Göğsü kınalı kuşum / ben sana vurulmuşum.
Böylemi girmek lazım acaba has bahçeye...
Böyle ahu zar nidalar salarak mı konmalı sevgilinin dalına. Orada sonsuz bir ilahi gibi inlemeli, ağlamalı, feryadı figan eylemeli ki sevgili insafa gelsin, gelsin ki gül yüzünü güneşe gösterir gibi göstersin. Âlem şenlensin de şen kahkahalar çınlatsın ortalığı. Bir neşe havası essin semai âlemde. Âlem neşeye gark olsun...
Ey nazenin sevgili, yetmez mi artık bunca işve, bunca naz. Yazık olmaz mı aşığının bağrını delercesine bakışlarınla bir hazan mevsimine davetiye çıkarır gibi nazar edişin? Yazık olmaz mı bağrını ateşlere vermiş aşığının yana yana diyar diyar dolaşması? Yazık olmaz mı kâm almadan dağ bayır inleyerek gezmesi? Aşkın yarası derin olur bilmez misin ey sevgili...
Bunca ahlara vahlara, inleyip etrafında pervane gibi dönmelere de iltifat etmezsin ha! Böyle midir aşkın alın yazısı ey sevgili? Böyle midir yüreğini dağlayarak dünya âleme aşkını ilan etmesi aşığının? Bu yoldan ölürüm de gene de dönmem diye naralar atması? Böyle midir, sonunda acı var, çile var, eziyet ve meşakkat var ama yol bu yoldur, sevgili bu yolun sonunda taht kurmuştur da beni bekliyor heyecanı içinde yola koyulması? Artık insaf etmez misin ey yâri güzin, ey nazenin bakışlı sevgili?
Demek ki bir trajedi değil bu. Demek ki bu bir aşk yarasıdır. O yüzden namı dilden dile dolaşmaktadır. O yüzden ferman dinlemez bir kalbin sahibidir. O yüzden dağları taşları vadileri gözü görmemektedir. O yüzden çölde perişan, aç ve susuz dolaşmak gönüle ceza değildir. O yüzden Safa ile Merve arasında koşar gibi kalbi heyecanla atmaktadır. Demek ki o varılacak yer, o baş koyulan meşakkatli yolculuğun varacağı son menzil, bu şarkılarla insafa gelecek, gönülden itiraflarla yanına buyur edecek bir sevgilinin yurdudur. Bu yoldan dönmek olmaz. Bu yoldan kaçmak olmaz. Ya bu yol alır beni ya ben bu yolu alırım düsturu ile yollardayım. Bu yol yol olalı çok âşıklar görmüştür ama böyle göğsü kınalı aşk yolcusunu görmemiştir. Ya ol ya öl. Var mı başka yol. Aşk olsun sevgili, aşk olsun...
Bülbülüm dilim niyazda.
Gözüm yok eğlencede sazda
Seher vakti olan nazda
Gül imiş benim kaderim.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



