Evet bu bir yeniden doğuş olayıdır... Önemlidir, dünya çapındadır.
Mısır'da, Tunus'ta, Yemen'de başlayan, siyâsi patlamalardan söz etmek istiyorum.
Nemrutlaşmış, despot liderler bir bir alaşağı ediliyor, şuurlu imânlı kararlı unsurlar iş başına getiriliyor. ABD'ye AB'ye bağlanmış siyâsilerin devri kapanıyor. Sırada benzeri ülkeler de var, onlar da ister istemez bu kervana katılacaklar.
Türkiye bu gelişmeleri, iyi okumalı, bu konuda üzerine düşen görevleri en isâbetli şekilde yerine getirmelidir.
Bilindiği gibi, günümüzde, iki kutuplu dünya olgusu önemini kaybetmiş, dünyamız siyâsi, ekonomik ve askeri bakımdan çok kutuplu olmaya başlamıştır.
Eğer Türkiye elini çabuk tutarsa bu perakende kutuplaşmaları kendi haline bırakmayıp inisiyatifi ele alabilir. Çünkü Türkiye üç büyük kıtanın ortasındadır. Üç kıtanın ağırlığı, diğer iki kıtanın ağırlığından fazladır. Nemrutlaşmış liderlerden kurtularak, kendi aslına sâmimi olarak dönmeye kararlı olan İslâm ülkesi komşularımızla daha fazla ve daha hızla iş birliği yapabilir.
Kaldı ki hariciyemiz, vizeleri kaldırmaya başlayarak bu yeni oluşuma ışık bile tutmaya başlamıştır. Erbakan Hoca'nın kurduğu D-8'lerin temel hedefleri de zaten bu istikameti gösteriyordu.
Bu bir yeniden doğuş olayıdır demiştim. Bu olayın altyapısı ikinci dünya savaşını takip eden gelişme ve değişimlerle zaten hazırlanmış bulunuyor. Çünkü bilindiği gibi yakın zamanlarda dünya genelinde Nazizm, faşizm, komünizm ve kapitalizm gibi İZM'ler karmaşası yaşanmıştı. Bütün bu İZM'ler iflas etti, ortada bir tek faizci kapitalist model kaldı.
Yakın senelerde yaşadığımız küresel ekonomik kriz neticesinde onun da papucu dama atıldı. Bu görüşün insanlığın dert ve meselelerine ve ızdıraplarına fayda getirmediği ortaya çıktı. Geriye sâdece İslâm'ın fâizsiz ekonomik sistemi kaldı.
Bilindiği gibi komünistler "Ticaret ve mülkiyet de yasaktır diyordu. Kapitalist faizciler ise ticaret de serbesttir. Faiz de serbesttir diyorlardı. İslâm'ın önerdiği sistem ise:
"Faiz yasaktır. Ticaret ve mülkiyet serbesttir" diyerek, en adil modeli ortaya koyuyordu.
Bu görüşlerin savunucusu olarak ülkemiz İslâm âleminde başlayan yeniden doğuş hareketinin ekonomik sistemini de hem uygulayarak ve hem de savunarak bütün dünyaya ilan etmelidir, zirâ hem İslâm aleminin ve hem de bütün insanlığın kurtuluşu bu yoldadır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




