleri"nin önemine vurgu yapılmıştır. Yoksul ve dezavantajlı sosyal grupların katılımcı demokrasi anlayışı doğrultusunda sosyal hayata tam katılımlarını sağlamaya yönelik bu stratejik hedefler, haddizatında uluslararası sosyal politikaların özünü teşkil etmektedir.
D-8 devletleri, yoksullukla mücadelede aşağıdaki temel esasları gündeme getirmelidir:
- Yoksulluk, genel bir sosyal risk olarak kabul edilmeli ve sosyal güvenlik sistemi içinde değerlendirilmelidir.
- Yoksullukla mücadele konusunda ortak bir dil ve tanım birliği oluşturulmalıdır. Tek bir muhtaçlık tanımı yapılmalı, ölçütleri belirlenmeli ve sosyal yardım miktarları, asgarî sosyo-kültürel ihtiyaçları karşılayacak seviyede ayarlanmalıdır.
- Yoksulluğa karşı sosyal politikalar, bir bütün olarak ele alınmalı ve tek bir bakanlık (kurum) çatısı altında toplanmalıdır.
- Sosyal yardımdan sorumlu kurum, etkinliğini artırmak maksadıyla STK'larla ve yerel yönetimlerle işbirliğine gitmeli ve ortak hareket etmelidir.
- Maddî yoksulluğu ve bunun muhtemel olumsuz sosyo-kültürel yansımalarını (yoksulluk kültürü) topyekûn olarak ortadan kaldırmak maksadıyla sosyal yardım ve manevî sosyal hizmetler faaliyetleri birlikte yürütülmelidir.
- Nakdî sosyal yardımlar, özellikle işgücü niteliğine sahip olan yoksullara belirli sosyo-kültürel şartlara bağlı (meslekî eğitim veya okuma yazma programlarına katılma; çocuğunu okula gönderme vb.) ve kişinin ekonomik bağımsızlığına kavuşması durumunda (kısmî) geri ödemeli olarak yapılmalıdır.
- Özellikle girişimci işgücü niteliğine sahip olan yoksullara nakdî sosyal yardım yerine sosyal teşvik kapsamında mikro-finans projeler geliştirilmelidir.
- Mesleki ve teknik eğitim, kısa yoldan beceri kazandırma ve meslek edindirme fırsatları işsiz ve yoksul kitlelere ücretsiz olarak sunulmalı ve bunlara erişim kolaylaştırılmalıdır.
- Çalışmaya muktedir olmayan ve çalışması sakıncalı olan yoksul özürlü, malul, anne (adayları) ve yaşlılara, şartsız olarak sosyal yardım yapılmalıdır.
- Gelir sahibi olmayan yoksul ailelere sosyal konut sağlanmalı veya kira yardımı yapılmalıdır.
Sosyal politika alanlarına yönelik bu işbirliğinin ve bu çerçevede geliştirilecek ortak sosyal projelerin uygunluğu, mahiyeti ve sürdürülebilirliği ile ilgili bilimsel araştırma, geliştirme ve denetim yapabilecek kalıcı kurum ve kuruluşların oluşturulması neticesinde, ilk etapta her yıl ayrı bir D-8 ülkesinde Uluslararası D-8 Sempozyumu yapılmalıdır. Bunun yanında bağımsız bilim adamlarından meydana gelecek bir Bilim Heyeti veya D-8 Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi de oluşturulabilir. Orta vadede ise D-8 konseptinin felsefik ve akademik yönünü sürekli olarak canlı tutacak ve ülkeler arası bilimsel faaliyetlerinin ortaya çıkmasını sağlayacak Uluslararası D-8 Üniversitesi kurulması ise sosyal boyutun bütünlüğü açısından en önemli adım olacaktır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



