milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

Çocuklardan çoğu terbiyeden noksan yetişmektedir...

04 EYLÜL 2011
PAZ 00:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Efendim! Geleceğimizin ümidi olan çocuklardan hemen ekserisinin terbiyeden noksan yetişmektedir. Çoğu Facebook, televizyon, internet denilen garabetle vakitlerini heba ve israf etmektedir. Ahlakı ifsaddan başka bir işe yaramayan bu uğraşların hiç bir faydası olmayan şeylerle çocuklarımızın vaktini geçirmesi gerçekten çok düşündürücü ve üzüntü verici eylemlerdir. İnsan bunları gördükçe neredeyse ağlayası geliyor!

Oysa çocukların bu dönemleri onların en taze, en nazik, en mes'ud, en müstaid zamanlarıdır...

Valideleri, pederleri ve öğretmenleri çocukları terbiyenin nasıl olacağını ve hiç olmazsa terbiyenin ne demek olduğunu bilmeli ve ona göre çocukları terbiye etmelidir. Bu babdan olmak üzere çocuklarımıza ilk ders olarak kanaatin ne olduğu anlatılıp, öğretilmelidir.

Kanaat

Kanaat, kaderimizin iktizası, bulunduğumuz hal ve derecenin kadir ve kıymetini bilip, ona hamd ve şükür etmek demektir. Zira insan kendinde olan kudretsizliği bilir ise, Allah Teâlâ hazretlerinin az ve çok kendine ihsan buyurduğu her bir şeyin kadrini, derecesini düşünüp, şükür etmekte bir dakika ihmal eylemez; işte böyle adam, gerçek kanaat sahibi bir adamdır. Hâsılı kanaati olan kimse, kendi kudretsizliğini anladığı gibi aynı zamanda Allahü Teâlâ hazretlerinin büyüklüğünü anlar.

Kanaatsizlik hırs ve emelin çokluğundandır, yani "benim itibarım niçin herkesten büyük değildir." yahut "halk bana ne sebepten ziyade riayet ve hürmet etmiyorlar." veyahut "neden başkalarından benim rütbem aşağıdır." diye birtakım nefsanî ve şeytani ve beyhude fikirlerdendir. Bu ise pek kötü bir haldir. İşte daima tok gözlü olup da, halimize ve varımıza hamd etmeye gayret eder isek, bu fena huyu tez elden terk edebilmiş oluruz.

İyi düşünmeliyiz ki, bizlerin zerre kadar değerimiz ve hiçbir güne hakkımız olmadığı halde, Hak Teâlâ hazretlerinin ancak sonsuz merhametinden dolayı, nail olduğumuz ihsan ve inayet ve nimetlerin had ve hesabı yoktur. Bu cihetle, üzerimize vacib olan şükür ve hamdı tekrar etmeliyiz ve her yüzden yana kanaat sahibi olmalıyız.

Kanaat eden adam, daima ziyafethanelerde ve her zaman zevk ve safa içinde imiş gibi ömür sürer; çünkü bir adam kanaat yolunu tuttu mu, artık hiçbir emeli olamaz ki, "şöyle olamadım, şunu alamadım, bunu yapamadım." gibi birtakım düşünmeler ve ümitlerle ömrünü bir rahatsızlıkla boş yere geçirsin. İşte bir adamda böyle emeller olmadığı halde, bundan rahat dünyada daha nasıl yaşanabilir? Lakin bu nimeti herkes ister de % 99 kişi nail olamaz; şunun için ki, insanın fıtratında yani yaratılışında birtakım tabii haller vardır ki, insana hemen başında musallat olur; o haller ise hırs, tamah, haset, ümit, emel gibi değersiz ve beyhude tabiatlardır. İşte insan bunlardan yakasını kurtaramaz ki, kanaat yolunu tutsun, akıllı davranıp da kurtarabilen olursa, o da ancak % 1 adamdır. Velhasıl kanaate nail olan, dünyada ömrünü rahat geçirmek hasiyetine malik olmuş olur.

Dünyada bir lezzet varsa o da kanaattedir; layıkıyla düşünülsün, bir adam nail olduğu Cenab-ı Hakk'ın ihsan ve nimetini az çok demeyip şükür eder ve hiçbir şeyin ilerisini emel etmez ise, o adam asıl büyük bir rahat ve lezzet ve emniyet içinde bulunur. Bundan başka kanaat ehli olan kimsede bir selamet daha vardır ki, herkes ile hoş geçinmeye, tatlı konuşmaya, gayret edip, âlim dahi kendisinden razı olur ve hakkında daima riayet ve hürmet ederler; Ne selamet! Ne saadet! Hâsılı Cenab-ı Hakk'ın selameti kanaat edenlere mahsustur dense pek doğrudur.

