Önceki iki yazıda 'insanlık çare arıyor' dedikten sonra, gelecek yazıda 'çare' üzerinde duracağımı yazdım. Bu köşenin müdavimiyseniz 'çare'yi biliyorsunuz.
Bilmeyenler için lafı uzatmadan kestirmeden 'çare'yi hatırlatalım:
Çare "Adil Düzen"dir.
Çare "Adil Ekonomik Düzen"dir.
İşte, insanlığın 'çare ve çözüm' olarak aradığı ve bize göre bulduğu bu biricik yeni düzenin bazı detaylarına, mekanizmasının bazı ayrıntılarına bugün kısaca değinelim.
...
"Adil Ekonomik Düzen"in mekanizması çok basittir.
Liberalizmde olduğu gibi bu düzende herkes serbest rekabet içinde çalışacak.
Devlet her türlü muhasebe ve muamele hizmetlerini 'genel hizmet' olarak verecek, 'bedelsiz genel sigorta' yapacak, halka 'faizsiz selem kredisi' yani tüketim kredisi verecek, çalışanlara işverenleri borçlandırarak 'faizsiz çalışma kredisi' verecek, üretimin ana girdisi 'ham madde kredisi'ni de bu arada 'faizsiz' verecektir.
İşletmeci bu veriler sayesinde üretimini gerçekleştirecek ve ürettiği mamulü satınca parasını tahsil edecektir.
Hazıra ve ithalata dayalı 'tüketim ekonomisi' değil de, asıl olması gereken 'üretim ekonomisi' böyle gerçekleştirilecek.
Devlet verdiği 'faizsiz krediler ve genel hizmetler' karşılığında 'hâsıladan ve cirodan vergi' alacak.
Devlet bu vergi gelirleriyle çalışamayanlara, muhtaçlara ve miskinlere yapması gereken yardımları yapacak.
Devlet insanlara hakları olmayan bir şeyi değil, insan olarak hayatta olan herkesin tabiî hakkı olan 'yeryüzünün kira payını' verecektir.
Yol, su, elektrik, yakacak gibi zaruri ihtiyaçların yarısı 'parasız' olacak, daha fazla tüketim yapanlar için diğer yarısı 'iki misli fiyatla' satılacaktır. Bu hizmetlerin yarısı halka bedava bölüştürülecek, böylece normal tüketim ile aşırı ve israfa dayalı tüketim arasında 'denge' ve 'adalet' sağlanacaktır. İsraf yapanlar bedelini ödeyecek.
...
Bu sistem 'kapitalizm' değildir, çünkü tekel sermayenin sömürüsü önlenmiştir.
Bu sistem 'sosyalizm' de değildir, çünkü halk mülkiyetine dokunulmamıştır.
Bu sistemin temelleri Hazreti Davut peygamber zamanında başlatılmıştır.
Halkın yapacağı işleri halk serbest rekabet içinde kendisi yapar.
Devlet 'faizsiz kredi' verir ve 'genel hizmetleri' yapar.
Halkın yapamayacağı işler 'vakıflar' şeklinde yapılır ve bunlar devletin denetimindedir ama bunların her biri bağımsız işletmedir.
Bir örnek verelim. Mesela, yollar ve köprüler böyle işletilir, halk bedava gelip geçer, arabalar bedava gelip geçer. Arabaya veya yakıta konan zamla masraflar karşılanır.
Çare bu, çözüm bu, sistem bu, düzen bu.
Daha farklı bazı detaylar gelecek yazıda.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




