Spor Toto Süper Lig'in ilk yarısını zirvede tamamlayan Galatasaray, ikinci yarıya da fırtına gibi başladı. Türk Telekom Arena'da İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u ağırlayan sarı kırmızılar rakibini çok rahat geçerek Ordu'da takılan en yakın rakibi Fenerbahçe'ye zirve yarışında 4 puan fark attı. Fatih Terim'in öğrencileri ikinci yarıya kaldığı yerden devam ediyor. Çok zor geçmesi beklenen İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında Webo'nun sorumsuzca hareketi maçı 45. dakika adeta bitirdi. Sarı kırmızılar 1 kişilik üstünlüğünü iyi kullanarak sahadan rahat bir galibiyet ile ayrıldı. Attığı 2 golle takımının galibiyetinde başrol oynayan genç yıldız Emre Çolak, Terim ile birlikte olgunlaşarak çabukluğu ve hırsı ile birlikte gelecekte Millî Takımın da değişmez elemanı olacaktır. Bizim hakemlerimiz standart kararlar vermeye ne zaman başlarsa Türk futbolunda hakem tartışması biter. Hakemlerin elbette hata yapma hakkı var. Fakat maç içinde standardı sağlayamıyorsa hakem konusunda kafalarda soru işaretleri hep devam eder. Webo'ya kırmızı kart göstermekte tereddüt etmeyen Halis Özkahya'nın, Kazım'ın yaptığı hareketi sarı kartla geçiştirmesi hoş olmadı. Sonuç olarak Galatasaray ligin en iyi futbol oynayan takımı; İBB maçını 11'e 11 oynasa da kazanabilirdi. Yapılan hakem hataları sadece Galatasaray'ın haklı galibiyetine gölge düşürüyor.
Fenerbahçe'de değişen bir şey yok
Fenerbahçe'de kötü gidişat devam ediyor. İlk yarının son maçında Antalyaspor ile berabere kalan sarı lacivertliler ikinci yarının ilk maçında da Orduspor ile berabere kalarak zirve yarışında yara aldı. Alex'in sarı lacivertli takım için ne kadar büyük futbolcu olduğu hep bu tür maçlarda ortaya çıkıyor. Alex'siz Fenerbahçe'de büyük bir şey eksik. Brezilyalı yıldızın yerine kurtarıcı olarak görülen Özer Hurmacı'nın, sambacının yerini doldurması için 40 fırın ekmek yemesi lazım. Fenerbahçe camiasında Özer'e tanınan şans bu zamana kadar belki de kimseye tanınmamıştır. Fakat yetenekli futbolcu bir türlü takımına olumlu katkıda bulunamadı. Sarı lacivertliler ara transferde en az iki forvet alması lazım. Sarı lacivertli kulüp Moussa Sow ile büyük ihtimal ile anlaştı. Sow'un yanına bir golcü daha alınması şart. Alper ile ne olursa olsun anlaşma zemini bulunmalıdır ve orta sahaya Alper ile birlikte bir takviye daha yapılması lazım. Tabii bu alınacak futbolcular Bienvenu gibi sıradan futbolcular olmamalıdır. Yoksa Fenerbahçe bu sezon büyük hayal kırıklığı yaşar. Fenerbahçeli futbolcuların psikolojilerini de anlıyoruz. Takım içinde her gün bir olay gündeme geliyor. Bir takımın bu kadar badireler atlattıktan sonra zirve yarışında olması alkışlanacak bir durum. Aykut Hoca bazı oyuncularda artık ısrar etmemeli. Takıma bir an önce gerekli takviyeler yapılmalı. Hector Cuper, Orduspor için büyük bir şans. Orduspor yöneticilerini kutlamak lazım. Büyük bir iş yaptılar. Sezon ortasında teknik adamla yollarını ayıran takımlar daha önce ligde başarısız olmuş teknik adamlarla anlaşarak adeta intihar ediyorlardı. Orduspor yönetimi bu hataya düşmedi. Hatta gözünü karartarak 4 büyüklerde rahatlıkla teknik adamlık yapabilecek birini Orduspor'un başına getirerek Türk futboluna renk getirdiler.
Kartal'a sis bile vız geldi
Siyah-Beyazlılar, son 6 maçta bileği bükülmeyen Eskişehirspor'u devirip ligin ikinci yarısına zaferle başladı. Fenerbahçe ile puan farkını 1'e düşürdü. Ligde ve Avrupa'da oynadığı son 9 maçta yenilgi yüzü görmeyen Beşiktaş, Eskişehirspor'u yenerek zirve yolunda bir engeli daha aşarken oynadığı futbol tatmin etmese de Galatasaray'ın kazandığı Fenerbahçe'nin 2 puan bıraktığı bir haftayı kayıpsız kapatarak çıkışını sürdürdü. Siyah beyazlılar teknik direktör sorununu çözerek en azından bu konuda rahat bir nefes aldı. Taraftarlar, futbolcular, yöneticilerin adeta sevglii haline gelen Carvalhal 40 yıllık Beşiktaşlı gibi ve mükemmel porfesyonellik örneği göstererek takımını her maça aynı motivasyonda hazırlıyor. Bu da takım içinde dengeleri koruyor ve başarıyı getiriyor. Kartal'da Hilbert'in sakatlığı moralleri bozsa da gün geçtikçe oynadığı futbol ile siyah beyazlıların prensi olan Fernandes'in orkestra şefi gibi takımını yönetmesi camiayı keyiflendiriyor. Beşiktaş'ı özellikle kendi sahasında muhteşem taraftarı önünde izlemek bizlere keyif veriyor. Sonuç olarak Beşiktaş aldığı haklı galibiyet ile çıkışını sürdürdü. Siyah beyazlılarda Tayfur Havutçu'nun da takıma katılması ile her şey güllük gülistanlık gibi. Beşiktaş ara transferde takıma bir iki takviye yaptığı taktirde gücüne güç katacaktır.
Trabzonspor Burak Yılmaz ile güldü
Burak Yılmaz atarsa Trabzon'da sorun kalmıyor. Kendisine ters gelen Manisaspor önünde yine Burak Yılmaz ile galibiyete ulaşan Trabzonspor ligin ikinci yarısına moralli başladı. Trabzonspor iyi futbol oynamıyor fakat önemli olan kötü oynarkende kazanmasını bilmek. Karadeniz fırtınası zor da olsa kazanmasını bildi. Trabzonspor saha dışı olaylarından çok saha içine yönelmeli. Trabzonspor yönetimi Federasyonu protesto etmek için stadda maç izlememekten vazgeçerek takımını tribünden desteklemiş. Bu Trabzonspor yöneticilerin son zamanlarda yaptığı en doğru hareketti. Camialar takımıyla ne kadar bütünleşirsa başarı öyle gelir. Trabzonspor ara transfer sezonunda takımına olumlu katkılar yapacak nokta transferler yapmalı. Buraya adapte olmalı saha dışı olaylar her zaman takımın motivasyonunu bozar. Burak Yılmaz'ın yanına iyi bir golcü almaları lazım. Her zaman Burak gol atamayabilir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



