milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

Çocuklar ve yaramazlıklar II

22 TEMMUZ 2009
ÇAR 02:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

"Rafi! Niçin taş atıyorsun?"

Çocuklar ve yaramazlıkları ile ilgili bir önceki giriş yazımızdan sonra yine asr-ı saadetten hatıralar paylaşıyoruz. Anlatan henüz çocukluk çağlarında olan Rafi' İbn Amr (ra):

"Ensârın hurmalarına taş atıyordum. Beni yakaladılar ve Allah Resulü'nün (sav) yanına götürdüler. Resûlullah (sav) Efendimiz; "Rafi'! Niçin bu insanların hurmalarına taş atıyorsun?" diye sordu. "Ya Resûlullah açlık!" dedim.

"Taş atma! Yere düşeni ye!" buyurdu. "Allah seni doyursun ve susuzluğunu gidersin" diye dua etti. Hadisin Ebu Davûd'un naklettiği rivayetinde; "Başını okşadığı" ziyadesi yer alır. [1]

Atılan taşlar, tahta parçaları, sopalar meyvelerin dallarını kırar, ağaçları yaralar. Bilindiği gibi meyvelerin hepsi de bir anda olgunlaşmaz. Haliyle henüz olgunlaşmamış meyveler gıdalarını emmeye devam ettikleri için saplarından kolay ayrılmaz ve düşmezler.  Dolayısıyla atılan maddeler onları düşürmek yerine yaralar, zedeler. Bu davranış ağaca, meyveye, ağaç sahibine, hatta bahçeye zarar verir. Çünkü atılan taşlar, tahta veya sopalar düşerken bahçede bulunan diğer ağaçlara, meyvelere, sebzelere çarpabilir. Yakınlarda bulunan başkalarına zarar verebilir. Bunlar hiç de zayıf ihtimaller değildir. Kısaca ağaç taşlamanın, köteklemenin birçok zararı vardır. Bahçe sahibinin böyle bir davranışa rıza göstermemesi de doğru olandır. Ağaçtan düşen meyvelere gelince; bu meyveler yerde bir süre kalınca ya çürümeye başlayacak, ya da hayvanlar, karıncalar, böcekler tarafından yenecek, zedelenecektir. Dolayısıyla ihtiyaç sahibinin bunları alıp yemesi, hem kendi ihtiyacının karşılanmasını sağlayacak, hem de buna rıza gösteren ve bahçe sahibine dua ve ecir kazandıracaktır.

Bahçesine zarar verilmeyeceğini, ecir alacağını bilen bir insan da, gönül huzuru duyacak, düşen meyvelerinden yenilmesinden rahatsız olmayacak, bunu hoş karşılayacaktır. Olması gereken budur, İslâm ahlâkına uygun olan da budur.

Bu konudaki fıkhî hüküm de şudur: Bir insan mülkünü koruma hakkına sahiptir. İcbar edici bir sebep olmadıkça kendi arsasına, bahçesine başkalarını sokmayabilir. Ondan izinsiz girilmesi de doğru değildir. İzin verdiği bilinen, arada yakınlık olan insanların bahçelerine izinsiz girilebilir.  Ancak Ebu Rafi'in de dediği gibi açlık zorlayıcıdır. Mü'minler arasında böyle hallerde yardımlaşma, dayanışma olmalıdır. Hoş görü, paylaşma çoğalmalıdır. Dünya hayatı, sadece dünyalık kazanmak için değildir. Dünya hayatı, esasen ahireti kazanmaya vesile olduğu için değerlidir.  İnsanların mülkiyet haklarının olduğu da unutulmamalıdır. Herkes hak ve hukukunu bilerek davranır, küçük sürçmelerde hoşgörü, af ve anlayış devreye girerse şüphesiz hayat herkes için daha huzurlu, daha emniyetli ve güzel olacaktır. Yarınlar da...

