Değerli okurum Murat Kaya haber verdi. Özgün Duruş gazetesinden Rüstem Budak ilginç bir araştırmaya imza atmış. Ben özetliyorum:
Yıl 25 kasım 1925. Şapka Kanunu çıkarılır. Dini kıyafet yasaklanır. Millet tepkilidir. Erzurum'da vilayet binası önünde eylem yapılır. Halk Jandarma zoruyla dağıtılır. Ardından sıkıyönetim ilan edilir ve Erzurum İstiklal Mahkemesi kurulur.
Mahkeme 33 Erzurumluyu idam eder!
Tarih 30 Temmuz 1943: Van'ın Özalp İlçesinde bir grup insan gece yarısı sınırda kurşuna dizilir. Bahanesi; sınır kaçakçılığı yaptıkları ve kargaşa çıkardıklarıdır. Soruşturma açılır. Orgeneral Mustafa Muğlalı suçlu bulunur. İdam cezasıyla yargılanır, 20 yıl hapse mahkum edilir. 1951 yılında cezaevinde ölür. 2004 yılında olayın yaşandığı ilçedeki askeri kışlaya Mustafa Muğlalı adı verilir.
Peki sınırda kurşuna dizilenlerin sayısı kaçtır? 33!
Yıl 24 Mayıs 1993. Bingöl-Elazığ karayolu. Acemi eğitimlerini tamamlamış askerler, asıl birliklerine gitmek için otobüslere bindirilir. Bingöl'de yolları kesilir. Otobüslerdeki asker sayısı 90'dır.
İçlerinden 33'ü şehit edilir!
Yıl 2 Temmuz 1993. Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından Pir Sultan Abdal Şenlikleri düzenlenmiştir. Şenliğe katılmak üzere Sivas'a gelen konuklar ve sanatçılar Madımak Oteli'ne yerleşir. Otel karanlık eller tarafından ateşe verilir.
Çıkan yangında ölen konuk sayısı 33'tür!
Yıl 5 Temmuz 1993. Madımak katliamından sadece 3 gün sonra, Erzincan'ın Başbağlar köyü teröristlerce basılır. Camide namaz kılmakta olan köylüler taranır, evler ateşe verilir. Ölenlerin sayısı yine 33'tür.
Bütün bunlar Türkiye'nin tarihinde derin izler bırakmış olaylar. Hep 33.
Peki bu sadece ilginç bir tesadüf mü?
Yoksa toplumu dizayn etmek isteyenlerin şifresi mi?
Bir büyüğüm şöyle demişti: "Hayatı iki türlü yaşarsın. Ya her şeyin tesadüf olduğuna inanırsın, ya da hiçbir şeyin tesadüf olmadığına..."
13 numaralı koltuk
"THY'nin ilginç Hurafesi" başlıklı yazımız yoğun bir mail aldı. İşte en ilginç üç tanesi:
İlk mail THY'de çalışan bir mühendisten. Başına bir iş gelmesin diye ismini vermiyorum:
"Mustafa Bey, bugünkü yazınızda THY uçaklarındaki koltuklarda neden 13 numara yok demişsiniz? Sebebi uçak üreticisi AIRBUS'ın imal ettiği uçaklara bu numarayı vermiyor olmalarındandır. BOEING uçaklarındaki durumu bilmediğimden o konuda bilgi veremeyeceğim."
Yani milyarlarca dolar verip aldığımız uçakların koltuk numarasında bile sözümüz geçmiyor... İşte dışa bağımlılık dediğimiz tam da bu.
Diğer mail Nevzat Laleli Hoca'dan:
"Değerli kardeşim Mustafa; 'THY'nin ilginç hurafesi' başlıklı yazınızda, THY'nın niçin Avrupalılar gibi 13 rakamını uğursuz sayarak kullanmadığını soruyorsunuz.
Konu ile ilgili yazdığınız sebepler de olabilir ama bunlar daha küçük sebeplerdir. Asıl sebep 1453 tarihidir. İstanbul'un fethedildiği 1453'ün sayısal değerlerini topladığınızda karşınıza 13 rakamı çıkar. Avrupa bu yüzden 13 rakamını uğursuz sayar. THY' da, bilmeden Avrupalıların bu büyük ağıdına katılmaktadır."
Hocam, O zaman inadına 13 diyoruz!
Üçüncü mail A. İnan'dan:
"İki gün önce THY'nin yan kuruluşu Anadolu Jet ile Ankara'dan, İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı'na uçtum. Koltuk numaralarına baktım. 13 Numaralı koltuk vardı. Ama garip olan şu ki sonradan eklendiği çok belliydi. Çünkü diğer koltuk numaraları metalik gri iken, bir tek 13 No'lu koltuk numarası beyazdı ve her yönüyle diğerlerinden farklıydı."
Haydi inşallah. Bakarsınız bir hayra vesile oluruz.
Biz Erzurum'da 33 kişiydik
Kar Palandöken'in börkü Bundan gayrısını giymedik
Giymeyeceğiz dedik
Ve bu söz üzre başımızı göğe, sakalımızı yere
Boynumuzu ipe verdik
Biz Erzurum'da 33 kişiydik. (Arif Ay)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




