Eğri oturup doğru konuşalım lafını sevmeyiz!
Doğru oturup doğru konuşmak varken niye eğri oturup doğru konuşmalıyız diye düşünürüz. Bugün de böyle bir durumla karşı karşıyayız!
Yani başkalarının eğri oturup doğru konuşalım dediği bizim ise doğru oturup doğru konuşmalıyız diye itiraz ettiğimiz bir durumla!
Haber Diyarbakır Dicle Üniversitesi'nin bayan rektörü ile ilgili!
Önce itirazımızı çeken haber başlığını okuyalım:
Kadın rektörün inanılmaz intikamı!
Haber başlığı insanda kadın rektörün rakibini belden aşağı vuruşlarla yok etmeye çalıştığı izlenimini uyandırıyor, değil mi?
Ama haberi okuduğunuz zaman olayın hiç de öyle olmadığı anlaşılıyor!
Dicle Üniversitesi Rektörlüğü için seçim söz konusu olduğunda diğer adayların yanı sıra ogünkü rektörün hanımı olan ve aynı zamanda bölüm başkanlığı görevini yürüten bir hanım öğretim üyesi de aday olmuş!
Üniversite bünyesinde yapılan oylamada en çok oyu olmasına rağmen YÖK tarafından Köşk'e gönderilen listede yer alamamış!
Köşk adaylar arasından en az oyu alan ve seçimlerde AKP'den aday olan bugünkü hanım öğretim üyesini Dicle Üniversitesi'ne rektör olarak atamış! Bizim AKP'ye olan muhabbetimizi(!) bilenler hemen bu hanım rektöre karşı peşin hükümle hareket edeceğimizi düşünebilirler!
Ama yanılırlar! Haberi okuyunca AKP'den aday olmasına rağmen bu hanım rektör hakkında kötü şeyler düşünmedik!
Halen Dicle Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürüten hanım öğretim üyesi iş başı yapınca geçmiş dönemi şöyle bir kurcalamış!
Ve yolsuzluk olarak adlandırılamasa bile bir takım usulsüzlükler tespit etmiş ve bu usulsüzlükleri yapanların üzerine gitmiş! Olayın özü bu!
Usulsüzlük yapanlar arasında eski rektörün eşi olan rektör adayı hanım öğretim üyesi de varmış!
Ve bu usulsüzlüklere bağlı olarak maaş kesme, kınama gibi cezalar verilmiş! Rektörlüğe aday hanım öğretim üyesi hakkında 11 soruşturma açılmış!
Bu soruşturmalarda usulsüz uçak bileti kullanma gibi, izinsiz şehir dışına çıkma gibi ve göreve geç dönme gibi konular varmış!
Ne şimdiki rektörü tanırız ne de aday olduğu zaman en çok oyu alan ama YÖK tarafından Köşk'e adı gönderilmeyen adayı tanırız!
Biz kafamızı haberin veriliş biçimine takmış durumdayız!
Yani mevcut rektör öteki rektör adayının bir takım usulsüzlükleri varken "Bu kişi benim rakibimdi üzerine gidersem yanlış anlaşılırım" diyerek görmezden mi gelmeliydi? Ortada gerçekten bir usulsüzlük varsa üzerine gidilmesi niye böyle intikam olarak takdim edilir?
Bu işte taraf olma, rektör seçilmeyen hanımı kayırma gayreti yok mu? Ortada bir usulsüzlük yoksa önce o ispatlanmalı ondan sonra hali hazırdaki rektör hakkında böyle bir başlık atılmalıydı diyoruz!
Mevcut rektör yanlıları da "Rektör, eski rektörün, rektör adayı olan eşinin ipliğini pazara çıkardı" gibi manşet atsalar şık olur mu?
Hasılı bu haber böyle verilmemeliydi diyoruz! Görevini yapan insanlar intikam alıyorlar diye takdim edilmemeliydi diyoruz!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



