milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

Cumhuriyetin düşmanları !

26 MAYIS 2011
PER 03:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Gazeteci-anchorman Mehmet  Ali Birand'ın sözleri hala tartışılıyor. Tartışılmalı da.

Ne diyordu? Şunu: "Atatürk'ün kurduğu ve askere emanet ettiği, Laik Türkiye cumhuriyeti'nin yıllar boyunca iki düşmanı oldu. Ticaniler ve Kürtler.

"İrtica, en çok konuşulan en fazla üstüne gidilen düşman idi. Gazetelerde hep sakallı adamların resmi çıkar ve 'iki Ticani daha yakalandı', haberleri okunurdu. Siyah çarşaflı kadınlar, 'karafatma' diye adlandırılırdı. 'Mümin'-'Dindar' kişilerle, 'Dinciler' arasında bir fark gözetilmezdi. Bu kesim, bizlerin kurduğu sistemin en büyük düşmanı olarak görülürdü. Aramıza girmelerine tahammülümüz yoktu. Hiçbir şekilde onları anlamaya çalışmadık." (Posta)

Biz yıllardır bunu zaten yazıyoruz. Ama ipleyen yoktu. "Merdi Kıpti şecaat arzederken sirkatini söyler" hesabı... Mehmet Ali Birand itiraf edince kıymete biniyor demek.

Cumhuriyetin kuruluşundan beridir "dindarlara" yapılan baskı ve zulümün haddi hesabı yok.

İki örnek sunmak istiyorum. İskilipli Atıf Hoca ve Bediüzzaman Said Nursi hazretleri.

İskilipli Atıf Hoca Cumhuriyet dönemi öncesi yazdığı eserden dolayı sehpaya gönderilmişti.

Hatta tutuklu olduğu dönem, bir arkadaşı ziyaretine gelerek "Sonunu nasıl görüyorsun?" diyerek sorar. Atıf hoca gayet emin, "Cürüm bulunmadı ki, ceza verilsin. Tabii beratımı umuyorum" der.

Tek kişilik hücreden çıkarılıp 8. koğuşa nakledilişini de buna bağlıyordu Atıf Hoca. Ümitliydi gerçekten.

Bolu'lu Nizamettin Saraç bey anlatıyor:

"Zannedersem, 1926 veya 27 seneleriydi.O sıralarda vazifem icabı Ankara'da bulunuyordum. Genç olmama rağmen İstiklal Mahkemelerini takip için verilen vesikalardan birini elde etmiştim. Bununla imkan buldukça celseleri (duruşmaları) takip ediyordum. Bir tesadüf eseri olarak Atıf Hoca'nın mahkemesinde de bulundum. Muhakemeyi reis sıfatıyla Kel Ali adıyla maruf Ali Çetinkaya yürütüyordu. Büyük bir hışımla hocaya dönerek, 'Sen şapka aleyhinde bulunmuşsun!' dedi.

"Hoca sakin ve vakur bir tavırla: 'Evet efendim. Şapka kanunu çıkmadan iki gün önce, şapkanın bir Müslüman kisvesi olmadığına dair bir risale yazmıştım' dedi. Kel Ali, 'Şimdi ne yapıyorsun?' diye sordu. Hoca, 'Kanunlara itaat ediyorum' cevabını verdi. Bunun üzerine Kel Ali hiddetle bağırarak: 'Sen bilmiyor musun ki şapka da bezdir, fes de bezdir' deyince hoca sükunetle: 'Evet biliyorum. Ancak hey'et-i hakimin arkasındaki bayrak da bezdir, lütfen o bezi kaldırınız da yerine bir İngiliz bayrağı asınız' karşılığını verdi. Kel Ali hiddetlenmişti. 'Ne diyorsun?' diye bağırdı. Hoca: 'Şapka bir alamettir, adet ile alamet arasındaki farkı düşünerek o risaleyi yazmıştım.' Dedi. Bunun üzerine celse tatil olundu ve savunmasını yapmak için mahkeme bir gün sonrasına ertelendi."

Hatırladınız. Bu sahneyi usta yönetmen Mesut Uçakan "Kelebekler Sonsuza Uçar" filmiyle izleyenlere aktarmıştı. Filmin unutulmaz repliği idi bu sözler... Böylelikle hafızalara kazındı.

Atıf Hoca müdafaasını bizzat okumuş. Ama karar kaçınılmazdı. İdam edildi.

Atıf Hocanın yakın arkadaşı Tahir Mevlevi o günleri şöyle anlatır:

"Birdenbire gözüme ilişen bir manzara, beni olduğum yeri mıhladı. Evet, eski Meclis önündeki meydanın ortasına iki tane sehpa dikilmiş, onların arasına da beyazlar giydirilmiş iki vücut çekilmişti. Yüzleri diğer tarafa müteveccih olan bu cesetlerden birinin Atıf efendi olduğu, boyunun uzunluğundan ve hâlâ görünen metin vaziyetinden anlaşılıyor, o ref'i (yüksek) vaziyetiyle merhum hayatındaki halinden yüksek görünüyordu. Bilaihtiyar gözlerimden yaşlar akarken, dudaklarımdan da 'Uluvvün fi'l hayati ve fi'l memat. Le-hakkun ente ikdü'l mucizat' (Sen hayatta da, ölümünde de yücesin. Gerçekten sen mucizelerden birisin) beyti döküldü."

Bediüzzaman Hazretlerinin talebelerinden Mustafa Sungur yıllar sonra anlatıyor: "Büyük Doğu"da neşredilen, İskilipli Atıf Hoca'nın başına gelenleri anlatan yazıyı Üstad'a okuyordum. Bir ara baktım, Üstad gözlerini siliyordu."

Evet, Cumhuriyet dönemi mağdurlarından biri de "hakiki Cumhuriyetçi" olan Bediüzzaman Hazretleri'ydi. Bediüzaman Hazretleri kendisinin "dindar bir Cumhuriyetçi" olduğunu Eskişehir Mahkemesinde ifade etmiştir.

"Hulefa-i Raşidin; hem halife, hem reisicumhur idiler. Sıddik-i Ekber (r.a.) Aşere-i Mübeşşere'ye ve Sahabe-i Kiram'a elbette reisiscumhur hükmünde idi. Fakat, manasız isim ve resim değil, belki hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şer'iyeyi taşıyan mana-yı dindar cumhuriyetin reisleri idiler" diyerek sistem olarak Cumhuriyet'i "manasız isim ve resimden iberet olmamak" (Şualar, s. 317) kaydıyla savunmuştur.

Bediüzzaman Cumhuriyet adı altında baskılara, keyfiliklere ve dinsizliklere hayatı boyunca sürekli biçimde şahit olduğundan mevcut uygulamayı Denizli Mahkemesi'nde eleştirerek, dönemin reislerine, "Sizi iğfal eden ve adliyeyi şaşırtan ve hükumeti bizimle vatana ve millete zararlı bir surette meşgul eyleyen muarızlarımız olan zındıklar ve münafıklar, istibdat-ı mutlaka 'cumhuriyet' namı vermekle, irtidad-ı mutlakı rejim altına almakla, sefahet-i mutlaka 'medeniyet' ismi vermekle, cebr-i keyfi-i küfriye 'kanun' ismini takmakla hem sizi iğfal, hem hükumeti işgal, hem bizi perişan ederek, hakimiyet-i İslamiyeye ve millete ve vatana ecnebi hesabına darbeler vuruyorlar" (Şualar, s.256) demiştir.

Ama mevcut sistem Bediüzzaman Said Nursi'yi de öğütmeye çalışmış, başaramamıştır. Bediüzzaman maddi ve manevi işkenceye tahammül göstermişti.. Suçsuz yere hapse atılması bir yana, zehirlemişlerdi. Soğuk ve tek kişilik hücrede buz gibi odada adeta ölsün diye beklediler. Allah'ın inayetiyle bu gerçekleşmedi. Ancak hapishaneler medrese-i Yusufiyeye tebdil olundu. Şer hayra döndü. Metanet ve sabırla bu ülkenin inşasına hapishanede de olsa, devam etti. Mehkeme heyeti, Bediüzzaman'ı idamla yargılamasına rağmen, hep beraatını netice verdi.

Devlet zulmetti, gazeteler alkışladı. Dönemin kudretli gazetesi Cumhuriyet, ha bire yakalanan dindarları afişe etti. Sanki terörist yakalanmış gibi manşete taşıdı. Ama gün geçti devran döndü. Şimdi itiraflar tek tek geliyor. Çünkü sistem artık eskisi gibi değil. "Demokrasi adına, darbelerle ince ayar yaptırdık" diyen Birand gibi gazeteciler şimdilerde "günah çıkarma" telaşına girdi nedense.

Yalnız, bu itiraflardan sonra bunlar "muhafazakarlık"ta senden benden daha ileri olursa şaşırmayın! Hatta "Cumhuriyet düşmanları(!)"na bile sahip çıkacaklardır. İnanın o günler çok uzak değil.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.05.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: iskilipli atıf hoca, şapka kanunu, kitap, mezar, idam, istiklal mahkemesi,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Davut Şahin

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Faiz zaten haramdı
    2. İşgalci nasıl "yerleşimci" oldu?
    3. Spor terörizmi: Holiganizm
    4. "Başkanlık Sistemi" dedikleri
    5. Yatacak yeri olmayanlar
    6. Gündem notları
    7. İngiliz emperyal gücün simgesi: James Bond!
    8. Psikolojik harekatın en güçlü silahı
    9. İntikam soğuk yenen bir yemektir
    10. 28 Şubat'ın son savunucusu: Ertuğrul Özkök
    1. Dindar nesil, ama nasıl?
    2. Psikolojik savaş eğitimi alan 7 gazeteci kim?
    3. Time kapağının şifreleri
    4. Spartacus'un ölümü
    5. Bismillah
    6. Sirkeci Garı'nda "Hür tefekkürün kaleleri"
    7. Sessiz gemi
    8. Kanuni ve torunları
    9. Yahudilerin propaganda silahı: SİNEMA
    10. Özel hayatlar
    1. Hayat bir eğlenceden mi ibaret?
    2. Yemin mi, ant mı?
    3. Canavar evlatlar
    4. Dile kolay, 40 yıl!
    5. Bismillah
    6. Güzellik ve ucube kavramları
    7. Kanuni ve torunları
    8. Danıştay'ın refleksi
    9. Yahudilerin propaganda silahı: SİNEMA
    10. Domino taşları İsrail’i de devirecek mi?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek