milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

D8’in kuruluş çalışmaları

23 HAZİRAN 2009
SAL 05:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Temmuz 1996'da Refah-Yol Hükümetinin kurulmasından sonra başbakan olan Necmettin Erbakan ilk yurt dışı gezisini beş İslam ülkesine yapması yurtiçi ve yurtdışında büyük bir yankı uyandırdı. Özellikle batılı medya organlarını ve başta ABD olmak üzere birçok batı hükümetini, Türkiye'nin geleneksel Batı yanlısı dış politikasından vazgeçmekte olduğu endişesi sardı. Türkiye o süreçte ABD, AB ve İsrail üçgeni üzerinde oturtulan ve İslam dünyasıyla bağlarının çok sağlam olmadığı bir dış politika izliyordu. Bu durumun ülkemize siyasi, kültürel ve ekonomik alanlarda verdiği zararları tespit eden Refah-Yol hükümeti, Doğu-Batı ayrımcılığı yapmadan, Batı dünyasıyla ilişkileri sürdürürken Türkiye'nin Balkanlar, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Ön Asya ve Güneydoğu Asya'daki komşu ülkelerle İslam Dünyasıyla ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediğini koalisyon protokolünde açıklamıştı. Yurtiçi ve yurtdışında büyük bir yankı uyandıran bu gezinin yanında Mısır, Libya ve Nijerya'yı kapsayan Afrika açılımını sağlayan bir başka seyahat daha gerçekleştirildi. Heyet, gidilen ülkelerde olağanüstü ilgiyle karşılandı ve aynı şekilde, karşılıklı çok olumlu mesajlar verildi.

İslam Dünyasında gelişmekte olan ülkelerin ekonomik ve sosyal alanda işbirliği yapmaları gerektiğini siyasi hayatı boyunca gündeminden hiç düşürmeyen ve iktidara geldiği zaman bu fikirleri hayata geçirmeye çalışan Necmettin Erbakan ilk defa bu gezileri sırasında ülke liderlerine olası bir küresel forum düşüncesini açtı. Erbakan koalisyon ortağı olduğu 1976 yılındaki hükümet döneminde de Türkiye'nin İKÖ'ye tam üyeliğini sağlamıştır.

D-8'in ilk adımı, üye ülkelerin (Türkiye, İran, Pakistan, Malezya, Endonezya, Mısır, Nijerya, Bangladeş) Dışişleri Bakanlarının katılımıyla 22 Ekim 1996 tarihinde Çırağan Sarayında yapılan "Kalkınmada İşbirliği Konferansı"nda atılmıştır. Bu toplantıda katılımcı ülkelerin görüş birliğine varması üzerine 8 ülke arasında D-8 (Developing 8) adında bir kurumsallaşmanın hayata geçirilmesi kararlaştırılmıştır. Bu amaçla 9 Kasım 1996'da Uzmanlar Komisyonu Ankara'da toplanarak "Kalkınmada İşbirliği" belgesini hazırlamışlardır. Kalkınmada İşbirliği belgesinde ilk etapta sekiz gelişmekte olan İslam ülkesi arasında ekonomik ve siyasi işbirliğinin güçlendirilmesi daha sonra birliğe üye olmak isteyen İslam ülkelerinin yanında, diğer gelişmekte olan ülkelerin de üyeliklerinin kabul edilmesi öngörülmektedir. Birliğe üye olacak ülke sayısının sekiz ile sınırlandırılmasında öncelikle bir çekirdek kadro oluşturulması hedeflenmiştir. Bildiride üye ülkeler arasında iktisadi ve siyasi işbirliğinin yanı sıra, savunma sanayi ve Ar-Ge faaliyetlerinde işbirliğine gidilmesi de yer almıştır. 4 Ocak 1997'de İstanbul'da yapılan Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında D-8'in kurumsal yapısı ve statüsü, hedefleri, ilkeleri ve faaliyetleri görüşülmüştür. Konseyin aldığı karar doğrultusunda Uzmanlar Komisyonu ikinci toplantısını 13-14 Mart 1997 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirmiştir. Bu toplantıda grubun amacı ve faaliyet alanları teyit edilmiş, örgütsel yapısı onaylanmış ve İstanbul'da daimi bir sekretarya kurulması kararlaştırılmıştır.

