milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

Burnumuza yeni halka takılacak!

15 NİSAN 2008
SAL 00:13

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

IMF ile 1 Ocak 1961’den bu yana 19 kez stand-by anlaşması yapan Türkiye, yeni bir karar arifesinde. 10 Mayıs’ta sona erecek 19’uncu stand-by sonrasında Türkiye’nin IMF ile ‘yola devam mı, tamam mı’ diyeceği bu ay sonunda netlik kazanacak. Ancak, görünen tablo herkesin IMF’den kurtulduğu bir dönemde Türkiye’nin IMF ile yollarlarını ayırmayacağını gösteriyor. Zira AKP iktidarı bunun sinyallerini verdi ve anlaşmanın koşullarını belirlemek için yoğun mesaisini Ankara ve Washington’da sürdürdü.

Peki, IMF, Türkiye için olmazsa olmaz mı? Orta ve uzun vadede IMF’nin kendisi kalacak mı? IMF’ye üye 155 ülke bulunmakla birlikte, 2008 yılı başı itibarıyla dünyada IMF’ye borcu olan sadece 7 ülke bulunuyor. IMF, Arjantin ve Brezilya’nın da tüm borçlarını erken ödemesiyle şu anda en borçlu ülke konumunda Türkiye bulunuyor. İkinci olarak Endonezya var. Gelişmiş ülkeler ise 1970'lı yıllardan bu yana IMF'den hiç kredi kullanmıyor.  Brezilya ve Arjantin'in IMF'ye olan toplam 25 milyar dolar civarındaki borçlarını erken ödeyerek kapattı. Türkiye şu anda IMF'ye 7 milyar dolar borç ile birinci sırada. IMF'ye en fazla borcu olan diğer ülkeler ise Endonezya, Uruguay, Ukrayna ve Sırbistan geliyor.

IMF’nin dünyada yeri kalmadı

Görünen bu tablo haliyle IMF’nin Türkiye’yi değil, Türkiye’nin IMF’yi kurtaracağını gösteriyor. Prof. Dr. Ercan Uygur, IMF’nin tüm ülkelerle bu anlamda ilişkisinin bittiğine dikkat çekiyor: “Artık çok ciddi bir şekilde ‘IMF’nin kuruluş amacı ve misyonu da bitti’ diyenler var. Böyle bakarsanız, bitmekte olan bir kuruluşa vazgeçilmez olarak bakmak bence çok da doğru olmaz.”

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Türkel Minibaş’a göre, IMF’nin işlevi yeni global düzende ortadan kalktı. IMF ve Dünya Bankası artık hantal örgütler haline geldi. Minibaş, “Bunun için zaten diğer bir örgüt olan Dünya Ticaret Örgütü kurulmuştu. Şu anda kriz ve savaş sürecini de hesaba katarsak, bunun IMF’yi zaten iyice işlevsiz hale getirdiğini açıkça görürüz. Artık IMF'nin güç toplayıp tekrar canlanmasından ziyade, üçüncü dünya ülkelerine danışmanlık yapan kurum haline geleceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.  Ama asıl görevi ya DTÖ ya da yeni bir kurum yapacak. Çünkü IMF İkinci Dünya Savaşı paylaşımına göre kurulmuş bir örgüt. Misyonlarını tamamladılar. IMF'nin yeri kalmadı artık. Tek büyük müşterisi de Türkiye kaldı. Geçen haftaki Standard and Poors'un Türkiye'nin notunu düşürmesini de bu bağlamda düşünmemiz lazım. IMF'ye gereksinim duymamasına rağmen IMF'yi kurtaracak olan tek ülke de neredeyse Türkiye. Bu yüzden Türkiye IMF'ye değil de, IMF'nin Türkiye’ye dört elle sarıldığını görüyoruz zaten.” görüşünü dile getiriyor. 

