Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'ın yanlışlıkları bir türlü bitmek bilmiyor. Daha önce Bira Festivali yaparak gençleri alkol komasına sokmuştu. Öyle ki neredeyse birkaç genç ölecekti. Alkol komasına girdi. Başkan pişkin pişkin "Ne yapalım herkes ölçülü içsin" dedi. Siz sınırsız alkolü gençlerin önüne getirirseniz onlarda bunu içerler. Bir belediye başkanın görevi gençleri, kadınları, çocukları korumaktır. O kişi şehrin eminidir. Mustafa Akaydın'ın vukuatları bir değil beş değil. Akdeniz Üniversitesi Rektörü ve Üniversiteler Arası Kurul Başkanı iken başörtüsü yasağının yılmaz savunuculuğunu yapmıştı. Başörtüsüne düşman bir anlayışı vardır. Bu başkan şimdi de Boşnak katliamını ve Boşnak kadınlara tecavüzü savunan bir yönetmeni Türkiye'ye getiriyor. Peki nedir olayın aslı. Milliyet Gazetesi şu şekilde açıklamış;
Yönetmen Emir (Nemenja) Kusturica'nın, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle Antalya Kültür Sanat Vakfınca 9-14 Ekim'de organize edilecek 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne davet edilmesine, Bosna-Hersek'te soykırımın yapıldığı Srebrenitsa'daki kadın dernekleri ile ülkedeki sinemacı ve yönetmenler tepki gösterdi. Bosna-Hersek'te 1992-1995 yılları arasında 300 bine yakın insanın katledildiği, sistematik tecavüzlerin, soykırımların yapıldığı, tarihi eserlerin, kütüphanelerin, köprülerin, camilerin yıkılıp yakıldığı bir dönemde Kusturica'nın Çetnikleri destekleyen açıklamaları, aradan geçen yıllara rağmen Bosna-Hersek'te unutulmadı. Savaş döneminde sistematik tecavüze uğrayan kadınlara yönelik, "Meseleyi lüzumundan fazla abartıyorsunuz", "500 yıl önce zaten hepimiz Sırptık, yeniden Sırp ve Hristiyan olalım, mesele bitsin" şeklindeki açıklamaları Bosna-Hersek'teki basın tarafından savaş yıllarında sıkça eleştirilen Kusturica, Mayıs 2005'te Belgrad'da vaftiz edilerek Ortodoks oldu ve "Nemenja" adını aldı. Belgrad'da yaşayan, "sanatçı ve sinemacı" kişiliğinden ziyade "siyasi" söylemleriyle ülkesinde bilinen Kusturica'nın Altın Portakal Film Festivaline davet edilmesine, Bosna-Hersek'teki çeşitli sivil toplum örgütleri, sinemacı ve yönetmenler tepki gösterdi. Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu ve Lahey'deki uluslararası mahkemece savaş yıllarında soykırım suçu işlendiği kabul edilen Srebrenitsa'da kocasını, oğlunu, kızkardeşini ve akrabalarından 22 kişiyi kaybeden Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç, Kusturica'nın festivale jüri üyesi olarak davet edilmesi karşısında şaşkınlığa uğradığını söyledi. "Bu hiç adil olmayan ve utanç verici bir durumdur" diyen Subaşiç, tepkisini şöyle dile getirdi: "Tüm Türkiye suçlu demiyorum ama Kusturica'yı davet eden festival organizatörleri benim için Kusturica ile aynı olur. Böyle bir durum canımı acıtıyor. Çünkü bu, Srebrenitsa annelerinin, kurbanlarımızın küçük düşürülmesi anlamına gelir. Bu çok ayıp bir şey. Müslümanları aşağılayan bir kişinin, Müslümanların kalbi olan ülkeye gitmesini, onun orada ne söyleyebileceğini anlayamıyorum. Orada belki Müslümanlardan nefret ettiğini, Çetniklerin tarafına geçtiğini söyleyecektir. O 1992'den 2010'a kadar kendi kimliğini, nasıl biri olduğunu, Çetniklerin tarafında durduğunu çok net bir şekilde ifade etti." Bosna-Hersek savaşı başlarında Srebrenitsa'da öğretmen olan kocasını kaybeden ve oradaki katliamlara tanık olan Şahida Abdurahmanoviç de Kusturica'nın Türkiye'ye davet edildiğini duyduğunu ve bunun bir "şaka" olacağına inandığını söyledi.
Görünen o ki Antalya Belediye Başkanının bu milletin değerleriyle savaşı devam edecek. Ama milletin vicdanı Akaydın'ı affetmeyecektir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



