Son kitabında “Amerika’nın yol ayrımında olduğunu” belirten Francis Fukuyama, Bush iktidarını yönlendiren Neo Con’ların dayattığı politikaların yanlışlığının anlaşıldığını yazdı. Hatta Fukuyama, daha önce “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”ni birlikte hazırladıkları Neo Con’ları bugün geldikleri nokta itibariyle desteklemesinin mümkün olamayacağını açıkladı.
Neoconizme açıkca tavır alan Francis Fukuyama, Wall Street Journal’a yazdığı son makalesinde Bush yönetiminin Ortadoğu politikasını sert bir dille eleştirdi.
Fukuyama sıradan biri değil, Amerikan dış politikasının oluşumunda geçmişte etkin görevlerde bulunmuş, Amerikan başkanlarına akıl hocalığı, önemli üniversitelerde hocalık yapmış birisi… Amerikan üst yönetimine bu kadar yakın duran birinin, mevcut yönetimin gidişatı hakkında yaptığı eleştiriler de ister istemez önem kazanıyor…
Fukuyama: BOP geri tepti
Fukuyama, ABD’nin uygulamaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesi’nin gerçekçi olmadığını belirterek Wall Street Journal’daki makalesinde şu yorumu yapıyor: “Ortadoğu’da demokrasiyi, yüksek profilli bir demokrasi söylemi ve yerel örgütlere mali destek yoluyla yaymaya yönelik Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika girişimi, ilk başta Irak’ın başarılı bir şekilde demokratikleşmesini hızlandıracak bir yöntem olarak düşünülmüştü. Ama şimdi böyle bir hız söz konusu bile olmadığı gibi, hareket tümüyle geri tepti…”
ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi, tehdit olarak algılanan ülkelerin “hizaya getirilmesini” amaçlıyor. “Bush Doktrini” adı verilen yeni strateji, Amerika’nın saldırgan tutumunu teşvik ediyor. ABD, ilerde tehdit unsuru olabileceğinden şüphelendiği ülkeleri bile kuşatma altına alıyor, tehdit ediyor. Uluslararası mekanizmayı da kullanarak adeta dünyadan tecrit ediyor.
Bush Doktrini ve BOP, dünyaya zorla birşeyler dayattığı için Fukuyama’nın da altını çizdiği gibi geri tepiyor. Saldırganlıkla, işgalle, zorbalıkla birşeyi kabul ettirmenin mümkün olmadığı artık daha iyi anlaşılıyor.
Küresel işgal operasyonları
Francis Fukuyama, Wall Street Journal’deki yazısında Amerika’nın Irak işgaline de değiniyor. Irak’ta işlenen cinayetlerin, yapılan işkencelerin, insanlıkdışı uygulamaların tüm dünyanın tepkisini çektiğini belirten Fukuyama, bu yapılanların Irak’a demokrasi götürme iddiasıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusunu soruyor.
Fukuyama, ABD’nin Irak işgali konusunda şu ilginç değerlendirmeyi yapıyor yazısında: “Irak savaşının Ortadoğu’da ABD’nin liberal demokrasi gibi değerlerinin prestijini artırdığını söyleyemeyiz. ABD’nin hukukun üstünlüğünü yayacak ahlaki otoritesi de yok; bölgede Amerika denince ilk akla gelen Guantanamo, Bagram ve Ebu Garib’deki esirlere yapılan muamele. Bush yönetimi birkaç düşük rütbeli asker dışında kimseyi esirlere kötü muamele yüzünden cezalandırmış değil. Amerikalıların hukukun üstünlüğü ve insan hakları konularında ısrar etmesi, tek kelimeyle ikiyüzlülük…”
Bush yönetimi işgal ettiği Irak’a güya “özgürlük ve demokrasi” götürecekti ama kan ve gözyaşından başka bir şey götürmedi. Sadece işgal ettiği Irak değil, tüm bölge bugün Amerikan istilası altında…
Fukuyama, Bush yönetiminin özgürlük diyerek istila operasyonu başlatmasını yumuşatarak “ikiyüzlülük” şeklinde tanımlıyor ama bugün gelinen noktayı tarif etmek için bu ifade çok hafif kalıyor.
ABD’nin yaptığı düpedüz küresel işgal!..
İşgalin kılıfı “özgürlük ve demokrasi” ama örtünün altına bakıldığında görünen, “gücü hak sebebi sayan” zorba bir zihniyet…
Fukuyama bile bu zorba zihniyete isyan ediyor, bugün Bush ve ekibinin yürüttüğü politikaların dünyaya büyük zarar verdiğine dikkat çekiyor.
Amerikan yönetimlerinin akıl hocası Fukuyama’yı bile tedirgin eden Bushizme karşı artık daha ciddi önlemler almak, küresel istilaya karşı birlikte direnmek, zorbalığa karşı durmak gerekiyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



