milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

Çifte standart ve samimiyetsizlik

21 NİSAN 2011
PER 00:06

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Adalet her zaman ve herkese gereklidir. Adaletin olmadığı yerde huzur ve güven olmaz. Özellikle de halkın devlete güveni sarsılır. Ortada bir hak varsa bu her zeminde ve şartta hakkı olana verilmelidir. Yanlışlıkla da olsa bir hakkın ihlali söz konusu ise hak ve hukuka samimi olarak sahip çıkanlar her şartta savunucu olmak durumundadırlar. Yanlışlıkla da olsa diyorum çünkü yargıçlarda insandır ve hata yapabilirler. Ancak, ülkemizde ne yazık ki bazı yargı kararlarında hatadan çok siyasi ve ideolojik mensubiyetler zaman zaman etkili olabilmektedir. En azından toplumun bir kesimi bu duyguya kapılmaktadır. Çünkü verilen kararlarla böyle bir duyguya zemin hazırlanmaktadır. Bu duyguyu medyamızın ve bazı siyasilerimizin zaman ve zemine, hatta haksızlığa uğrayanların siyasi ve ideolojik mensubiyetlerine göre farklı tavır sergiliyor, bir diğer ifade ile çifte standart uyguluyor olmaları körüklemektedir. Hatta bir adım daha ileri giderek sergilenen tavrı samimiyetsizlik olarak nitelendirmek de yanlış olmaz.

Sözünü ettiğimiz çifte standart uygulamasına medyamızda oldukça sık rastlamak mümkündür. Çünkü, medyada hakim olan zihniyet hakkın teslimi, adaletin tecellisinden çok savunduğu siyasi parti ya da ideolojinin mensuplarının her durumda haklı görülmeleri, adaletin onların lehine tecelli etmesinden yanadır. Böyle olunca da ülkemizde haksızlıklar giderek yaygınlaşmakta, haklı olmak anlamını yitirmektedir.

Sözü uzatmadan esas konuya dönmek istiyorum. Bilindiği gibi pazartesi günü Yüksek Seçim Kurulu(YSK) 12 bağımsız adayın adaylıklarının iptal edildiğini açıkladı. Bunun gerekçesini de kamuoyu ile paylaştı. Elbette olayı sadece yasalar çerçevesinde mütalaa etmek eksik kalır. Hatta diyebiliriz ki bu kararın siyasi ve sosyal boyutu daha ağırlıklıdır. Bunu söylerken siyaset gereği yasaların askıya alınabileceğini ya da zorlama yorumlarla çekiştirilebileceğini savunuyor değilim. Yazımın başında da belirttiğim gibi yasalar her zeminde ve herkese aynı şekilde uygulanmalıdır. Kişiden kişiye farklı yorumlar ve kararlar ortaya çıkmamalıdır. YSK'nın son kararının siyasi ve sosyal boyutunun ağırlıklı olduğunu söylerken seçim sonuçlarının bile tartışmalı hale gelebileceğine, daha ilk günden olayların yaygınlık kazanmasına dikkat çekmeye çalışıyorum. Kaldı ki YSK'nın 12 adayın adaylığını eski yasaya göre iptal ettiği ileri sürülüyor ve bu iddialar karşısında YSK'dan yapılan açıklamada gerekli belgeleri getirdikleri takdirde alınan kararın düzeltilebileceği belirtildi. Verilen karardan karar verenlerinde emin olmadıkları görülüyor. Halbuki YSK'nın kararlarının kesin olduğunu biliyoruz. Bunu Avrupa'daki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerdeki temsilciliklerimizde oy verebilmeleri ile ilgili talebe verilen cevap dolayısıyla de gördük. Kararların kesin olduğu, değiştirilmesinin mümkün olmayacağı dile getirilmişti.

Hem de Dışişleri Bakanlığı'nın vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde oy kullanmalarını emniyet içinde sağlayacak düzenlemeleri yapma imkanları olduğu açıklamasına rağmen... Hemen belirtelim ki YSK'nın aldığı tüm kararlar genellikle seçimlere dönük olduğu için kararların siyasi ve sosyal boyutu da vardır. Çünkü, yapılacak seçimleri ve sonuçlarını tartışmalı hale getirebilirler.

Bu noktada rahmetli Erbakan Hoca'nın Konya'dan, Şevket Kazan'ın Bilecik'ten 2007 seçimlerinde bağımsız adaylıklarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından siyasi yasaklılıkları devam ediyor gerekçesi ile reddedilmiş olmasını hatırlatmak istiyorum. O zaman nedense alınan kararın anayasa ve yasalara aykırı olduğu ne siyasiler arasında ne de medyada birkaç kişi hariç kimsenin aklına gelmemişti. Hatta, gizli bir memnuniyet havası esmişti. Çünkü, siyasi yasaklılık kişilerin bir partiye üye ve yönetici olamayacakları şeklinde anayasada yerini bulurken bağımsız adaylığın engellemenin gerekçesi haline getirilmişti. Bir hak ihlal edilmiş, kısacası olmayan bir kısıtlama uygulanmıştı. O zaman bu olay karşısında sessiz kalarak hakkın tecellisinden yana tavır koymayanların bugün bir anda hakkı ve hukuku hatırlamış olmaları dikkat çekici değil midir?

Hemen belirteyim ki dün Erbakan Hoca ve Şevket Kazan'ın bağımsız adaylığı nasıl engellenmişse bugün de söz konusu 12 bağımsızın adaylığı engelleniversin, bunda ne var demiyorum. Bugünkü kararı da dünkü kararı da yanlış buluyorum. Yapmaya çalıştığım medyamızda ve siyasiler arasındaki çifte standardın, samimiyetsizliğin, ikiyüzlüğün nasıl bir yaygınlık kazandığına, olayın adeta samimiyetsizlik yarışına döndüğüne dikkat çekmekten ibarettir.

Dileğim bu tür bir takım keyfi yasaklardan kurtulmuş bir Türkiye'ye bir an evvel hep birlikte ulaşmaktır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 21.04.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: abdülkadir özkan, abd, terör, polis, ergenekon, emniyet, seçimler, belediye, iktidar, erdoğan,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    2. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    3. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    4. Eylem değil eylemsi
    5. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    6. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    7. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    8. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    9. Sağlık çalışanlarının sorunları
    10. Maç bahane maksat terör olsun !.
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek