Siyasî hayatımızdaki önemli kavramlardan birisi de boykottur. Referandum vesilesiyle bu kavram yeniden gündemde... Sözlükte, "Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma" anlamına geliyor.
12 Eylül'de Türkiye sandık başına giderek, değişen Anayasa maddelerini kabul edip etmediğine dair tercihini ortaya koyacak.
Partilerden sadece birisi bu referandumla ilgili boykot kararı aldı. Bu kararı nasıl aldığını internete düşen ses kaydından öğrendik. Adalet Bakanı, "hepsi piyon" demişti de, pek inandırıcı gelmemişti. Aldıkları karar aslında kendi kararları değil.
Sandık başına sadece siyasi parti yetkilileri gitseydi belki bu karara uygun davranırlar, dahası sandık başına gitmeyerek tavırlarını ortaya koymuş olurlardı. Ancak, bu tercih milletin tercihi.
Milletin tercihini bir siyasi partinin, belli mihraklarla aldığı kararlar etkilemez, yönlendiremez.
Boykot, etkili siyasî tavırlardan birisi olarak kabul görmekle birlikte esasen hiçbir meşru değeri olmayan bir tutumdur.
Siyasetin, partilerin görevi hiçbir şeye katılmamak değil tam aksine her şeye katılarak milletin, devletin, ülkenin yararına olan her fikre, davranışa destek vermektir.
Boykot, fikrin, düşüncenin dikkate alınmasını değil, dikkate alınmamasını sağlar.
Bizdeki muhalefet anlayışının temelinde maalesef boykot fikri yatmaktadır.
Bu fikrin tehlikeli tarafı şudur, olumlu davranışlara, fikirlere dahi karşı çıkmak bir alışkanlık halini alır.
Bugüne kadar CHP, AKP iktidarı karşısında her şeye itiraz ettiği gibi, kendisi hiçbir olumlu tercihte ve teklifte bulunmadı.
Boykotun asıl körlük tarafı buradadır. Bunu alışkanlık haline getirmiş partiler, kişiler, kurumlar fikir üretmekten daima mahrum kalırlar.
2002'den beri bu ülkede olan budur.
Onca yaşanılanlara karşı Meclis'teki hiçbir muhalefet partisinden tek bir çözüm cümlesi, teklifi gelmemiştir. Bunun ne demek olduğunu anlamak için sandıklardan çıkan neticeleri doğru değerlendirmek gerekir.
Millet her şeye itiraz edenleri değil, ülke için bir fikri, teklifi olanları dikkate almakta, mührü onlara teslim etmektedir.
CHP ile MHP'nin hayırda yarışması ile BDP'nin sandıktan kaçması tam bir milletten kaçış eylemidir.
Bugüne kadar fikirle, teklifle milletin karşısına çıkamayanlar bugün ancak tam bir zıddın uyumu içinde hayır yarışına girmiştir.
Değişen Anayasa maddeleri sadece AKP'nin çıkarına, lehine olsaydı, elbette birilerinin hayır demesinden daha doğal bir şey olamazdı.
Anayasa, hem devlet hem de millet içindir. Devletin ve milletin lehine tek bir cümle dahi değişse buna evet demekten başka çare olmaz herhalde.
Referandumu boykot ise milletlin eline kilit vurmaktan başka anlam taşımamaktadır.
Milletin eline kilit vurmaya hiçbir siyasi kuruluşun gücü yetmez.
Millet tercihini bugün ortaya koyamazsa, fikrini bugün söylemezse ne zaman söyleyecektir?
Referandum Meclis'te yapılsaydı, BDP boykot tavrını gerekçe göstererek oylamaya katılmaz, tıpkı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mumcu ve Ağar'ın hayatlarının hatasını yaparak silinip gitmeleri gibi tarihin tozlu arşivlerindeki yerini alırdı. Ancak, bu referandum milletin tercihi olacağı için, en başta BDP'ye oy verenler sandığa giderek, ülkenin huzuru, refahı, geleceği için tercihlerini yapacak, birilerinden talimat alarak karar alan partilerini mahcup edeceklerdir. Madem bu referandum milletin tercihidir, o zaman bütün siyasiler bu tercihe büyük bir saygı göstermek, buna göre kendilerine çeki düzen mecburiyetindedir.
Türkiye'nin meseleleri hakkında en istikrarlı ve en liyakatli tavrı Saadet Partisi göstermektedir.
Anayasa değişikliği için kendilerini ziyaret eden Başbakan'a, öncesinde Cumhurbaşkanı'na sadece evet veya hayır diyerek cevap vermemiş, bir Anayasa taslak metni de sunarak Meclis'teki muhalefetten en az elli yıl ileride olduğunu göstermiştir.
Boykot, bir çıkış yolu bulamamış, kendi hücresinde kapalı kalmış anlayışların metodudur.
Milletin bir çıkış yolu, fikri, hedefi daima vardır. Artık ideolojiler, sloganlar, etnik ayrıştırmalar, kışkırtmalar, baskı altına almalar devri değil, milletin azim ve iradesinin net biçimde beyan edilmesi devridir.
Milletin tercihini, iradesini, fikrini bugün boykot etmeye yönelenler yarın seçim sandıklarının içinde kalacaklar, bir daha milletin karşısına çıkma cesareti bulamayacaklardır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



