İflahın asıl kökeni felah yani kurtuluş; pişman olanlar, hatasından dönenler içindir.
Yanlış yaptığını itiraf edip, tövbe istiğfar etmektir, esas olan.
Haksızlığını kabul etmek. Mazlumlardan helallik almak. Haklının hakkını, vermektir.
Daha da önemlisi, aynı hataları bir kez daha işlememektir. Bu kararı da, açık yüreklilikle dünya âleme ilan etmektir.
Asıl olan hata sahibinin, bizzat samimiyetle kurtuluşu istemesidir. Yoksa kendisi istemeden, kimse kurtulmaz. Püf noktası, o kişinin kalbindeki pişmanlık duygusudur.
Yoksa bir kimse hatasında ısrar ediyor ve arabayı uçuruma sürmekte inat ediyorsa, kimsenin onu kurtarmaya gücü yetmez.
'Dindar nesil' tartışması çıkarıldı, şimdi de.
CHP'nin yaklaşımı, tam anlamıyla iflah olmayacak cinsten. Kronik, 'din düşmanlığı' hastalığı yine nüksetti.
CHP'li Emine Ülker Tarhan, "Bu topraklarda, Türk yargısına, hukuk devrimine, demokrasisine karşı her türlü biçim ve kılıkta gerici, kıyıcı faşist zihniyetle saldırılarda bulunurlar; bunu yapacaklarını biliyorduk" diyor.
Doğum günü partisi gibi neredeyse her yıl kurultay yapan CHP, geninde taşıdığı bu refleksi 'din' kelimesi geçen her atmosferde göstermeden edemiyor.
Seçim öncesi yapılan Kuran Kursu ve başörtüsü çıkışı, bastırılmış bu düşünceyi örtmeye yetmedi. Çünkü binanın harcı belli. Söküp atmak mümkün değil. Sıva sadece üstünü kapatıyor.
Yaftalamak, kötü bir meziyet. Ancak halkın, "CHP ve din" konusundaki düşüncesi net. Hep anlatılır. Zaman'dan Mustafa Ünal da yazmıştı. Baykal'ın bizzat kendisi anlatmış. Yani olay, hikaye değil gerçek. Merhum Erbakan Hoca'da konuşmalarında anlatırdı.
77 seçimlerinde CHP adayları, Trabzon'da bir köyün girişinde, yaşlı bir teyzeye rastlar. Teyze'nin elinde su kapları vardır ve abdest alacaktır. Teyze'ye yardım etmek için su kaplarını alırlar. O sırada teyze, 'kim olduklarını' sorar. Onlar da 'Cumhuriyet Halk Partisi'nden der. Yaşlı teyze birden irkilerek hışımla, su kabını geri alır, 'Eyvah' der. "O benim abdest suyumdu, şimdi ne yapacağım!'
Aradan geçen süre de, halktaki bu intiba değişti mi? Tabiî ki hayır.
Adında halk olup da halktan kopan,
sosyalist olup elitlerin partisine dönüşen,
demokrat olup totaliter uygulamalara imza atan,
laikliği savunup din düşmanlığı yapan bir parti iflah olmaz!
Çünkü bu millet iddia edildiği gibi balık hafızalı değil. CHP'nin karnesinde neler olduğunu çok iyi bilir. O yüzden kapısını mühürlemiştir. En olağanüstü şartta dahi oy çıtası, yüzde 30'u geçmez.
Sicilinde neler var? İşte birkaç örnek.
Camilere el koyan, ezanı susturan, kelime-i şehadet tablosunu suç sayan anlayış, CHP'nin eseridir.
İmam Hatipleri kapatan, başörtüsünü yasaklayan, Kur'an öğrenmeyi suç sayan CHP zihniyetidir.
Anayasa'ya 'Dinimiz Hristiyanlıktır yazalım. Çünkü İslâmlık terakkiye manidir' diyen Mahmut Esat Bozkurt CHP'lidir.
"Yaratılış hikayedir, Adem'den gelme hikayedir" diyen Yusuf Akçura CHP'lidir.
"İnsan bir nevi maymun ailesiydi. İlk atalarımız ormanların içinde sürü halinde dolaşıyorlardı" diyen Celal Nuri İleri CHP'lidir.
"İslamiyet denilince benim aklıma çorap kokusu geliyor" diyen Falih Rıfkı Atay CHP'lidir.
"Beş vakit namaz Muhammed İslâmlığı'nda katiyen yoktur" diyen İsmail Habib Sevük CHP'lidir.
Hacca gidecek 80 yaşındaki ihtiyara "Boşver Araplara para kaptırma. Bakarsın Muhammed seni bırakmaz. Sen yine şey yapma" diyen Önder Sav CHP'lidir.
Bu nedenle CHP'nin iflah olması da çok zor iktidar olması da...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