Ayrıca 14-15 Haziran 1997 tarihlerinde D-8'in resmen kurulması için İstanbul'da yapılacak toplantıya Devlet ve Hükümet Başkanlarının katılması ve zirvede kabul edilecek ortak bildirinin hazırlanması kararlaştırıldı. 12-13 Mayıs 1997'de yapılan Komisyonun üçüncü hazırlık toplantısında da D-8'in yapısı Komisyon, Konsey, Zirve ve Sekretarya olarak belirlendi. Bu toplantıda ayrıca Çalışma Gruplarının ilerleme raporları (Ad Hoc) görüşüldü ve Zirve Bildiri taslağına son şekli verilerek Konsey'e sunuldu. Komisyon'un dördüncü hazırlık toplantısı, Zirve toplantısından hemen önce 12-13 Haziran 1997 tarihinde yapıldı. Zirve öncesi örgütün amacı, yapısı, işleyişi ve projelerine dair son görüşmeler hazırlandı. Bunun yanında Çalışma Grupları Zirve tarihine kadar sorumlu oldukları sektörlerle ilgili görüşmeler yapmak ve ilerleme raporları hazırlamak amacıyla farklı D-8 başkentlerinde bir araya geldiler ve raporlarını Komisyon'a teslim ettiler.

Zirve toplantısı

D-8 Devlet ve Hükümet Başkanları ilk zirvesi 15 Haziran 1997 günü toplanmıştır. Zirve öncesi hazırlık çalışmaların yürüten komisyonlar yoğun bir çalışma temposuyla tüm çalışmalarını tamamlamış ve Zirve'ye sunmuştur. D-8'in işleyişi, teşkilat yapısı kabul edilmiş ve İstanbul Deklarasyonu ile D-8'in resmen kurulduğu dünyaya duyurulmuştur. Zirve, Nijerya hariç tüm üye Devlet ve Hükümet Başkanları düzeyinde katılımıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca D-8'in temel prensiplerini oluşturan şu altı ilke de benimsenmiştir:

Savaş değil, Barış

Çatışma değil, Diyalog

Çifte standart değil, Adalet

Üstünlük değil, Eşitlik

Sömürü değil, İşbirliği

Baskı ve tahakküm değil, İnsan hakları, hürriyet ve demokrasi...

Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan zirvede yaptığı konuşmada D-8'in kurulma sebeplerini söylerken daha "Adil Bir Dünya" üzerine vurgu yapmıştır. Eski Sovyetlerin dağılmasıyla yıkılan baskıcı sistemlerin yerine gelen çoğulcu demokratik idarelerle birlikte dünyada çatışmaların, gerginliklerin, çifte standartların, baskıların biteceğini, bunların yerine barış ve adaletin hâkim olacağı bir dünya beklendiğini, fakat beklentilerin boşa çıktığı tespitinde bulunan Erbakan, dünyanın bu yeni dönemde de karşı karşıya kaldığı haksızlıkların ve eşitsizliklerin dile getirilmesi için harekete geçtiklerini ve bu örgütü kurduklarını ifade etmiştir. Bu sebeple D-8'in en önemli ilkesinin etkinlik olması gerektiğini, böylece gelişmekte olan ülkelere cesaret verileceğini ve sanayileşmiş ülkeler tarafındaan ancak bu şekilde ciddiye alınılabileceğini belirten Erbakan etkin bir D-8 ile birlikte üyesi olunan tüm bölgesel örgütlerin güçleneceğini gelişmekte olan tüm Müslüman ülkelerle işbirliği ve ortak yatırımların gelişeceğini söylemiştir. Zirve'ye katılan diğer liderler de D-8'in önemine işaret ederek gelişmiş ülkeler seviyesine çıkmak için daha fazla işbirliği ve samimiyetin üzerinde durmuşlardır.

Örgütün daimi organları şunlardır:

Zirve: Devlet ve Hükümet başkanlarından oluşan zirve D-8'in en üst organıdır. Her iki yılda bir dönüşümlü olarak üye ülkelerin birinde toplanmaktadır. Her zirve toplantısında örgütün başkanlığı alfabetik sırayla müteakip ülkeye geçmektedir. İlk dönem başkanlığını örgütün kuruluşuna öncülük etmesi sebebiyle Türkiye üstlenmiştir. Şu ana kadar altı zirve toplantısı gerçekleştirilmiştir.

