"Coni yerine Mehmetçik mi ölsün?" başlıklı makalem dolayısıyla onlarca telefon aldım.
Okuyucularımız, özellikle Zaman Gazetesi yazarı Ali H. Aslan'ın "ABD'nin dünyaca sevilen yeni başkanı Barack Obama'nın, ilk büyük uluslararası turunda Türkiye'yi de kendine durak olarak seçmesi, son derece olumlu bir gelişme. Dostları sevindiren, düşmanları çatlatan bu kararda emeği geçen Türk ve Amerikalı herkesi tebrik etmek lazım. Türkiye, büyüyen ekonomisi, gelişen demokrasisi ve aktifleşen dış politikası ile dünyada giderek dikkat çeken bir ülke. Herkesin ev sahipliği yapmak için adeta peşinden koştuğu popüler bir ABD başkanının, henüz görevinde ilk yüz gününü dahi tamamlamamışken Türkiye'yi ziyaret etmesi, ülkemizi olumlu manada dünya gündemine getirecek; uluslararası tanıtımına, prestijine ve etkinliğine büyük katkıda bulunacaktır. Obama, bu kararıyla 'Ben Türk halkını ve devletini çok önemsiyorum' mesajını vermiş, büyük bir jest yapmış oluyor. Dost düşman herkes bundan gerekli mesajları çıkaracaktır... " şeklindeki ifadeleri karşısında çok şaşırdıklarını dile getirdiler. Alıntının devamını internetten okuduktan sonra dehşete düştüklerini ifade ettiler.
Öte yandan, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek ile de makalenin ardından bir telefon sohbeti gerçekleştirdik. Sohbetimizde Yülek, ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye'yi ziyaret edeceğinin açıklanmasının ardından Türk basınında yer alan yorumları eleştirdi.
Ali H. Aslan'ın yorumu Yülek'in de dikkatini çekmiş. Yülek, Aslan'ın Obama'yı yere göğe sığdıramayan övgülerini ve söz konusu ziyareti Türkiye'nin büyük bir başarısı olarak gören yargısını, Bediüzzaman Saidi Nursi'nin *'Canavara mahbup, onun iştahını artırır, ayrıca diş kirası ister' şeklindeki sözünü hatırlatarak değerlendirdi. Ve "Dolayısıyla Amerika, karşısındakini yemekle yetinmeyerek, bunun da ötesinde seni yedim diyerek diş kirası isteyebilir" biçiminde ironik bir ifade kullandı.
Uzun telefon sohbetimizde Yülek, 1 Mart Tezkeresi sonrası hükümetin Washington'un taleplerini karşılamak ve bu durumu telafi etmek için bir genelge çıkardığını söyledi. Dışişleri Bakanlığı'nın çıkardığı bu genelgeyle, ABD'nin Irak'taki güçlerine Türkiye'deki 6 liman ve 7 havaalanından lojistik destek sağlandığını belirtti.
Doç. Dr. Oya Akgönenç de ABD'NİN STRATEJİSİ DEĞİŞİRKEN, TÜRKİYE'NİN TERCİHLERİ başlıklı makalesinde aynı konuya dikkat çekti. Makalesinde halkımızdan gizlenen gerçeklere işaret eden Akgönenç, "...Bilindiği gibi 2003 yılında Türkiye, Irak'a ABD askerlerinin Türkiye üzerinden gönderilmesi işine ve en az dokuz, on ilimiz üzerinden 62,000 ABD askerinin Irak'a taşınmasına sıcak bakmamış ve sonunda 1 Mart Tezkeresi de TBMM'den geçememişti.
Ne yazık ki daha sonra hükümet ABD'yi memnun edebilmek için türlü formüller kullanmış ve böylece hem Irak'a ve hem de İsrail'e birçok savaş maddesi diğer "masum" emtia arasında geçirilmişti. Hem de halktan saklanarak..."değerlendirmesinde bulundu.
Sürekli vurguladığım gibi, Obama'nın kucağında Türkiye'nin çıkarlarına aykırı bir dizi talep var. Yani iddia ettikleri gibi, Obama Türkiye'nin önemimi vurgulamak için falan gelmiyor. Onun amacı başka...
Ne mi?
Onu da "Hillary ile 7 konuda pazarlık" (12.03.2009) başlıklı makalesinde Mehmet Ali Birand söylüyor :
"Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın Ankara ziyaretinde, aslında son derece önemli süreçler başlatıldı. Aşağıda sıralayacağım konularda belirli adımlar atıldı. Sonuç alınması çok zaman alacaktır, artık büyük bir "alış-veriş" veya "pazarlık" döneminin açıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Zaman içinde yeni gelişmeler yaşanacak ve bu alış-verişe yeni "mallar" eklenecektir mutlaka, ancak ben size şimdilik gözlediğimiz kadarını aktaracağım.
ERMENİSTAN: Obama yönetimi, seçim sürecinde Ermenilere söz verdi. Soykırım iddialarını destekleyeceğini söyledi. Şimdi bu vaatlerinden geri dönebilmek için Ankara'dan bir jest bekliyor.
AFGANİSTAN: ABD, Afganistan konusunda çok sıkıştı. NATO müttefiklerinden ilave asker istiyor. Bu konuda eli en rahat ülke de, Türkiye. Almanya veya Hollanda hükümetlerinin asker göndermeleri kamuoyunda çok tepkiye yol açıyor, oysa Türkiye'de olay alkış topluyor. Kahraman Türk Askerinin sınır dışı görevi, milli gurur kaynağı oluyor.
Türkiye'nin elindeki en önemli joker kartı da bu. Hemen her alanda oynanabilinecek bir kart."
Kıbrıs, Enerji, Ortadoğu-İran, Irak, Kuzey Irak ve PKK başlıklı diğer pazarlık konularındaki ifadeleri de yukarıda yer verdiğim ilk iki maddeden aşağı kalır gibi değil.
Tek kelime ile rezil bir yaklaşım ile yorumlanmış açıklamalara uzun olduğu için burada yer veremeyeceğim...
Birand'ın beyanatı ve yorumu, Obama'nın geliş amacına ilişkin dikkat çektiğimiz noktaların ne derece doğru olduğunu gözler önüne sürüyor.
Bilerek ya da bilmeyerek alkış tutanların çok ciddi hatalı yaklaşımlarını da...



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



