Namaz, zekât ve nasihat!
Cerir İbnu Abdillah radıyallahu anh diyor ki:
"Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e, Namazı tam kılmak, Zekâtı vermek ve her Müslüman'a nasihat etmek şartı ile biat ettim." [Buhari]
"Nasihat"ten Ashab-ı Kiram ne anladı?
* Din kardeşinin dünyası ve ahireti ile ilgili menfaatini göstermeyi,
* Kardeşinden sıkıntıyı gidermeyi,
* Bilmediğini öğrenmesine yardım etmeyi,
* Sırlarını saklamayı, ayıplarını gizlemeyi,
* İyiliği teşvik, kötülüğü engellemeyi,
* Büyüğe saygı, küçüğe şefkatin gerçekleşmesini,
* Allah'a kulluğu tam yapabilmesine yardımı anladı.
Evet nasihat! Zira:
Herkesin bir bedel ödemeden, kahır görmeden, vakit harcamadan yapabileceği bir görevdir. Kaçamağın ciddi hiçbir özrü yoktur.
Nasihat bir fantezilik değildir. Bilakis dindir imandır. Davadır. Yüreğine bir insanlığın tümünü sıkıştırmaktır. Peygamber efendimiz buyurdular ki: "Sizden biriniz kendisi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu etmedikçe iman etmiş olmaz." [Buhari-Müslim]
Ve yine buyurdular ki: "Din nasihattir." [Müslim]
Buna göre insanların özel hallerine karışmamak gibi bir gerekçe nasihatten alıkoyamaz.
Nasihat eden,
* Yaptığını sadece Allah için yapmaya,
* Sözü ile yaptıkları arasında çelişkili görülmemeye,
* Din ve ibadet konularında tahmini konuşmamaya, kesin bildiklerini anlatmaya,
* Konuşması için uygun zaman dilimi seçmeye,
* İnsanların özel durumlarına özen göstermeye,
* Sır kalması gereken hususlarda emin olmaya,
* Nasihatin tartışmaya dönüşmemesine, dikkat etmelidir.
Ama "nasihat": Tartışma, tenkit, bilmişlik ispatı asla değildir.
İZ BIRAKAN SÖZLERİN SAHİBİ OLMAK İÇİN
ÖNCE
Söz ve üslubun en güzelini seçmelisiniz. Her şeyin iyisi ve adisi olduğu gibi, sözün de iyisi ve adisi vardır. İnsanları mesela Kur'an'a davet edecekseniz, Kur'an üslubuna uygun bir dil ve metot kullanmalısınız.
Ortak konular varken, tartışmalı ve nefisleri azdıracak konulardan başlamayınız. Kolaydan zora doğru bir liste ile başlayınız. Kolay anlaşabileceğiniz konuları aranızda köprü yapın.
Muhakkak bir danışma halkanız olsun. El elden üstündür.
İki kulağı ve bir dili olan bir insan az konuşup çok dinlemelidir. Hep konuşan (veya iki dil ve bir kulağı olan) ucube gibi görülebilir. Dinlemesini bilenler dinlenmeyi hak ederler;
SAĞIR DA ENGELLİDİR DİLSİZ DE!
Yerli yerinde ve zamanında konuşmak gerekir. Kendi kendine konuşan bir insanla, uygunsuz yer ve zamanda konuşanın ortak noktaları, söz ve enerji israfıdır. İnsanlar çocuk bile olsalar senin önünde durmak zorunda olabilirler ama kalp kulaklarını sana açmazlar.
Dinleyenlerin dikkatlerini sınırsız bir vakitle ele geçirdiğini zannetmemelisin: Fırsatı en verimli şekilde kullanmanın yollarını dene. Mesela: En önemlileri, öncelilikleri, iki zarardan birini tercih gerektiğinde en hafif olanını tercih etme gibi prensiplerden taviz verme.
Tenkit edilmekten korkma, tenkit edene teşekkür et. Nefsinle baş başa kaldığında kendini değerlendir. Hz. Ömer diyor ki: "Bana ayıplarımı hediye edenden Allah razı olsun."
Muhataplarının arasında ayırım yapma. Büyüğe de çocuğa da aynı ciddiyetle ama seviyelerine göre konuş.
Her konuşmanın ardından bir değişim bekleme
Sözünün anlaşılıp anlaşılmadığını araştır. Dünyada bütün problemler, ilk insan kadar eski ve köklüdür. Hiçbir problem anında hallolmaz. Sözün eğer, bir tohum gibi öz ihtiva ediyorsa bekleye dur. O bir gün yeşerir. Sabırsız insanlar kendi ektikleri fidanları bile fark etmeden ezebilirler.
Kişisel kanaatlerini ayet-hadis gibi tartışılamaz belgeler olarak görme.
Güneş gibi en güçlü enerjinin sahibi olabilmek istiyorsan, kısır kaynaklara yönelme, güneş gibi randevularına sadık ol. Dakikaları hatta saniyeleri hesapla.
Gelip geçen bir rüzgâr olma. Söylediklerinin peşinde ol. Çınar gibi fikirlerin sahibi ol. Çok gündelik düşünceleri gündem yapma. Ezeli ve ebedi bir davaya uygun şeyler konuş.
Gerekiyorsa, seni anlamalarına engel olan engellerle uğraş. Muhatabınızın çok özen gösterdiği ilgilerini direkt hedef alma.
Örnek olmak hatip olmaktan evladır!
Bir kişinin güzel hareketi bin kişiyi etkiler de, bin kişinin sözü bir kişiyi etkileyemeyebilir.
Söyledikleri ile çelişen bir insanın dinlenecek nesi olabilir?
Sempatik bir insan olman gerekir
*İnsanlar, dara düştüklerinde seni yanlarında görmelidirler.
*Mutlulukları ve acıları paylaşan birisi ol.
*Fildişi kulelerinde oturma. İnsanlarla iç içe ama sulanmamış bir kişiliğin olsun.
* Hediye vermesini bil. İhsan sahibi ol. Ödül ver. Üstteki el senin elin olmalıdır.
* Teşekkürü çok kullan.
*Görünümün temiz ve heybetli olsun.
* Ölçüsüz dostluklar ve düşmanlıklar ihdas etme.
Ve asla kızma!
Başarmak ve kazanmak istiyorsan
Doktor gibi ol; Hastanın hastalığı arttıkça senin doktorluk çaban artsın.
Gerginliğini içine göm ama mizacını değiştirme.
Allah'ın yardımı seninle olsun istiyorsan, Allah'ın rızasını katıksız bir şekilde hesaba kat. İhlaslı ol. Kalpler Allah'ın elindedir. Dilediği yöne yöneltmektedir. Peygamberler bile dilediklerini yapamadılar. Ama Allah'ın rızasını elde ettiler. Biz görevimizi yapmanın huzurunu yaşamak istiyoruz. Sonuçlar Allah'ın elindedir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



