milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

Cemil Meriç'in hayat hikâyesi...

27 HAZİRAN 2011
PZT 02:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

"Meriç" ailesi Balkan Savaşı yıllarında Yunanistan'dan Hatay'a göç eder (1912). Cemil Meriç ise 12 Aralık 1916'da Hatay'ın Reyhanlı Kazasında dünyaya gelir. Doğum tarihi geleneğe uyularak Kur'an-ı Kerim'in iç sahifesine kaydedilir. Babasının adı Mahmut Niyazi, annesinin adı Zeynep Ziynet'tir.

Dört yaşında okuma yazma öğrenir. Okumaya başlarken dört derece miyop gözlüklerle tanışır.

Yedi yaşına kadar Antakya'da yaşar. İlköğrenimine Antakya'daki Habibünneccar İlkokulu'nda başlar. 1923'te tekrar Reyhanlı'ya döner ve Reyhanlı İlkokulu'na devam eder.

1928'de ilkokulu bitirip, Antakya'ya gider ve Antakya Sultanisi'nde ortaöğrenimine başlar. Okulun on birinci sınıfında iken bitirme sınavlarında başarılı olur ama mezun olamaz. Çünkü aynı yıl lise on iki sınıf olur ve ikinci bitirme sınavı konur.

Liseyi bitiremez ve 1936'da İstanbul'a gelir ve Pertevniyal Lisesi'nin on ikinci sınıfına kaydolur. Hocaları İhsan Kongar, Nurullah Ataç, Keyse İdalı'dır.   İstanbul'da Nazım Hikmet ve Kerim Sadi ile tanışır. Kumkapı talebe yurdunda kalır.

İstanbul'da aradığını bulamaz ve 1936 Mayıs'ında tekrar Hatay'a döner. Lise öğrenimini Antakya Sultanisi'nde tamamlar ve 1937'de İskenderun'un Haymeseki Köyü'nde İlkokul öğretmenliğine başlar. Aynı yıl İskenderun Tercüme Bürosu Reis Muavini olur. Bir yıl sonra ise (1938) Hatay'ın Aktepe Kasabası'nda Nahiye Müdürü olarak görev yapar ve 1939'da Nahiye Müdürlüğü görevine son verilmesi üzerine doğum yeri olan Reyhanlı'ya döner ve sırasıyla Ayrancı Köyü'nde öğretmenlik, THK'de sekreterlik, Belediye'de kâtiplik gibi görevlerde bulunur. Aynı yıl tevkif edilir...

İdam talebiyle yargılanıp beraat eder, tekrar İstanbul'a gelir (1940). Yabancı Diller Yüksek Okulu'nun sınavını kazanarak yüksek öğrenimine başlar.

Yabancı Diller Yüksek Okulu'nu bitirir, mecburi hizmet dolayısıyla Fransızca öğretmeni olarak Elazığ'a tayin edilir (1942). Bu sırada Coğrafya öğretmeni olan Fevziye Menteşeoğlu ile tanışır ve evlenir (1942).

Evlenip yalnızlıktan, öğretmen olup açlıktan da kurtulup, Elazığ'da duygu yüklü insanlardan müteşekkil bir çevre edinir. Bu süreçte iki gözündeki yüksek miyop nedeniyle askere alınmaz (1943). Fakat burada da aksilikler, acılar onun yakasını bırakmaz. 1945 Şubatı'nda öğretmenlikten istifa eder. Zira yine kendisi gibi öğretmen olan eşinin tayini Elazığ'a çıkmadığı gibi, eşi Fevziye Hanım Elazığ'da iki de çocuk kaybetmiştir. Ancak İstanbul'da doğum yapabileceğinin anlaşılması üzerine yine birtakım haksızlıklara uğrayarak İstanbul'a döner.

İstanbul'a dönüşte bir oğlu olur ve ilk kez babalıkla tanışır (1945). Oğlunun adını Mahmut Ali koyar. Bir yıl sonra ikinci kez babalığı tadar. Kız olan çocuğunun adını ise "Ümit" koyar (1946). Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Fransızca okutmanı olarak göreve başlar.

Yaşamın albastıları, hafakanları durulmaya başladığı bir süreçte karşısına bu kez de onu en büyük aşkı olan kitaplarından ayıracak bir kaos, bir acı fırtınası çıkar: Gözlerini kaybetmesi...

Çocukluğundan itibaren başlayan gözlerindeki rahatsızlık artık bu düşünce adamının harlı okuma biçimine dayanamaz ve yorgun düşer. Gözlerinden birkaç kez ameliyat olur. Sonuç başarısızdır (1954). Mücadeleyi bırakmaz. 1955 yılının başlarında düşünce ekseni olarak telakki ettiği Paris'e gider.  Gözlerinden yine birkaç ameliyat geçirir, ne ki sonuç yine olumsuzdur.

Gözlerini kaybetmesiyle birlikte, en büyük aşkı olan kitaplarıyla arasına karanlık ve ağır bir perde iner. Mutsuzdur, ümitsizdir, bedbindir, sürekli olarak ölümü düşler.

Gözlerini kaybedenci, karanlık dehlizlerde tutsaklığın, korkunun, ümitsizliğin kıskacında kalır. İçinden kopan canhıraş feryadlar gözlerinden akan pınarlara dönüşür. Her şeyini kaybetmiştir artık o. Çünkü bir entelektüel için gözleri yegâne hazinesi, aşkları olan kitaplarıyla arasındaki bağdır. Dolayısıyla, gözlerini yitirmekle her şeyini yitirmiştir. Bu nedenle ölümü bir kurtarıcı olarak arar; intihar düşüncesi bir ur gibi zihninde odaklanır.

"Işık bir vefasız sevgili gibi onu terk etmiş, karanlıklara gömerek veda etmiştir. Hem de ne veda!.. O, karamsar, ürkek zayıf bir insandır artık, kanatları kırılmıştır. Çünkü onun için körlük bir nevi ölümdür..."

Böyle bir ahvalde olumsuzluk deveranının kıskacında yol alırken içindeki ışık yanmaya başlar. İşte bu süreçte Hind Edebiyatıyla karşılaşır. Hind düşüncesiyle karşılaşması onun için Asya'nın keşfi olur. Aslında kelimenin tam anlamıyla kendini keşfi... Çünkü Hind'in sihriyle büyülendiği yıllarda, bir Konya yolculuğu onun için bir başka dünyanın kapılarını aralar. İşte bu dünya onun kendini, kendi evrensel kültür ve uygarlığını keşfiyle neticelenir.

Artık o yolunu bulmuş "araftaki adamdır". İsyanları, ümitsizlikleri, kaosları bir dua olmuş; inkâr açmazlarına sed çekmiş, inancın dirilticiliği onun" kalb gözlerinin" açılmasına vesile olmuştur.

Yürek ülkesinde inanç rüzgârları esen Cemil Meriç, fildişi kuleden düşünce dünyasına aşk demetleri olan eserlerini arka arkaya sunar: "Hind Edebiyatı (1964)"; "Saint Simon (1967)"; "Bu Ülke (1974)"; "Umrandan Uygarlığa (1974)"; "Mağaradakiler (1978)"; "Kırk Ambar (1980)"; "Bir Facianın Hikâyesi (1981)"; "Işık Doğudan Gelir (1984)"...

1984 Ağustos'unda beyin kanaması geçirir ve sol tarafına felç gelir.

12 Haziran 1987 günü öğleden sonra nefesi daralır. Ve o gece kör olan gözlerini yeni bir dünyaya açmak üzere bu dünyaya kapar.

Nâşı, sevenleri tarafından Üsküdar Yeni Camii'nden Karacaahmed Mezarlığı'na kadar omuzlarda taşınarak son yolculuğuna uğurlanır.

Bu vesileyle Türk düşüncesinin "araftaki" bu "münzevi yıldız"ına Allah'tan rahmet diliyorum...

Akif Edib

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 27.06.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: akif edib, yabancı dil, lise,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Akif Edip

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    2. İstanbul Camileri -1-
    3. Çocukluk ya da "alan da pişman almayan da pişman..."
    4. Çocuklara bir ders, bir hikâye ve birkaç öğüt...
    5. Çocuklara öğüt verici üç hikâye...
    6. İstanbul'un binlerce yıllık tarihi...
    7. Âkif'in tercüme ettirip dağıttırdığı eser: İslâm'a Çekilen Kılıç...
    8. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    9. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    10. Sultan Aziz'in katillerinin defterini düren zabit: Çerkes Hasan...
    1. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    2. Çocuklarımıza Sevgili Peygamberimizi Nasıl Anlatmalıyız?
    3. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'unun hikâyesi...
    4. Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi'den aşk dersleri...
    5. Erzurumlu Yeşilzâde Mehmed Salih Efendi'nin biyografisi...
    6. Sultan Hamid'in büyük kabahati; farmasonlar, irtica...
    7. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    8. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    9. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    10. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    1. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    2. Millî Şair Mehmed Âkif'in hayatı -1-
    3. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    4. İmam Hâdimî'nin cigara fetvası ve cennet güllerini devşirmek...
    5. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    6. Feylesof Rıza Tevfik Bey'in hastanede altı hatim indirmesi...
    7. Şimdi öksüz ve yetim kalmanın iri, ağır hüznünü yaşıyoruz...
    8. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    9. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    10. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek