milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

Çocuklara kardeş, külah ve tavşan hikâyeleri...

03 EKİM 2011
PZT 00:25

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bugünkü yazımı çocuklara ayırıp, onlara üç hikâye anlatacağım. Onlar da bu hikâyeleri okuyup, öğrensinler ve derslerine çok çalışıp başarılı olsunlar.

Ha unutmadan, anlatacağım hikâyeler yalnızca küçük çocukları değil, 35- 40 yaşındaki büyük çocukları da kapsıyor.

Tabii anlatacağım bu hikâyeler 1870'li yıllarda yayınlanan Osmanlıca çocuk dergilerinden alınmış. Dolayısıyla nerdeyse hepsi 130-140 yıllık hikâyeler. Öyleyse sözü uzatmadan sizi hikâyelerle baş başa bırakalım:

Birbirine balta vermeyen dört kardeş...

Vaktiyle 4 karındaş var idi. Bu 4 birader her gün evlerinden çıkıp, faidesiz eğlenceler ile vakitlerini geçirirlerdi. Bu çocukların büyüğü, daima elinde bir balta olarak, bayır ormanlık yerlerde öteyi beriyi kesip kazmak ile uğraşır idi. Öbür biraderleri ise her zaman kendisiyle beraber giderler ve balta ile ne işlediğine bakarlardı.

Bir gün bu çocukların biri, büyük ağabeysine "aziz karındaşım, biraz baltayı bana ver şurada bir şey keseceğim" dedi. Lakin karındaşı baltayı kendisine vermedi. Aradan birkaç gün geçtikten sonra, yine bu çocuk baltayı tekrar talep eyledi ise de, alamadı. Bir zaman sonra baltayı en küçükleri istedi; buna dahi sert bir çehre ile vermeyeceğini anlattı. Nihayet çocukların, baltayı her gün talep etseler, alamayacaklarına akılları erdi.

Bunun üzerine her biri para katıp birer balta aldılar. Bir de bir gün, büyük biraderleri deniz kenarında odun yarmakta iken, her nasılsa baltasını denize düşürüp kaybetti. İşi yarım kaldığı cihetle, koşarak karındaşlarının birine gidip "aman birader! Baltamı kayıp eyledim. Bununla beraber işimi de bitiremedim. Rica ederim baltanızı biraz bana veriniz de, şu işimi tamamlayıp, bitireyim" dedi. Bunun üzerine karındaşı "geçende sen baltanı bana vermedi idin, şimdi de ben sana baltayı vermem" diye cevap verdi. Bunun üzerine kalkıp öteki biraderine gidip baltayı istedi. O da aynı şeyleri söyledi. Sonra üçüncü biraderi olan en küçük biraderinden yardım istedi. Bu biraderi "her ne kadar sen baltayı bana vermedi isen de, ben senden âlicenap olduğumdan işte baltayı sana veriyorum. Hem de rica ederim kendi baltan gibi kullan" deyip baltayı verdi. En küçük karındaşının bu cömertliği çocuğun kalbine ziyadesiyle tesir ettiğinden, gözleri dolu olarak "lütfunuz pek büyüktür. Fakat benim etmiş olduğum insaniyetsizliği af ederek, şu ettiğiniz âlicenaplık daha büyüktür. Bu halde sahihan benim biraderim imişsin" dedi. Biraderi dahi "hepimiz bir pederin evladı değil miyiz? Cümlemiz bir kandan vücuda gelmedik mi?" diye cevap verdi.

Bunların bu hallerini Allah'ın emirlerini yerine getirip, haramlarından kaçınan bir insan olan babaları duyunca, hepsine hitaben "büyük karındaşınız insaniyetsizlik eyledi, lakin pişman oldu. Onun küçüğü dahi insaniyetsizlik etti, çünkü cahillik etti. Daha küçüğünüz de yine insaniyetsizlik etti. En küçüğünüzün gönlü ise, hakikaten sultan imiş. Zira fenalık edene âlicenaplık eyledi" dedi.

İşte bu çocuklar pederlerinin şu sözlerinden dersler çıkarıp, daima biri birine yardım ve iyilik ederek büyüdüler ve safa ile ömür sürdüler.

Maymunların külahlarını çaldığı adamın hikâyesi...

Adamın birinin satılmak üzere yanında bir hayli kırmızı külah var idi. Bunları satmak için şehre giderken, bir ormandan geçmeye mecbur oldu. Vakit öğle olduğundan, güneşin beynine doğru vurduğu cihetle, güneşin hararetinden kendisini korumak istedi. Bu sebeple büyük bir ağacın altına gidip oturdu. Bohçasından bir tane külah alarak, başına giydikten sonra uykuya daldı. Biraz sonra uyanınca, bohçasında bir tane külah bulamayınca, çok şaşırdı. Ve ağaçların sık dallarında, bu zamana kadar duymamış olduğu acayip ses ve şamatalar işitince, ağaclara doğru başını kaldırıp baktı. Biçare satıcı ne görsün. Ağaçların üzerinde başlarına birer külah giymiş, pek çok maymun var. Satıcı uykuya dalmazdan evvel, kendi başına bir külah giymemiş mi idi? İşte bu maymunlar dahi bohçadan birer külah çalıp, satıcıyı taklidini etmişlerdir.

Zavallı satıcı külahları bıraksınlar diye, bağırmış çağırmış ise de, maymunlar dudaklarını açıp dişlerini göstermekte ve gözlerini açıp kapayarak, yüzlerini buruşturmakta devam eylemişler. Satıcı bunların hallerine hiddet ettikçe, hayvanlar dahi hiddetin taklidini etmişler. Satıcı artık külahları bunlardan alabileceğinden ümidi kesip, başındaki külahı çıkararak, maymunlara hitaben "ah küçük hırsızlar! Eğer kafanızda bulunan külahları iade etmeyecek iseniz, işte bunu da alınız" diye hırsla külahı yere atar atmaz; maymunlar dahi birer birer külahları çıkarıp yere atmışlar. Satıcı külahları toplayıp, memnun bir şekilde ormandan gitmek istediği memlekete doğru yol aldığı rivayet olunur.

Kaplumbağa iletavşanın yarışı...

Bir gün bir kaplumbağa ile bir tavşan müsabaka etmek için, dağın eteğini hudut tayin ettiler. Ama tavşan kendi vücudunun hafifliğine ve hareketinin seri olmasına güvenerek, tembellik edip yolda uyudu. Lakin kaplumbağa kendi vücudunun ağır olduğunu bildiğinden, tembellik etmeyip hemen yürüdü; binaenaleyh tavşandan evvel dağa vasıl oldu. Tavşan uykudan uyanıp kaplumbağanın kendinden evvel mahal maksuda eriştiğini görünce, eyvah keşke uyumayaydım, dedi ise de, nedamet fayda vermedi.

Çocuklara tavsiye ve öğütler

İşte çocuklar siz de aklınıza, zekânıza güvenip de tembellik etmeyesiniz. Gece ve gündüz derslerinize çalışıp, daima ileri gitmek için çalışıp, gayret edesiniz. Eğer siz de tavşan gibi uyuyup kalır iseniz, arkadaşlarınız sizi geçip mükâfat kazandıklarını gördüğünüz vakit pişman olursunuz, fakat bu pişmanlığın fayda vermeyeceğini şimdiden hiç hatırınızdan çıkarmayınız.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 03.10.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: çocuk, anne, baba, kardeş,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Akif Edip

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    2. İstanbul Camileri -1-
    3. Çocukluk ya da "alan da pişman almayan da pişman..."
    4. Çocuklara bir ders, bir hikâye ve birkaç öğüt...
    5. Çocuklara öğüt verici üç hikâye...
    6. İstanbul'un binlerce yıllık tarihi...
    7. Âkif'in tercüme ettirip dağıttırdığı eser: İslâm'a Çekilen Kılıç...
    8. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    9. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    10. Sultan Aziz'in katillerinin defterini düren zabit: Çerkes Hasan...
    1. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    2. Çocuklarımıza Sevgili Peygamberimizi Nasıl Anlatmalıyız?
    3. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'unun hikâyesi...
    4. Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi'den aşk dersleri...
    5. Erzurumlu Yeşilzâde Mehmed Salih Efendi'nin biyografisi...
    6. Sultan Hamid'in büyük kabahati; farmasonlar, irtica...
    7. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    8. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    9. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    10. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    1. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    2. Millî Şair Mehmed Âkif'in hayatı -1-
    3. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    4. İmam Hâdimî'nin cigara fetvası ve cennet güllerini devşirmek...
    5. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    6. Feylesof Rıza Tevfik Bey'in hastanede altı hatim indirmesi...
    7. Şimdi öksüz ve yetim kalmanın iri, ağır hüznünü yaşıyoruz...
    8. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    9. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    10. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek