Cemaatleşmenin tartışıldığı günümüzde, tartışmayı sonlandıracak bir şey biliyorum: cemiyet adamı kavramı. Bilinmelidir ki; her cemaat, içinde cemiyet adamı yetiştirdiği ölçüde görevini yapmış olur. Hatta her yetiştirdiği mensubu cemiyet adamı olan cemaatin, tartışmanın içinde ismi bile geçmez. Çünkü, cemaatler, bir gümrük duvarın gibi insanı kuşatarak cemiyet adamı olmasını sağlamak için vardır, duvar kalmak için değil. Her gümrük duvarının bir ömrü olduğu ve desteklediği şeyi rekabet edebilecek düzeye getirdiğinde ortadan kalktığı aşikardır. Bu duvar korunmaya çalışılırsa ortaya cemiyet adamları değil, beslemeler çıkar ki, bugün cemaatlerin suyunun çıkmasının sebebi de budur.
Cemaat, mensubuna kaç noktada duvar olur? İnsan hayatı konu bazlı bölümlendirildiğinde dört aşamaya ayrılabilir: eğitim hayatı, iş hayatı, sosyal hayat ve devlet hayatı. Aslında her dönem kendi içinde de iç içedir. Ancak öncelik olarak zaman zaman biri öne çıkar. Her insan önce eğitilir. Bu eğitim sonucunda bir iş sahibi olur. Eğitim ve iş hayatı ile oluşturduğu bir sosyal çevre kazanır. Münasebeti ölçüsünde sosyal hayatına yön verir. Böylece edindiği hayat tecrübesi ile devlet için potansiyel bir cemiyet adamı olmaya hak kazanır.
Bu dört aşama sürecinde insanın mensup olduğu cemaat tarafından korunması cemiyet için en büyük kazançtır. Beşeri sermaye denilen bu kazancın, cemiyete kazandırılması ferdin tek başına başaramayacağı, başarsa bile çok zaman alacağı ve büyük kayıplara yol açacağı düşünüldüğünde, cemaatlerin ne kadar da önemli bir sorumluluk yüklendiği görülecektir. Her cemaat destek olacağı aşamayı belirleyip mensup olduğu insanı diğer cemaate yönlendirmeyi başarmalıdır. Bu hayatın gerçeğidir ve adı: işbölümüdür.
Cemaatlerin kendi aralarında işbölümüne gidebilmesi, cemiyetlerin geleceklerini öngörmek için elzemdir. Eğitim hayatında duvar olduğu mensubunu, iş hayatında başka bir duvar ile koruyabilmek, bunu sosyal hayatında başka bir cemaat sayesinde geliştirebilmek kadar büyük bir zenginlik olamaz. Devlet, ancak bu zenginliğiyle devlet olarak kalabilir. Aksi taktirde müstemlekedir. Şimdi devlet hayatı aşamasında olanların bu süreci çok iyi tahlil etmeleri gerekiyor. Çünkü, geleceği şekillendirmek için, cemiyet adamlarının bir araya gelerek fikir birliği yapmaları gerekiyor. Çünkü, bir milletin asıl gücü, tankı, topu, tüfeği değil; imanlı evlatlarıdır.
Günümüzde cemaatler arası işbirliği sağlanamasa da cemiyet adamları arasında işbirliği sağlanabilir. Bu başarıldığında bir süre sonra diğeri de başarılacaktır. Cemaatler, bunu sağlayabilecek kaç kişi yetiştirdiklerine bakmalı, cemaatin önde gidenleri de başını iki elinin arasına alarak düşünmelidir. Cemaat mensupları ise; ben bu duvarı nasıl aşarım kaygısını taşımalı, besleme olmaktan kurtulmalıdır. Çünkü, cemiyet adamı olma hedefi olmayan duvarın kalkmasını asla istemeyecektir. İstese de istemese de duvar bir gün yıkılacaktır. Duvarın altında kalmak istemiyorsak, haddimizi aşmadan duvarı aşalım. Çünkü cemiyet, adamlarını bekliyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




