Milli Görüş emeklerinin Meclis'imizde grup olduğu günlerde, MSP Genel Merkezi'ni ziyaret eden bir dost neşeyle ve çok kıymetli bir parçaya sahibiz vezninde anlatmıştı: "Filanı gördüm. Koridorları döve döve geliyordu. Açılın layn! En büyük mücahit geliyor, diye bağırıyordu."
İlk fırsatta ayrılacak olanlardan birinin o olacağını söylemem, elbette kabul görmedi sevincini kaybetmek istemeyen arkadaşımca. Lakin ilk koalisyon hükümetinde bakan dahi olan o kişi, sonraları dolaşmadık yer bırakmadı. Bir ara tekrar geldiğini de söylemişlerdi.
O ilk aşkla çalışmalarımızın meyveleri Meclis'e gönderdiğimiz 48 kişiydi. Kıbrıs Zaferi'ni kazandıran o koalisyondan sonra, o günlerin "ehven-i şer" partisinin beslemesi Bab-ı ali'nin baskısına dayanamayarak bir bir istifa etti 24 kadarı. Milli Görüş çizgisine gelmeden önce fikren ve cismen o ehven-i şer içinde olmalarının etkisi büyüktü ayrılmalarında.
Onlar geldiğinde sevinmiştik halbuki. Tercih ediliyor olmanın gururuyla az mı alkışlamıştık? Uyanamadık! Uyaran da olmadı. Demedi hiçkimse ehven-i şer partilerce artık safra muamelesi gördüğünü onların. Değişmeyecekler suçlamalarını ilk onlar mı seslendirmişlerdi?
Değişecektik, değişecektik, değişecektik ve bu ülkeye Fransız olacaktık, Alman olacaktık, İngiliz olacaktık, Amerikalı olacaktık. Belki de AB'li olacaktık.
Sonraki emeklerimizi Belediyelerimizde görmeye başladığımızda ise tercih fırtınasına tutulmuştuk. Gelenleri oturtma yarışında ne sandalye bırakmıştık, ne koltuk? Hatta başımızın üstünde kaşınacak yer dahi kalmamıştı.
Dört eğilimden eğile, büküle gelenlerin oralarda liste artığı olduğunu unutarak ve bir hayırları olacaksa neden oralarda olmadığını sorgulamadan öptük, öptük. Ta ki gittikleri güne kadar.
Arkalarından bağırmadık da değil. Gömleğiniz burada kaldı. Kimileri dedi ki: Biz gömleksiz güzeliz. Kimileri de zaten gömleksiz gelmiştik dedi.
Kurulmasına öncülük ettiği derneğin salonunda konuşuyordu: Demirel bu ülkeye Cumhurbaşkanı olmalıdır! Benim de duyduğum o zatı biz milletvekili yaptık, bakan yaptık. Demirel'in Cumhurbaşkanı olarak katıldığı bir toplantıda şarapçıların ona yuh çekmesine ise üzülmüştük ve üzülmüştük.
Hoca'm biz aşılıyız, diyor. Kına yakıcı medya bayramda: İstifalar sürüyor.
Kervan yürüyor, efendim!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