Kanaat etmemekten gelecek fenalıklar pek çok olup, bunların başlıcası haseddir; hased ise şu çaresi bulunmayan bir illettir ki, bu illete müptela olan adama, deva ve ilaç, etleri eriyip ve kemiklerinin kurumasıdır! Yani ölmesidir! Ölmedikten sonra kurtulamaz! Böyle olduğu surette, musibetli zamanlarımızda dahi halimize şükür etmek lazımdır. Zira bize uğrayan keder ve musibetlerin Cenab-ı Hak'tan geldiğini bilip, hayra tebdilini kendisinden istemeliyiz ve yine tevekkülü ve kanaati elden bırakmamalıyız.

İkinci dersimiz ise büyüklere yardım etmek. Bu konuyu bir hikâye ile anlatalım:

Hikâye...

Bir gün rüzgâr gayet sert esmekte iken, iki çocuk mektebe gitmekte idiler. Yolda, güç bela yürüyebilen bir ihtiyar adama rast geldiler.

Çocuklar bu adamın yanından geçerler iken, rüzgâr ihtiyarın başından fesini düşürdü ve onu da sokağın öbür başına götürdü; biçare ihtiyarın, fesini arkasından koşup tutmaya kudreti yok idi. Bu cihetle durdu ve çocuklara "oğullarım, size rica eylerim, benim fesimi tutunuz, zira korkarım ki, onu gaib ederim" dedi.

Oğlanlar seslerini çıkarmayıp durdular, fakat kahkaha ile güldüler ve fesin düşmesini seyretmeyi güzel bir eğlence saydılar. Bu sırada kezalik mektebe gitmekte olan küçük bir kız, düşen fesi görünce, hemen koşup fesi tuttu ve götürüp ihtiyara verdi. Fakat vermezden evvel güzelce tozunu sildi. İhtiyar adam küçük kıza "aferin kızım! Bir zavallı yaşlı adama iyilik ettin, Allahü Teâlâ hazretleri de seni berhudar etsin" diye dua etti.

Oradan kız ve oğlanlar mektebe giderler. Meğer müdür efendi pencerelerin birinden bunları görmüş; ders vakti mektepteki çocukların hepsine ihtiyarın fesinin düştüğünü ve oğlanların güldüklerini ve kızın fesi yerden alıp ihtiyara verdiğini tamamen söyledi ve gidip çekmecesinden bir güzel kitap çıkardı, iyilikte bulunduğu için götürüp küçük kıza verdi.

Kitabın üzerinde kızın ismi yazılı idi, altında dahi şu yazılmıştı:

"Fenalık eden harap olur,

İyilik yapan hayır bulur."

İşte küçük kız, iyilik etti iyilik buldu; oğlanlar ise, ihtiyar adama yaptıkları yolsuz ve layıksız hareketlerinden ötürü, herkesin yanında utanıp, mahcup oldular...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 04.09.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: çocuk, internet, facebook,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Akif Edip

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    2. İstanbul Camileri -1-
    3. Çocukluk ya da "alan da pişman almayan da pişman..."
    4. Çocuklara bir ders, bir hikâye ve birkaç öğüt...
    5. Çocuklara öğüt verici üç hikâye...
    6. İstanbul'un binlerce yıllık tarihi...
    7. Âkif'in tercüme ettirip dağıttırdığı eser: İslâm'a Çekilen Kılıç...
    8. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    9. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    10. Sultan Aziz'in katillerinin defterini düren zabit: Çerkes Hasan...
    1. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    2. Çocuklarımıza Sevgili Peygamberimizi Nasıl Anlatmalıyız?
    3. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'unun hikâyesi...
    4. Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi'den aşk dersleri...
    5. Erzurumlu Yeşilzâde Mehmed Salih Efendi'nin biyografisi...
    6. Sultan Hamid'in büyük kabahati; farmasonlar, irtica...
    7. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    8. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    9. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    10. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    1. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    2. Millî Şair Mehmed Âkif'in hayatı -1-
    3. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    4. İmam Hâdimî'nin cigara fetvası ve cennet güllerini devşirmek...
    5. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    6. Feylesof Rıza Tevfik Bey'in hastanede altı hatim indirmesi...
    7. Şimdi öksüz ve yetim kalmanın iri, ağır hüznünü yaşıyoruz...
    8. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    9. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    10. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek