milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI

Bunlar böyledir...

27 ŞUBAT 2011
PAZ 02:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

3 Kasım 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı ya da Gülhane Hatt-ı Hümayunu, tarihimizin ilgi çekici olaylarından birisidir. Osmanlı ahalisi, neye yarayacağını pek bilmediği fermanın uzun metnini yaşananlara bakarak tek bir cümlede özetlemeyi tercih eder: "Artık gavura gavur demek yasak!".

Bu Hatt-ı Hümayun'dan önce de bazı gerçeklerin uluorta her  yerde söylenmemesi hali vardır muhakkak. Ancak günümüzde bu durumun çok gelişkin olduğunu ve bilinip de söylenemeyen şeylerin iyice arttığını söylemek gerek.

Geçtiğimiz günlerde bir ilahiyat profesörünün 'dekolte giyinmenin mahzurları' cümlesinden olmak üzere söylediği bazı sözler ortalığı karıştırdı.

TBMM'de görüşülmekte olan bir kanun teklifi ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine bir açıklama yapan Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Çeker'in, "Taciz olayında dekolte giyinen kadın tarafından gerçekleşen bir tahrik varsa burada iki taraf da eşit derecede suçludur..." manasına gelen sözleri, konuyu dillerine dolayan bir kesim tarafından 'taciz' kelimesi 'tecavüze' dönüştürülmek suretiyle, tecavüz olayında sadece kadın suçludur şekline dönüştürüldü.

Prof. Orhan Çeker, konuyu açıklığa kavuşturabilmek ve ne demek istediğini anlatabilmek maksadıyla ne yaparsa yapsın; söylediklerinin esasıyla hiç alakası olmayan açıklamalar, yorumlar, kınamalar birbirini izlemeye başladı. Malum, en azından Tanzimat'tan beridir ki, 'gavura gavur demek yasaktır'. Ya da: Her doğru her zaman söylenmez!..

Konuyu, söylenenlerden soyutlayarak kadınların açık saçık giyinebilme haklarına dil uzatılmasının yanlışlığı noktasına taşıyanların; kadınların tesettüre tabi olarak giyinebilme haklarına şiddetle karşı oldukları bilinen çevrelere mensup olmaları, bir tesadüf değil.

Bunlar böyledir çünkü...

Üniversitelerde kılık kıyafetin serbest olduğuna dair bir kanun maddesi varken, olmayan bir yasağı yıllarca uygulatabilenler de aynı çevreye mensupturlar.

Yine mesela, orta öğretimle ilgili kılık kıyafet yönetmeliğinde bulunan 'saçların açık olması gerektiği' maddesine sıkı sıkıya sarılıp da; 'kız öğrencilerin etek boylarının dizkapaklarından aşağı olması gerektiği' hususunu görmezden gelen, dahası bu konuya dikkat çekmek isteyenleri 'gerici' olmakla itham edenler de aynı mahallede otururlar...

Bu mahalle mensuplarının hakikaten 'hayat tarzlarını korumak' için mi böyle davrandıkları, yoksa içinde bulundukları toplumu ahlaken mümkün olduğu kadar zayıflatabilmek için mi gayret ettikleri, karmaşık bir konudur. Çünkü yapmak istediklerini söyledikleriyle, bunların muhtemel neticeleri arasında tam bir uçurum vardır.

Suyun ıslatması ve ateşin yakması kaçınılmaz bir sonuçtur... Ancak bu kesim mensuplarına göre suyun ıslatmaması, ateşin de yakmaması gerekir. Çünkü onlar öyle düşünmekte ve istemektedir.

Esas sıkıntı da, bu kesimin aktif oldukları hususlarda söz söylemenin zor olmasıyla alakalıdır. Söylenebilecek hemen her söz, ne kadar doğrunun ifadesi olursa olsun; tıpkı Prof. Orhan Çeker olayında olduğu gibi sıkıntılı sonuçlar doğurmaya adaydır.

Aşağıdaki alıntı, Hürriyet'te yazan Pakize Suda'nın kadınları konu edinen eski bir yazısından. Konuyla alakasını da siz kuruverin artık:

"... Vücutlarını göstermeye bayılırlar. Açık, dar, şeffaf, kısa giyerler. Sonra da "neden bakıyorsunuz?" diye sinirlenirler. Aslında amaçları baktırmaktır ama bunu asla kabul etmezler. Özgürlükten, rahatlıktan, medeniyetten falan söz ederler. Nereden biliyorsun, derseniz, ben de kadınım oradan biliyorum." (Pakize Suda; Biz Kadınlar. Hürriyet, 24.09.1998)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 27.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ekrem, kızıltaş, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ekrem Kızıltaş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İbret almak için...
    2. Ekmek ve katık...
    3. Mini çalıştay!..
    4. Taklitçiliğe karşıyız, ama...
    5. Kurallar hep çiğnenenecekse, yazılmasın bari...
    6. Bu ne menem bir haldir?..
    7. Mertlik ne alemde?
    8. Bunu hep yapıyorlar..!
    9. Kırk'ta otuz dokuz hüzün...
    10. 'Gazeteciliğe özgürlük!..'
    1. Menemen’de tam olarak ne olmuştu?..
    2. Kim yazdı o yönetmeliği?..
    3. Türkan Saylan’ın derdi...
    4. YÖK, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na göre YOK!..
    5. Cevabı sorudan daha “cıs’!..
    6. Sivas Sloganlaştırılmamalıydı...
    7. Çocuklar bile inanmaz!..
    8. Siz de kimsiniz?..
    9. Saygı gösterelim ama kime?..
    10. “Telafisi güç veya imkansız zararlar”!..
    1. Kızlara ayrı okul!.. Neden olmasın?..
    2. Ah bir dikine durabilsek!..
    3. Dünya sahipsiz değil!..
    4. Devletçilik mi yapsak acaba?..
    5. Havada bulut var...
    6. “Hayır”ların anlamı ne?..
    7. Türkan Saylan’ın derdi...
    8. Ne kadar para o kadar alışveriş...
    9. Keşke bitmiş olsaydı...
    10. Daha çok şaşıracağız!..
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek