Rachel Corrie özgürlük savaşçısı bir genç kız. Beyaz bir Amerikalı ama hayatını Filistin mücadelesine adamıştı. Daha küçük yaşlarda 12 yaşındayken 1989 yılında Rachel Corriei, Dünya Çocuklarının Durumu Konferansı'nda yüreğinin büyüklüğünü gözler önüne seriyor. O zaman yaptığı konuşmada, 'dünyada çocuklar ölmesin' derken sanki geleceğini haber verir gibiydi. Bugün onun bu konuşması Facebook'ta tıklama rekorları kırıyor. O, Filistin'de insanların evlerinden yurtlarından sürülmesini, vatansız bırakılmasını, öldürülmesini kabul edemedi. Haksızlıklara karşı çıktı, bu uğurda canını ortaya koydu.
Birçok insanın dünyanın en gelişmiş ülkesi olan ABD'ye gitmek istediği bir dönemde o hayatını Filistin davasına adadı. Sıcak yatakta yatmak, gününü gün etmek yerine, o incecik narin vücuduyla İsrail askerlerinin karşısına dikildi. Tank namlularının önüne geçerek 'durun, burası sizin değil' diyebilen bir cesur yürek oldu.
O, kendisini insanlığın sesi olarak görüyordu. Dünyayı açlığa ve sefalete mahkûm eden aç gözlülüğe isyan ediyor ve 'hayır Afrika'da çocuklar bir bardak su bile bulamazken siz dünyayı böylesine hoyratça kullanamazsınız' diyerek insanlığın vicdanı oluyordu.
Kısacık ömründe yaşadığı 'fırtınalı hayatı' tüm dünyaya ders olacak bir içerik taşıyor. Filistinli bir aileyi yok etmek isteyen tankların önüne dikildiğinde daha hayatının baharındaydı.
Filistin'de yıllardır hiç kimseye acımayan İsrail buldozerleri ona da acımadı. 16 Mart 2003'te 23 yaşındaki Amerikalı insan hakları çalışanı Rachel Corrie, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde bir doktorun evini ve ailesini yok etmesini engellemeye çalışırken, bir askeri buldozer tarafından ezilerek hayatını kaybetti.
Onursuzca yaşamaktansa, onurlu bir ölümü tercih eden Corrie, sadece Filistinliler'in değil, tüm dünyadaki mustazafların ve mazlumların da kahramanı oldu. 16 Mart'ta dünyanın dört bir yanında, dini, dili ve ırkı birbirinden farklı milyonlarca insan Rachel Corrie'nin özgürlük mücadelesine destek verdi.
Evet, Rachel, artık tüm dünyada, haksızlıklara karşı mücadele edenlerin kahramanı, vatansız bırakılan, yersiz, yurtsuz bırakılan oradan oraya savrulan kimsesizlerin kimsesi, sesi çıkmayan yoksulların sesi...
Onun öldüğünü düşünenler yanılıyor. O sadece Filistinliler için değil, tüm insanlık için feda etti hayatını...
Dün onun ölümünün 7. yıldönümüydü ve tüm dünyada saygıyla anıldı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