1. Zirve:

15 Haziran 1997, İstanbul, Türkiye

2. Zirve:

2 Mart 1999, Dakka, Bangladeş

3. Zirve:

25 Şubat 2001, Kahire, Mısır

4. Zirve:

14 Şubat 2004, Tahran, İran

5. Zirve:

13 Mayıs 2006, Bali, Endonezya

6. Zirve:

8 Temmuz 2008, Kuala Lumpur, Malezya

Konsey: D-8'in siyasi karar organı olan Konsey üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarından oluşur. Yılda bir kez toplanan Konsey, Zirve'nin siyasi direktif ve tavsiyelerine göre görev yapar. Komisyon tarafından kendisine sunulan çalışma raporları görüşür ve çalışmalarıyla ilgili yıllık raporunu Zirve'ye sunar. Zirve'nin yapılacağı yıllarda Konsey toplantıları Zirve'den hemen önce yapılır ve Zirve hazırlıkları gözden geçirilir. Bugüne kadar Konsey onbir toplantı gerçekleştirmiştir. Bundan sonraki Konsey toplantısı Ağustos ayı içinde üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarının katılımıyla Kuala Lumpur'da yapılacaktır.

Komisyon: D-8'in yürütme organı olan Komisyon hükümetlerin tayin ettiği yüksek dereceli Dışişleri mensuplarından oluşur ve yılda iki kez toplanır. Ülkemizi Komisyon'da, Ekonomik İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı temsil etmektedir. Komisyon teknik düzeyde yapılan toplantı çalışmalarını (seminer, uzaman toplantısı teknik eğitim programları vs) gözden geçirilir. Zirve ve Konsey'in aldığı kararların uygulanmasını sağlar ve bu faaliyetler hakkında her Konsey toplantısına rapor verir. Konsey ve Komisyon toplantıları dönem başkanlığını yürüten ülkede yapılır. Komisyon bugüne kadar yirmi altı toplantı gerçekleştirmiştir.

Sekretarya: D-8'in faaliyetlerinde üye ülkeler arasında gerekli koordinasyonun sağlanabilmesini amacıyla İstanbul'da D-8 İcra Direktörlüğü Ofisi kurulmuş ve Türkiye tarafından İcra Direktörlüğüne atanan  Büyükelçi  Ayhan  Kamel, 1997  yılı  Ağustos  ayında görevine başlamıştır. Bali Zirvesinde alınan karar gereği Genel Sekreterliğin kurulmasından sonra yaklaşık on yıldır İcra Direktörlüğünü sürdüren Ayhan Kamel'in bu görevi sona ermiştir. Mayıs 2006'da Endonezya'nın Bali Adası'nda gerçekleşen zirvede Genel Sekreterlik kurulması kararlaştırılmıştır. Buna göre Genel Sekreter dönem başkanı olan ülkeden olacağı, ancak D-8'in sekretarya merkezinin yine eskisi gibi İstanbul'da kalacağı kaydedilmiştir. Örgütün genel sekreterliğini Endonezya'nın atadığı Dr. Dipo Alam yürütmektedir.

Uluslararası bazı örgütler

ARAP BİRLİĞİ

Mısır Başbakanı Nahas Paşa'nın çağrısıyla 25 Eylül 1944 yılında Mısır'ın İskenderiye kentinde bir araya gelen Mısır, Irak, Ürdün, Suudi Arabistan, Suriye, Lübnan ve Yemen temsilcileri tarafından imzalanan protokolle Arap Birliği süreci başlatılmıştır. Bağımsızlıklarını yeni kazanmış olan Arap ülkelerinin hürriyet ve egemenliklerini korumak, siyasal, ekonomik, sosyal ve askeri alanlarda güçlerini birleştirmek amacıyla kurulan örgüte İngiltere kendi nüfuz alanlarında olan Arap devletlerini daha kolay kontrol altında tutabilmek için destek vermiştir. Kuruluşunda üye sayısı yedi olan Arap Birliğine daha sonra bağımsızlıklarını kazanan Libya, Sudan, Fas, Tunus, Kuveyt, Cezayir, Güney Yemen, Bahreyn, Umman, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Moritanya, Somali, Cibuti, Komorolar ve Filistin'i temsilen Filistin Kurtuluş Örgütü katılmıştır. Arap Birliği Araplar arasında birlik ve dayanışmaya yönelik faaliyetler yapmış olmakla beraber üye devletler arasında mevcut siyasi, ekonomik ve askeri çatışma ve rekabetler sebebiyle arzulanan etkinliği gösterebilmekten uzak kalmıştır. Tüm üyelerin ortak düşmanı olan İsrail'e karşı bile çoğu zaman ortak hareket edilememiş, İsrail'in yayılmacı politikalarına ve zulümlerine karşı kayda değer stratejiler üretilememiştir. Etnik yapı temel alarak kurulan, İslam Dünyasını tamamıyla kapsama alanına almayan ve kendi bölgesindeki sorunlara dahi çözüm üretemeyen örgüt bu haliyle dünya sistemi içerinde etkin bir güç olmaktan uzaktır.

D-8 ülkeleri

TÜRKİYE VE İRAN...

Türkiye sahip olduğu derin tarihi birikimin yanında dünyaya yön veren uygarlıkların doğup geliştiği coğrafyanın tam ortasında, dünyanın en stratejik coğrafyasında bulunmaktadır. Bu konumu bölgesel küresel düzeyde inisiyatif alma yükümlülüğünü vermektedir. D-8 de bu yükümlülüğün ortaya çıkardığı bir oluşumudur. Ancak D-8'in Türkiye açısından en önemli zaafı hükümetlerin bu oluşuma yaklaşımları olmuştur. İç siyasi çekişmelerden etkilenen D-8 özellikle 2006 Bali Zirvesine kadar yerinde saymıştır. Bali Zirvesinde umut verici adımlar atılmasına rağmen beklentiler boşa çıkmış örgüte gereken ivme verilememiştir. Başbakan Erdoğan'ın Bali Zirvesinde D-8'i toplantı yapılıp dağılan bir örgütten öteye taşıyıp aktifleştireceklerini söylemesine rağmen, şuana kadar Türkiye örgüte işlerlik kazandıracak önemli bir adım atmamıştır. Türkiye'nin hem kurucu üye olması hem de genel sekreterliğin İstanbul'da olması D-8 içinde gerekli siyasi iradeyi koyup daha aktif bir rol üstlenmesini gerekli kılmaktadır. D-8'in kurulmasında inisiyatif gücünü kullanan Türkiye, örgüte işlerlik kazandırarak uluslararası ekonomi-politik etkinliğini arttıran bir araç haline getirmelidir. Türkiye ile beraber Ortadoğu siyasetinin en önemli aktörlerinden İran, bölgedeki etkisinin yanında küresel düzeyde de etkisini arttırmaya başladı. Türkiye'nin yıllardır ciddi bir sıkıntı yaşamadığı komşusu olan İran, Türkiye gibi sahip olduğu kadim tarihi, kültürel birikimiyle bölge açısından stratejik öneme haiz bir ülkedir. İran'ın hakim uluslararası sisteme karşıtlığı pek çok konuda çevrelenmesine ve yalnız bırakılmasına yol açmıştır.  Özellikle ABD'nin uluslararası alanda dışlama çabalarına karşın İran, diğer bölgesel ve küresel aktörlerle ilişkisini geliştirerek bu sınırlandırma ve çevrelemeden mümkün olduğunca kurtulamaya çalışmaktadır.

(Devam edecek)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 23.06.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: d8, erbakan, müslüman, ekonomi, dolar, sömürü, abd, ab, avrupa, ihracat, pakistan, bangladeş, mısır, nijerya, malezya, endonezya, iran, ümraniye, üsküdar,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Harun Aladağlı

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Türkiye’nin öncü rolü
    2. D-8'in potansiyeli...
    3. D-8’in kuruluş çalışmaları
    4. Küresel bir işbirliği: D-8
    1. D-8’in kuruluş çalışmaları
    2. Küresel bir işbirliği: D-8
    3. Türkiye’nin öncü rolü
    4. D-8'in potansiyeli...
    1. Küresel bir işbirliği: D-8
    2. D-8’in kuruluş çalışmaları
    3. D-8'in potansiyeli...
    4. Türkiye’nin öncü rolü
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek