Para ve faiz sihirbazı George Soros İstanbul’a gelmiş.Paradan para kazanmanın, yani spekülasyonların cambazı olarak tanınan bu şahıs AKP’yi methetmiş ve:
“-Bence AKP demokrasiye inanıyor, önceki hükümetlerden daha dürüst, yolsuzluk daha az...” demiş.
Halkımız “birbirini beğenen ve fakat, meşrebi aynı olan iki kimse için, “Bozacının şahidi şıracı” olur diyerek hükmünü verir.
Bence bu benzerlikten ve bu birliktelikten AKP kendini kurtarmalı ve kendini aklamaya gayret etmelidir. Bu aklama ise ancak, tekrar Millî Görüş’e dönerek faizci ekonomiden uzaklaşmakla mümkün olur.
Soros’a göre AKP daha dürüstmüş, çünkü bu dönemde daha az hortumculuk yapılıyormuş. Ama Soros’un bu sözünün bile yanlış olduğunu, Millî Görüş’çü bir ekonomist olan Sayın Doçent Mete Gündoğan resmî rakamlara dayanarak yalanlıyor.
Mete Gündoğan beyin resmî rakamlara dayanarak verdiği bilgiye göre, Soros’un tam tersine, AKP’nin iki senelik iktidar döneminde, batıkçıların TMSF aracılığı ile millete çıkardığı zararın, faturasının yekünü tamamı tamamına 17 katrilyon lira olmuştur. Oysaki, AKP’den önceki 10 sene içerisinde her sene ortalama olarak hazineye verilen hortumcu zararı (4) katrilyon seviyesinde idi.
Siz şu işe bakın. Bir taraftan bir siyonist strateji kuruluşu Sayın Erdoğan’a, “Üstün cesaret madalyası” takıyor, diğer taraftan, Soros cenabları mesnedsiz rakamlara dayanarak, AKP’yi en dürüst iktidar olarak övüyor.
İşte size Millî Görüş’ten ayrılanların içerisine düştükleri hazin tablo...
Bütün dünya tarafından bilinen ve onaylanan bir gerçektir ki, kesinlikle hiç bir ülke, IMF’nin kılavuzluğu ile felaha kavuşmamıştır. Hepsi batmıştır.
Bilindiği gibi, AKP döneminde Türkiye’nin IMF’ye olan borcu (iki misli) ve hatta daha fazla oranda artmıştır. Ama IMF ve AKP Türk kamuoyundan bu korkunç gerçeği gizlemektedir. Zâhiri görünüş sütliman gösteriliyor. Bizim HasanAksay arkadaşımız, bu makyajlama olayına, “ölü yüzü pudralama” derdi. Durum aynen öyledir.
Öyleyse ne olmalıdır? IMF’ye hayır denilmelidir. Türkiye göğsünü gere gere kendi imkânlarıyla kalkınmaya, yüzü ak alnı açık olarak hem ekonomik ve hem siyasî bağımsızlığını Soros’lardan ve siyonist kuruluşların etkisinden kurtarmalıdır.
Sporcu deyimiyle ifade edersek, kendi gücüyle kalkınmak futbolda birinci ligde maç yapmaya benzer. Bir ülke ekonomik ve siyasî bakımdan küme düşerse IMF’nin ambargosu altına girer, ikinci hatta üçüncü lige düşmüş olur.
Bu yüzden bir mutlu azınlık hâriç bugün halkımızın büyük kesimi, yoksulluktan kan ağlıyor. Açlık sınırının altında eziliyor. Tok acın halinden anlamaz derler. Doğrudur. Kesinlikle bu faizci politikalarla ve sıkıntılı ve kısıntılı IMF baskıları altında, halkımızın yüzünün gülmesi ve çeşitli ailevî ve kişisel buhran ve bunalımlardan kurtulması mümkün değildir.
İstanbul’a bir değil kırk tane Soros gelse kırkı da horoz gibi öterek AKP başarılı dese, asla milletimiz bu cendereden kurtulamaz, kurtarılamaz ve bu methü senâlardan ve takılan üstün cesaret madalyalarından kimsenin karnı doymaz ve geniş kitleler işsizlikten kurtulup rahata kavuşamaz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



