Ne diyordu Orhan Veli, "Bu düzen böyle mi gidecek?/ Pireler filleri yutacak/ Yedi nüfuslu haneye, üç buçuk tayın yetecek"...Herkesin dilinde bir "ekonomik istikrar" teranesi... Neymiş? AKP hükümeti 8 sene içinde ekonomik istikrarı sağlamış, herşey güllük gülistanlık olmuş... Millet de, bu istikrarı onaylamış... Oysa ekonomi bir rakamlar bilimidir... Rakamlarla oynayabilirsiniz ama, gerçek rakamlar asla yalan söylemez... Deniliyor ki, enflasyon yüzde 10'lara sabitlendi. Piyasaya para sürmezseniz, işçi, memur aylıklarına zam yapmazsanız, yanisi insanların alımgücünde hiçbir değişiklik olmazsa, iş yapmak için esnaf, sanayici, işveren ürünlerinin sürümünü sağlamak için fiyatlarını artırmaz, dolayısıyla ortaya "sanal bir enflasyon düşmesi" çıkar. Buna, bastırılmış enflasyon denir...
Önceki gece ASKON'un iftar programına katıldım. ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca "Yaklaşık olarak söylüyorum. 126 milyar dolarlık ihracatta 100 milyar dolarlık dış açık veren bir ülke konumuna geldik. Cari açığımız şimdiden 40 milyar doları aşmış ve yıl sonu beklentisi 70-80 milyar dolar civarında. 735 milyar dolarlık bir ekonomi için gerçek anlamda büyük riskler. Evet enerji açığımız çok önemli bir yer tutuyor ama, artık ithal ara mal daha büyük bir risk haline gelmiştir. Son alınan tedbirler bu konu için bir çözüm ümidiyle alınmıştır. Her ne kadar serbest piyasaya, serbest kur dense de, Merkez Bankası'nın attığı bir kısım adımların kuru nasıl etkilediğine hep beraber şahit oluyoruz. Faizin artırılması yerine dövizin artırılması fikrinin cazip geldiği bir politika devrededir. Hem istihdamı destekleyecek hem kalkınmayı sağlayacak, hem de müzmin açıkların şerrinden bizi koruyacak bir büyüme stratejisi bulunmalı ve devreye sokulmalıdır. Sadece kamu rakamlarının dengede olduğu, sadece finans dengesinin süreli olarak tutulduğu bir ekonomi sağlamdır demek mümkün değildir. Kalıcı bir büyüme, reel sektörün üretim ve ihracat kapasitesinin diğer dengeleri kontrol ettiği süreçtir"
Bu tespitlere biz de sonuna dek katılıyoruz. Kamu rakamları dengede, "Kriz gelmez".... Finans rakamları yerli yerinde, "Kriz gelmez"... Kriz bizi teğet bile geçmeyecek...
Tekerlek kırıldıktan veya yerinden çıktıktan sonra yol gösteren çok olur. Önemli olan tekerlek kırılmadan veya yerinden çıkmadan tedbirini almak, ekonominin karadeliklerini tıkayacak tedbirleri tüm unsurlarıyla yerine getirebilmektir.
ASKON'un iftar programında Genel Başkan Mustafa Koca, "Küresel efendiler kriz biriktirmeye devam ediyorlar. 2008 şoku onlar için ders alıcı bir nitelikte olmadı" şeklinde bir cümle kurdu. Bana göre, tüm dünyayı kasıp kavuran, bazı ülkeleri iflasın eşiğine getiren krizin temel çıkış noktası işte "Küresel Efendilerin" kriz biriktirme hadisesidir. Çünkü, onlar kriz biriktirerek kendi sermayelerini büyütmekte, palazlanmakta, dünyanın değişik bölgelerindeki sömürge imparatorluklarını bu kriz beklentileriyle tahkim etmektedirler.
Küresel efendiler, Türkiye'de bir kriz oluşturmak isteseler, bunu beceremezler mi?
Sorulması ve cevaplanması gereken soru bu!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