"O, cahil iken öğretmedin, aç iken de doyurmadın"

Bir başka hadiseyi ibretle ve dikkatle okuyalım ve değerlendirelim. Allah Resûlü (sav) böyle bir durumda ne yapılmasını, nasıl davranılmasını emrediyor, onu iyi anlamaya çalışalım.

Hadise Abbâd İbn Şurahbil'in (ra) başından geçiyor. Kendisinden dinliyoruz:

"Yokluk, kıtlık yaşıyordum. Medine bahçelerinden birine girdim. Bir hurma salkımını elimle ovaladım. Biraz yedim, kalanını da elbiseme doldurdum. Bu sırada bahçenin sahibi çıkageldi. Beni dövdü, elbisemi de elimden aldı. Resûlullah'a (sav) geldim ve yaşadıklarımı ona anlattım.

Resûlullah (sav) Efendimiz bahçe sahibine;

"O, cahil iken öğretmedin, aç iken de doyurmadın" buyurdu. Elbisemin verilmesini emretti; elbisem geri verildi. Sonra da bana bir veya yarım 'vesak' [2] yiyecek verilmesini emretti. [3]

Bu hadiseden Abbâd'ın henüz İslâm'ın arzu ettiği terbiye ve irfanıyla yoğrulmadığı, yeterli bilgi donanımına sahip olmadığını anlıyoruz. Bu sıralarda çocuk olduğuna dair bir bilgi de bize ulaşmıyor. Bahçe sahibinin davranışı da onun çok küçük olmadığını gösteriyor.

Dolayısıyla onu büyük kabul ediyor ve şöyle diyoruz: İslâm'ın böyle bir durumda bizlerden istediği, Allah Resulü'nün öğrettiği ve yaptığıdır. Eğer büyük insanlara davranışın böyle olması gerekiyorsa, küçüklerin anlayışa, şefkate, bilgiye ve yardıma olan ihtiyaçları şüphesiz onlardan çok daha fazladır...

Çocuklar şefkate muhtaçtır, büyükler de hürmet edilmeye ve şefkat dolu kalbe... Katı kalp de tedaviye muhtaçtır. Bir adam, Allah Resulü'ne (sav) kalbinin katılığından şikâyet etmiş, Resûlullah (sav) da ona; "Fakirlerin karnını doyur, yetimlerin başını okşa" buyurmuştur. [4]

Numan bin Beşir

Şimdi Bu konuyu yine tatlı bir hatıra ile noktalıyoruz. Nu'mân İbn Beşîr (ra) anlatıyor:  "Allah Resulü'ne (sav) Tâif üzümlerinden hediye edilmişti. Beni yanına çağırdı ve "Bu salkımı al ve onu annene ulaştır" dedi. Ben o salkımı aldım ve anneme götürmeden yedim.

Birkaç gece geçmişti ki bana sordu: "Salkımı ne yaptın? Annene götürdün mü?"

"Hayır!" dedim.

Allah Resûlü (sav) o gün beni "Ğuder" (Vefâsız), diye isimlendirdi." [5]

Numan İbn Beşîr (ra) hicretten sonra Medîne'de dünyaya gelen ilk Ensar çocuğudur. [6] İbn Hacer, hicretten on dört ay sonra dünyaya geldiğini söyler.

Annesi Amrâ, özü, sözü güzel aziz şehidimiz Abdullah İbn Revâha'nın (ra) kız kardeşidir. [7]

Bir başka rivayette Resûlullah'ın ona iki salkım verdiği ve "Bunu sen ye, bunu da annene götür!" buyurduğu, Numan'ın her ikisini de yediği yer alır. [8]

Taif üzümü gerçekten güzel, kabuğu ince ve son derece lezzetli bir üzümdür. Dünyanın birçok yerinden imkânı iyi olan insanların halen Tâif üzümü getirttiklerini biliyoruz. Ancak kabuğunun ince olması, kolay yarılması sebebiyle nakliyesi ve korunması zor olan meyvelerdendir ve Arabistan dışında fazla görülmemektedir...

Bu hadiste o günün şartlarında üzümün Medine'ye getirildiğini ve Allah Resulü'ne sunulduğunu, Allah Resulü'nün de onu sahabelerle paylaştığını görüyoruz.

Numân'ın dayanamayıp üzümleri yemesi de çocukluğa yakışır bir davranış, bir irade zayıflığıdır. Allah Resûlü (sav) verdiği ve tembih ettiği halde...

Notlar

[1] Sünen-i Tirmizî, Büyû (3/ 583), Sünen-i Ebu Davûd, Cihad (3/ 190), Sünen-i İbn Mâce, Ticârât (2/ 771). Tirmizî hadis için; "Hasen garib" der.

[2] Vesak: Bir ölçek birimidir. Rasûlullah'ın ölçek olarak kullandığı sa' ile 1 vesak, 60 sa' gelir. Daha çok buğday, arpa, hurma için kullanılsa da hacim ölçeğidir. 1 sa' buğday cinsinde yaklaşık 3,296 kg'dır. Şüphesiz hurma buğdaydan daha ağırdır. Buna göre Rafi'e verilen yarım vesak hurma 100 kg civarındadır.

[3] Sünen-i Ebu Davûd, Cihad (3/ 90), Sünen-i İbn Mâce, Ticârât (2/ 771), Sünen-i Nesâî, Kadâ (8/ 240), Tirmizî hadis için; "hasen garib" der.

[4] Aynî (rh.a.), hadisi Ahmed İbn Hanbel'in hasen bir senedle naklettiğini zikreder. Bak: Umdetü'l-Kârî (18/ 369)

[5] Sünen-i İbn Mâce, Et'ime (2/ 1117) Zevâid'de; "İsnâdı sahih, ricâli güvenilir," denmiştir.(2/ 1118)

[6] El-İstî'âb (3/ 551), el-İsâbe (3/ 559). Hicret'in ilk çocuğu Abdullah İbn Zübeyr'dir. Numan ise Medine'li olarak hicretten sonra dünyaya gelen ilk çocuktur.

[7] El-İstî'âb (3/ 551).

[8] El-İstî'âb (3/ 552).

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 22.07.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: dr, şerafeddin, kalay,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Şerafeddin Kalay

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Hocamızın ardından...
    2. Lakap takma üzerine birkaç söz
    3. Çocukların vefatı (2)
    4. Çocukların vefatı
    5. Çocuklarımızı başka inanç ve zihniyetlere karşı korumak (3)
    6. Çocuklarımızı başka inanç ve zihniyetlere karşı korumak (2)
    7. Çocuklarımızı başka inanç ve zihniyetlere karşı korumak (I)
    8. Çocukların Korunması
    9. Mesuliyet üstlenebilmek (2)
    10. Güzel hasletler
    1. Akîka kurbanı ve hükmü
    2. Lakap takma üzerine birkaç söz
    3. Hz. Peygamber’den çocuklara dua
    4. Akîka veya nesîka
    5. Süt devresi ve anne sütü
    6. Hocamızın ardından...
    7. Çocuklar için eğitim ne zaman başlar?
    8. Rabbine kulluk ve ibadetle yetişen genç!
    9. Resûlullah ve çocuklar
    10. Çocuklar ve yaramazlıklar (II)
    1. Akîka kurbanı ve hükmü
    2. İlk kelimeler
    3. Aile yuvası gerçek bir nimettir
    4. Çocuk düşünmeyen aileler ne düşünüyor?
    5. Aile Yuvalarının Meyveleri; Çocuklar
    6. Akîka veya nesîka
    7. Süt devresi ve anne sütü
    8. Çocuklar imtihan vesilesidir
    9. Resûlullah ve çocuklar
    10. Çocuklar ve yaramazlıklar (II)
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek