Vatan Gazetesi yazarlarından Ruhat Mengi’nin 28 Ağustos tarihli 2. yazısının başlığı “Cıs” bir soru!
Yazının girişindeki “İki gün önce Ahmet Hakan ve Ruşen Çakır’a bir soru sordum. Aslında bu soru yalnız onlara değil “türban” diye tutturarak dini, inancı, dindarlığı sadece kadın tesettürüne bağlayan ve demokrat olma adına sürekli “Dindarlar inancını özgürce yaşasın” edebiyatı yapan herkese sorulmalıydı.” Bölümünü okuyunca da, nedense, beni de ilgilendirdiğini düşündüm.
Ruhat Mengi, herkesin, en azından (şu anda), özgür olduğunu söylüyor. Ama “Bütün sıkıntı ve kavga ise bir tek “kadının türbanına” kilitleniyor” diye de ekleyip, Nur Suresi 31. ve Ahzab Suresi 33. ayetlerle ilgili olarak, tefsir ilminin sahasına girmesi gereken bazı yorumlar yaptıktan sonra, soruyor: “Bütün samimiyetimle öğrenmek istiyorum, bu emir (başını örtme emri yani) nerede?”
Üzerine alınmak…
Cevabı aslında Ahmet Hakan ya da Ruşen Çakır’dan bekliyor Ruhat Mengi. Ama onların yerine Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ya da Diyanet İşleri eski Başkanlarından Süleyman Ateş’in vereceği cevaba da razı, anlaşıldığı kadarıyla.
Muhatapların yazıdan haberdar olmadıkları ya da cevap vermeye lüzum hissetmedikleri düşüncesiyle ve de soruluşundaki samimiyete güvenerek, biraz da üzerime alındığım için bendeniz cevap vermeye gayret ediyorum şimdi. Nur Suresi 31. Ayet’in meali Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mealinde şu şekilde: “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarndan, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.”
Ahzab Suresi 33. ayet ise şöyle: “Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah’a ve Resülüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.”
Süleyman Ateş’in meali…
Diyanet Mealinden bu alıntılar, Başkan Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun cevabı yerine geçer mi, bilmiyorum. Ama isterseniz Prof. Dr. Süleyman Ateş’in mealinden de alıntı yapalım.
Prof. Ateş’in mealinde Nur Suresi 31. ayet şöyle yer alıyor: “İnanan kadınlara da söyle: “Bazı bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar. Süslerini göstermesinler. Ancak kendiliğinden görünenler hariç. Baş örtülerini (göğüs) yırtmaçlarının üstüne koysunlar. Süslerini kimseye göstermesinler. Yalnız kocalarına, yahut babalarına, yahut kocalarının babalarna, yahut oğullarına, yahut kocalarının oğullarına, yahut kardeşlerine, yahut kardeşlerinin oğullarına, yahut kızkardeşlerinin oğullarına, yahut kadınlarına, yahut ellerinin altında bulunan(köle)lerine, yahut kadına ihtiyacı bulunmayan erkek tabi’lerine, yahut henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklara gösterebilir. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayakların vurmasınlar. Ey mü’minler, topluca Allah’a tevbe edin ki felaha eresiniz.”
Ve yine Prof. Ateş’in mealinden Ahzab Suresi, 33. ayet: “Evlerinizde oturun, ilk cahiliye(çağı kadınları)nın açılıp kırıtması gibi açılıp kırıtmayın. Namazı kılın, zekatı verin, Allah’a ve Resulüne ita’at edin. Ey Ehl-i Beyt (ey peygamberin ev halkı), Allah sizden, kiri — gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.”
Evet aktardığımız ayet mealleri, en ufak bir tartışmaya mahal bırakmadan, Müslüman hanımların başlarını örtmesinin Cenab-I Hakk’ın bir emri olduğunu ayan-beyan ortaya koyuyor.
Bir meal yetmezse sekiz tane…
“… Çeşitli yorumları yapılan Kur’an’ın hiçbir yorumunda saçı örtmekle, tesettüre girmekle ilgili bir bilgi yer almıyor.” diyen Ruhat Hanım’a tavsiyemiz, bu ayetlerin mealini -Bu meallerin yeterli olmadığı kanaatine kapılırsa şayet, internette (www.kuranmeali.com) sitesine girerek, karşılaştırmalı olarak 8 mealden birden araştırabilir.- iyice okuması ve hatta mümkünse, tefsirlerine de bir göz atmasıdır.
O zaman ‘başını ve başka yerlerini de örtmek’ emrini görebilir ve ‘saklanması istenen ziynetlerin’ ne olduğunu anlayabilir.
Emir budur ve uyup uymamak tamamen kişinin kendisiyle alakalı bir husustur. Ruhat hanım, uymamayı tercih edebilir. Ama Ruhat Hanım ve başkaları, kendileri uymuyorlar diye, başkalarının da uymamasını talep etme hakkına sahip değillerdir. Göründüğü gibi, soru aslında pek öyle “cıs” filan değil ama cevap biraz “cıs” galiba!..

Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



