CHP'deki ikinci Dersim krizi büyüyor. 73 yıl önce meydana gelen ve sonrasında Şeyh Rıza'nın 16 yaşındaki oğlu Resik Hüseyin ile birlikte asılmasıyla sonuçlanan Dersim olayları, bir kez daha CHP ile birlikte Türkiye'nin gündemde.
Dünyada anamuhalefet partisi olup da, kendisini bu kadar çarşafa dolayan başka bir parti yoktur herhalde.
İki yılda bir Dersim krizi.
Yılda iki kongre. İki yılda bir genel başkan.
Parti içinde klikler. Birbirini çekemeyen gruplar.
Eskiler yeniler. Ulusalcılar, Atatürkçüler. Devrik yönetimler. Dört gözle yönetimin düşmesini gözleyenler.
Halbuki bu anamulahefet partisi, Türkiye'nin birlik ve huzuru için siyaset iddiasında. Ancak ne mümkün.
Bir türlü kendi dirliğini bile sağlayamıyor ki.
Attığı her taşla, iktidar yerine kendisini yıpratıyor. Sürekli, kendi kalesine gol atıyor. Fırlattığı bütün bombalar elinde patlıyor. Tuttuğu süpürgenin sapı elinde kalıyor.
Aynı, ringdeki acemi boksör gibi. Rakibe attığı yumruk, dönüp dolaşıp kendi suratında patlıyor.
Sonuçta da, girdiği her seçimde oy kaybediyor.
Hem de medyadaki etkili kalemşorların desteğine rağmen.
Doğrusu AKP iktidarı, böyle bir muhalefeti gökte arasa bulamaz.
Herhalde bir iktidar için karşısında böyle bir çürük muhalefet olması, yüzde 49 oy almasından daha büyük şans.
CHP son dönemde ikinci defa Dersim krizi geçiriyor.
İlk kriz, 2009'da çıkmıştı. 10 Kasım'da Meclis kürsüsünde konuşan Baykal'ın tasfiye olan ekibinden, eski milletvekili Onur Öymen, demokratik açılımı eleştirirken, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Atatürk Şeyh Sait'le müzakere mi etti? Dersim isyanını yapanlarla müzakere mi etti? Onların sözcüleriyle, temsilcileriyle masaya mı oturdu? Bunların hiçbirini yapmadı arkadaşlar. Yabancı ülkelerin istihbaratından mı yararlandı? Hayır. Türkiye'nin istihbaratından yararlandı ve kısa bir sürede bütün terör örgütlerini dize getirdi"
Hatırlayacaksınız, bu sözlerin ardından ortalık karışmış, bütün Aleviler ayaklanmıştı. Öymen, belki de Meclis dışı kalarak, sözlerinin bedelini ödedi.
İkinci Dersim krizine gelince.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Zaman Gazetesi'ne verdiği mülakatta "Dersim katliamının sorumlusu devlet ve CHP'dir. Atatürk de bu olaylardan haberdardır" diyor. Daha da ileri giderek, Dersim olaylarının soykırım olduğunu söylüyor.
"CHP'de bu konuda kendi tarihiyle yüzleşme ve uygulanan politikaların toplumun önünde saydam bir şekilde tartışılması yönünde bir tavır alındığını Kılıçdaroğlu döneminde görüyoruz. Tabii 'CHP yaptı' deyip, bunun üzerinden bir politika üretmek de doğru değil çünkü o dönem başka parti yoktu zaten... Mustafa Kemal Atatürk'ün katliamdan haberdar olmaması mümkün değildi. Bu dönem boyunca izlenen bütün politikalarda Atatürk devletin başındadır" diyor Aygün.
Bu ifadeler, CHP'deki kronik Dersim krizini yeniden açığa çıkardı. Ortalık toz duman.
Haluk Koç önderliğindeki 12 milletvekili hemen karşı bildiri yayınladı. Aygün hakkında genel başkan ve parti organlarının tavır koyması istendi.
Kapalı grup toplantısında, istifa çağrılarına kadar vardı tartışmaların sonu.
Aygün, aslında Dersim olayları konusunda uzman bir isim. Bu konuda 4 tane kitap yazmış. Dolayısıyla bu durum, söylediklerini iki kat daha önemli hale getiriyor. Tepkinin dozunun yüksekliği belki de bundan.
İki yıl önce, Kalan Müzik'in sahibi Hasan Saltık ulaştığı bir belgeyi açıklamıştı. Harekâta katılan bir subayın hazırladığı Dördüncü Umum Müfettişlik raporuna göre, Dersim olaylarında; 13 bin 160 kişi hayatını kaybetmiş, 11 bin 818 kişi ise sürgüne gönderilmiş.
Gerçekten ürkütücü bir tablo.
Neticede, CHP'nin artık kendi tarihiyle yüzleşmesinin vakti geldi.
Tarih önünde bundan kaçış yok. Yoksa CHP'de daha çoook, Dersim krizi çıkar.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



