Padişahlarımız tahta çıkarken ilk yapılan merasim cülus merasimidir. Cülus merasimi Eyüp Sultan Camii'nin çıkışında başlayan cülus yolundan başlamaktaydı. Bu yol Türk ve dünya tarihinin en önemli yolu... Padişahlar, Topkapı Sarayı'ndan saltanat kayığı ile Eyüp Sultan'da "imam iskelesi" adı verilen iskeleye gelirler, Osmanlı devletimizin seçkinleri, dualarla, salavatlarla, zikirlerle tespihatlarla Eba Eyyüp El Ensari Hazretlerinin makamını ziyaret ederler. Nakibul Eşraf nezaretinde Peygamber Efendimizin (sav) mübarek kılıcını kuşanırlar. Cülus yolundan geri dönüp, şu an aşevinin önündeki binek taşından atına binip, Hırka-ı Şerif Camii'ne gider, oradan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin türbesine, daha sonra Yavuz Sultan Selim Han'ın türbesini ziyaret edip Bismillah diyerek göreve başlar.
Eyüp Belediyesi internet sitesinde Cülus Yolu hakkında şu kayda rastlıyoruz: Cülus Yolu, Fatih Sultan Mehmet'ten Vahdettin'e kadar Osmanlı padişahlarının tahta çıktıklarında kılıç kuşanıp ata bindikleri, cülus törenlerinin yapıldığı, padişahın hükümranlığını sembolize eden tarihi bir yoldur. Geleneğe göre Sultan kayık ile Eyüp'e gelir, vezirler ve devlet adamları yolun başında kendisini selamlar. Sultan'ın bir işareti üzerine Şeyhülislam gelip beline dört halifeye ait kılıçlardan birini kuşatır ve Allah'ın yardımıyla din ve devlet düşmanları üzerine muzaffer olması için dua ederdi.
Tekraren söylüyorum, bu yol Türk ve dünya tarihinin en önemli yoludur. Cülus Yolu, bilmeyenler için belki bir anlam ifade etmeyebilir ama bilinçli aydınlar için bu yolun anlamı asla küçümsenemez. Bu sene Eyüp Sultan Belediyesi iftar çadırını bu yol üzerinde kurmayı planlıyor ki; bana göre bu çok ciddi bir hata olur. Burada iftar çadırı kurmayı iki cepheden ele alabiliriz. Birinci cephe maddi cephedir ki; burası tarihi bir mekân olmak üzere, buradaki türbeler, taşlar ve tarihi doku çadır kurup kaldırana kadar yıpranacak, kirlenecektir. Yemek sırasında kirlenme az çok bu taşlara sinecektir. Bu taşları deterjanla temizlersek bile izleri kalacaktır. İkinci cephe, manevi cephedir ki bu çok ciddi bir meseledir. Bu yok İslam'ın iktidar yoludur, padişahlarımız meşruiyetini bu yol üzerinde yapılan merasimden almaktadırlar. Böylesine önemli bir yol üzerinde yapacağımız her çalışmayı dikkatle yeniden ve tekrar tekrar düşünmek zorundayız.
Ramazanda iftar vermek için düşünülebilecek en son yer cülus yoludur.
Burada iftar vermek yerine kültür sanat faaliyetleri pekala yapılabilir. Mesela yol boyunca hat, ebru, tezhip, minyatür, resim gibi klasik sanat sergisi açılabilir. İSMEK'te bu iş için kullanabileceğimiz oldukça kaliteli malzeme vardır. İSMEK'le birlikte Eyüp Sultan Belediyesi burada çok güzel bir organizasyona imza atabilir. İSMEK'in sergilerini takip ediyorum, çok güzel sanat eserleri çıkarıyorlar ve bu eserler Ramazan boyunca burada değerlendirilebilir. Ramazan sadece iftar ve sahurdan ibaret değildir, aynı zamanda bir kültürel ve dini mirasa sahip çıkmaktır. Belediye başkanımızın önünde çok güzel bir fırsat durmaktadır. Umarım bu fırsatı yeterince değerlendirir.
Hiçbir şey yapamıyorsak bile, yolun iki kenarını çiçeklerle süsleyip Eyüp Sultan'ı ziyarete gelen insanlara açabiliriz. Bu yolda yapılacak her olumsuz şey padişahlarımızın muazzez hatırasına saygısızlık olacaktır. Bana soracak olursanız, Cülus Yolu'nda iftar çadırı kurmak, meclisin veya beş yıldızlı bir otelin tavanına çiğ köfte fırlatmak gibidir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