2007’de ‘IMF’yi kovacağız’ dediler

Evet, Prof. Minibaş’ın dediği gibi IMF, Türkiye’ye dört elle sarılıyor ama aynı Türkiye’de o oranda IMF’nin kapısından ayrılamıyor. Hem de Başbakan Erdoğan’ın tam bir yıl önce Şubat 2007’deki şu sözlerine rağmen: “ “IMF'ye borcu 23.5 milyardan 10.7 milyar dolara düşürdük. Yıl sonunda 6.6 milyar dolara inecek. Stand-by 2008'de doluyor. 2008 geldiğinde hükümetimizin gündeminde olacak. Değerlendireceğiz, ihtiyaç yoksa yeni bir anlaşma yapmayız”. Türkiye için sevindirici sayılan bu beyanat, IMF ve temsil ettikleri (!) için aslında bir tehdit sayılabilir. Çünkü bu cümleler “IMF’le ilişkimiz bitiyor” demek aynı zamanda. Bugün artık 2008 yılındayız! Peki, IMF’le ilgili hükümet gündemi nerede? Biz söyleyelim, şu an ABD’de. Bakan Mehmet Şimşek eliyle imzalanacak yeni IMF anlaşması görüşmeleri yapılma yolunda. Hem de Şimşek’in ‘Borcu erken kapatmak yok!” cümleleri eşliğinde.. Şimdi sormak gerekmiyor mu; “ “Borcu erken kapatmak yok” nasıl bir şeydir, borcun devam etmesi ne anlama gelir, Türkiye’nin elini kolunu bağlayan, dış ilişkilerde pranga sayılan borç illetinden bir an evvel kurtuluş yollarını dışlayan bakış nedir sorgulamak icap ediyor.” Peki şimdi ne olacak? Bakan Şimşek’e göre gönümüzde iki yol var. Türkiye IMF ile ilişkilerinde ya program sonrası izlemeye geçecek ya da “ihtiyati” stand-by anlaşması imzalayacak. Öyle oluyor zaten!

Mektupta enerji ve bankacılık var

Öte yandan, Türkiye’nin son gözden geçirmeye ilişkin niyet mektubu hazırlanmış durumda. Kural olarak gözden geçirme toplantılarının sona ermesinden sonra IMF’ye verilmesi gereken mektup, geçen hafta hazırlandı ve detayları basına sızdırıldı. Ankara görüşmelerinin ardından bir değişiklik geçirmeyen mektupta, “yapısal reformların gerçekleştirileceği” ve “küresel gelişmeler de dikkate alarak, güçlü bir kamu maliyesine yönelik önlemlerin uygulanacağı” ifade ediliyor. Hükümet tarafından IMF’ye verilecek mektupta, kamu maliyesine yönelik tedbirler için gerek gelir arttırıcı, gerekse maliyet kısıcı tedbirlere gidilecek. Gelir arttırıcı önlemler arasında, daha sıkı bir vergi politikası ve vergi denetiminin gerçekleştirileceği taahhüt edilecek. Bu çerçevede tüketim alanında yeni vergilerin gündeme geleceği belirtilirken, kimi vergi kalemlerinde de artışların gözlenebileceği belirtiliyor.

Bakan Şimşek, ABD’de mektup teslim etti

İMF heyeti, geçtiğimiz hafta Ankara’da yaptığı görüşmelerin ardından son stand by anlaşmasına ilişkin gözden geçirmelerin Türkiye ayağını tamamladı. Heyet, daha sonra Washington’a geri dönerken, Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’i de beraberinde götürdü ve görüşmelerin geri kalanına ‘ev’inde devam etti.

Ankara görüşmelerinin ardından bir açıklamada bulunan Bakan Şimşek, IMF ile yapılması planlanan yeni anlaşma seçenekleri arasında, “program sonrası takip mekanizması” ve mali fon içermeyen “ihtiyati stand-by programı” bulunduğunu teyit etti. Bunlardan, özellikle ikinci seçenek öne çıkarken, bu seçeneğin IMF’nin ekonomideki rolünü daha da arttırması bekleniyor.

“İhtiyati stand by” seçeneği, doğrudan bir mali fon içermemekle birlikte, “ekonomi zora girdiğinde” fon kullanımını öngörüyor. Uluslararası borçlanma koşullarının son kriz nedeniyle zorlaştığı bir dönemde, bu “ihtiyati” tercihe başvurulması yüksek olasılık olarak görülürken; böylesi bir borçlanmanın “ekonomi zorda” mesajı taşıyacağı için uluslararası borçlanmayı daha da zorlaştıracağı kaydediliyor.

Şimşek, yaptığı açıklamada “IMF’li veya IMF’siz önümüzdeki 5 yıllık bir dönemde Türkiye’nin yatırım ihtiyaçlarını, Türkiye’nin yapısal reform ihtiyaçlarını da içine alan ve onun karşılığını bütçelemiş bir plan üzerinde çalışıyoruz” diye konuşurken, bu durum IMF’yle en az beş yıllık bir ilişkinin daha tasarlandığı biçiminde yorumlandı.

Her şeyi özelleştirecekler

Öte yandan, gerek düşen tüketici güveni, gerekse artan hanehalkı borçlanması, hükümetin gelir arttırıcı önlemlerinin sorgulanmasına neden oluyor. Çeşitli göstergeler tüketici güveninin ve harcama eğilimlerinin son 4 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ederken; tüketici kredileri ve kredi kartlarının oluşturduğu toplam borç hacmi yalnızca 2007 yılında yüzde 50 artmış durumda. Uluslararası ekonomik krizle birlikte gelecek beklentilerinin bozulduğu ve “tüketim yerine borç ödeme” eğiliminin arttığı belirtiliyor. Son dönemde görülen tüketim eğilimindeki düşüşün kaynağı olarak gösterilen bu durumun, hükümetin bütçe gelir beklentilerini de boşa çıkaracağı yorumu yapılıyor. IMF’ye verilen niyet mektubunda “Maliyet kısıcı” tedbirler arasında ise, “kamu personel rejiminin daha da rasyonel hale getirilmesi” ve “KİT’lerin mali ve idari yapısının güçlendirilmesi” telaffuz edilecek. Bu durum, kamu ücret politikasının emekçiler aleyhine düzenleneceği anlamına geliyor. Öte yandan, son taahhütle birlikte KİT’lere yönelik yatırımların daha da kısılacağı yorumu yapılıyor. Niyet mektubunda, enerjide serbestleşmenin daha da güçlendirileceği ve özelleştirmelere hız verileceği belirtilecek. Hükümet, enerjide serbestleşme ile özelleştirme çalışmalarının hızla tamamlanmayı taahhüt edecek. Öte yandan, hükümetin 2008 yılı özelleştirme gelir beklentilerinde önemli yer tutan kamu bankalarının da, “programlandığı gibi özeleştirileceği” taahhüt edilecek. Mektupta ayrıca yüzde 6,5’tan yüzde 5,5’e çekilen faiz dışı fazla hedefinin de yakalanacağı vurgulanacak.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 15.04.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Necmettin Çakmak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Ovalarımızdan borç akıyor!
    3. İşsizin parasına göz dikenler
    4. İsrail tohumlarına hayır!
    5. Bu anlaşmalar iptal edilmedikten sonra..!
    6. 28 fidanı daha aldı kara zindan
    7. Yetim büyüdü, yetimler bıraktı...
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    10. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Doğu insanı ne istiyor, ne diyor?
    3. Milli gelir yükseltilecek; yükselt!
    4. İşsizlik kağıt üzerinde nasıl düşürülüyor?
    5. Enflasyon düşse ne olur, düşmese ne olur?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Modern tefeciler tek tuşla soyuyor!
    8. Burnumuza yeni halka takılacak!
    9. Bitlisli çok mu şey istiyor?
    10. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    1. Cipe binip ‘caka satan’ haramzadelere!
    2. Fakirlik üreten büyüme!
    3. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    4. IMF gitti, dertler bitti mi?
    5. Vergi şampiyonu kim olsun?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Özelleştirme sevdası…
    10. Krizin sadece adı değişti
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek