Ne zaman yapılacak diye dört gözle bekliyorduk... İşte, "Minik Star" Yarışmamız da oldu. hayırlı uğurlu olsun! Birbirlerini taklit etme konusunda sürekli yarış halinde olan televizyon kanallarımızın şimdiye kadar bu formatı bulup, Türkiye'ye uydurmamalarını taaccüble karşılamıştık zaten. Artık bundan böyle büyüklerimiz değil, küçüklerimiz yarışacak... SMS'ler üzerinden cüzdanlarını şişirmeye çalışan program yapımcılarımız da, miniklerin yeteneklerini cilalayarak ekranlardan milyonlara ulaşmaya çalışacaklar.
Bizim kuşağımızın minik şarkıcıları Küçük Emrah, Küçük Ceylan ve arkasından gelen kuşakta Küçük İbo idi. Buram buram acı, hüzün kokan, insanın içini bayıltan ve bayan sözleriyle o dönemin prodüktörleri, bu isimlerin üzerinden epey kazanç sağladılar. Hatta, her birisi kült film kategorisinde değerlendirilebilecek sinematografik açıdan sıfır mesabesinde bile sayılamayacak filmlerle, milyonlarca izleyiciyi salonlara çekip, hatırı sayılır gişe başarıları bile elde ettiler. Bu furya içinden bir tek büyüdükten sonra Emrah ve Ceylan piyasada kalabildi. İbrahim Tatlıses'in İbo Show programı yayından kaldırıldığı güne kadar ekranda garnitür sanatçı olarak destek çıktığı Küçük İbo, parasızlıktan sefilleri oynamaktaydı mesela.
Bu işler böyledir...Cilalı imaj devrinin gereği budur... Yapımcılar, prodüktörler sizin sırtınızdan bir şey kazandıkları dönemde, allem kalem ederler, bir şekilde sizi ellerinin üzerinde taşırlar. Ne zamanki, şöhret basamaklarından hızla irtifa kaybetmeye başlarsanız, o tarihten itibaren de sizi daha çok dibe itmek için ellerinden geleni yaparlar. İkbal dönemlerinde para içinde yüzen, oyunculuğuyla para kazananların, belli bir dönem sonra rezil kepaze bir hayata düşmeleri şöhretin hazin sonudur. Yaşadıkları cilalı ve parlak hayatın hiçbir zaman sona ermeyeceğini zannetmeleri dolayısıyladır. Hemen hemen her filmin demirbaşı olan bir çok Yeşilçamçam figüranı, ahir ömürlerinde hem tek başına uzlet içinde, hem de sefil bir hayat sürmüşlerdir.
Nereden nereye geldik? Biz yine ATV ekranlarındaki Bir Şarkısın Sen yarışmasına gelelim...
Programın jüri üyeleri Neşe Karaböcek, Seyyal Taner ve Pınar Altuğ'la birlikte sunuculuk yapan Erol Evgin. Karaböcek, Taner ve Evgin, arada çocuklara eşlik de ediyorlar... Bu arada öyle bir imaj vermişler ki, sanki çocuklar yarışmıyor, şarkılar yarışıyor gibi bir havada sunuyorlar programı... Belki de RTÜK'ün bu konuda amir hükümleri filan vardır... Ama, eninde sonunda bu program, açık açık Pop Star'ın "Minik Star" versiyonu...
Bu haftaki programda bizim izlediğimiz bölümde Seyyal Taner, kimbilir kaç senelik şarkılarından birisini söyledi. Bizim anlayamadığımız konu, hala kendisini Star zannediyor olması... Artık arşivlerde bile arayıp bulamayacağımız şarkılarını söylemese çok daha yerinde bir tavır olur galiba. Velhasıl kelam... Minik Star da, diğer örneklerinde olduğu gibi, izleyicilerin sırtından reyting ve SMS geliri devşirmekten başka bir amacı olmayan bir program. Varsayalım, bu programda bir minik star ürettiler... Ne yapacaklar bu ismi... Kaset mi çıkaracaklar? Film mi yapacaklar? Reklamlarda mı oynatacaklar?
Şimdi soruyoruz: Yeni bir Küçük Emrah dönemi daha geçirmek ister misiniz?
Katlanabilir misiniz böyle bir sürece!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



