Üç gündür Çin ve Doğu Türkistan'ı yazıyorum. Önce "Çin neymiş?!." dedikten sonra; "Çin ile sermayenin ilişkisi" ve "Çinliler ile Türkler ve sermaye" dedim. Bu başlıklar altında üç yazı yazdım ve "Çin Meselesi"nin veya Çin'e bağlı ve bağımlı meselelerin bence önemli olan noktalarına dikkat çektim.
'Akıl için yol birdir' derler. Sadece ben değil, çok nadir olmakla beraber, Çin ile ilgili olarak başka yazarlar da benzer değerlendirmeler yapabiliyor. Bugün bunlardan sadece birine değineceğim. Yiğit Bulut, dünkü yazısında bir ülkeye, yani bizim ülkemize dikkat çekerek daha başlıkta "Tesadüfe bak! Ve bu ülke adına ağla!" diyor.
Doğu Türkistan katliamının sebebini kendince anlatıyor. Daha doğrusu Urumçi'de yaşanan olayların arka planında Türkiye'nin Çin ile yapmış olduğu ekonomik anlaşmaların bulunduğunu yazıyor ve diyor ki:
Tesadüfe bak! Türkiye, tarihinde ilk defa Avrupa ve Amerikalı bankerlere "komisyon" vermeden Çin'den kredi kullanmayı düşündü... Türk şirketleri Çin'de "büro" ve "fabrika" açmaya başladılar... TSK ile Çin Ordusu arasında "küresel tatbikatlar" konuşulmaya başlandı... Bir Türk şirketi, Çin'den "500 milyon dolar" kredi kullandı... Cumhurbaşkanı, Çin'e gitti ve orada "Avrupa Birliği harici" anlaşmalar imzalanması gündeme geldi... Savunma ile ilgili "NATO standartları" haricinde "konvansiyonel" silahlar geliştirilmesi konuşulur oldu... Avrupa ve Amerika "kökenli" yüzer "uçak taşıyan" platformların çok pahalı olduğu tezi eşliğinde "Çin modeli" ortaya çıktı...
Sonunda ne oldu?..
Olan oldu ve Han Çinlileri, Uygur Türklerine saldırdı!
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çin'i ve Doğu Türkistan'ı ziyaret ediyor, on gün sonra Urumçi'de katliam gerçekleştiriliyor!..
Ne tesadüf?!.
Bu ziyareti hazırlayan veya hazırlatan birileri, hemen onun ardından Urumçi'de kan gövdeyi götürecek şekilde katliam yaptırıyor...
Buradaki ana hedef, Çin ile Türkiye arasında düşmanlık tohumları ekmektir.
Bu katliamı sömürü sermayesinin provokatörleri ne kadar provake etmiştir; dikkatli ve sağlam bir istihbarat ile araştırmak ve anlamak gerekmektedir.
Türk görünenler Çinlileri, Çinli görünenler Türkleri öldürüyor, böylece iki halk yani Çinliler ile Türkler birbirlerine düşman ediliyor.
Sonuç itibariyle, her yerde olduğu gibi Çin'de de Müslümanlar öldürülmekte.
Yakında benzer isyanlar ve onun ardından da benzer katliamlar Rusya'da görülecektir. Benzer isyan belki de Hindistan'da görülecektir. Hattâ AB de boş bırakılmaz...
Irak, Afganistan, Pakistan, Filistin katliamları bu bağlamda ele alınmalı...
Türkiye'ye gelince; sömürü sermayesi açısından en zor çözülecek ülke Türkiye'dir...
Sonra ne/ler olacaktır?
Türkiye'den başaramazsa, Irak'tan ve/ya İran'dan saldıracaktır.
Bütün bu gelişmeler ve katliamlar sömürü sermayesinin planıdır ve Çin olaylarının ve Doğu Türkistan katliamlarının gerçek iç yüzü de budur.
Sömürü sermayesi bugünlerde önceden hazırladığı plan gereği bu provokasyonları tek başına işlemektedir. Bunlar kesinlikle "tesadüf" değildir. Sebepleri belli, hedefleri bellidir. Ancak, iyi bilinmelidir ki; onların plan, proje ve provokeleri varsa, Allah'ın da bir planı vardır ve O plan hazırlayıcıların en hayırlısıdır.
"Tesadüf" diye yapılanlar da O'nun "büyük planı" gereği yapılmaktadır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



