milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI
  • TÜRKİYE'NİN GÜL BAHÇESİ'NDE HASAT MEVSİMİ

Boş zamanlar

10 OCAK 2009
CMT 00:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Boş zaman sosyolojisiyle ilgilenen uzmanlar, kişinin, mesleği dışında, vaktini ne ile geçirdiğini ve nelerle ilgilendiğini dikkate alarak, onu tanımaya çalışıyorlar. Buradan yola çıkarak, insanların ilgi alanlarını ve hayatlarını nasıl geçirdiklerini, neler üretmeye çalıştıklarını tanımlayıp ve bu kimselerin yaşadığı toplumu ve kültürünü, kimliğini ortaya çıkarıyorlar. Onlar bu çalışmalarıyla bir yerde kişinin nezdinde toplumu toplumun nezdinde kişiyi anlamaya çalışıyorlar.

Boş zaman, kişinin, kendine ait hissettiği ve özgürce hareket edebildiği bir süreçtir. Bu süreçte her insan kendi doğal yapısını, ilgi alanlarını, yapmak isteyip de yapamadıklarını hayata geçirmeye çalışır. Bütün hafta çalışan ve kendisine biçilen rolü yerine getiren bir insan, hafta sonlarını, tatilleri, işinden arta kalan vakti kendine ait olarak görüyor ve zamanın içini istediği bir şeyle dolduruyor. O yüzden bir insanı anlamak ya da tanımak istedimizde boş zamanlarında neler yaptığına bakabiliriz.

Eğitimci bir komşum vardı, "Pazarımı kimseye vermem, pazarlar bana ait" derdi. Haftanın diğerler günlerinde, bir memur olarak rutin vazifelerini yerine getiren bey Pazar günleri, bu alandan çıkarak özgürleştiğini hissediyor ve vaktini istediği, sevdiği, ilgi duyduğu bir işle geçirmeye karar veriyordu. Doğal olarak, eğitimci komşumuz için, tatiller okumak demekti.

Hafta sonları okunacak kitaplar bir gün önceden seçilip masaya dizilir ve ertesi gün okunurdu. Akşamları da, kitaplardan süzülüp gelen bilgi, ailenin diğer fertleriyle paylaşılır ve bu insanların zihninde hayat bulurdu. İnsan böyle bir örneği görünce, tatillere ya da iş hayatından arta kalan vakte, boş zaman demeye içi el vermiyor. Aksine, bu vakitte, hayır hasenatlar, iyilikler, sanatsal ve kültürel faliyetler icra ediliyor... Çünkü kişi, böyle zamanlarda kendine vakit ayırıyor, kendini tanıyor, iç muhasebesini yapıyor ve iç dünyasında varolan değerli istidatları işliyor. Bu yönüyle düşündüğümüzde modern dünyanın boş zaman dediği şey, hayatın kendisini inşa eden önemli bir kavram...

İnsan boş zamanlarında ne yapıyor, ne ile meşgul oluyorsa, kendisini yaptığı bu eylemleriyle tanımlayabilir. Çünkü, en değerli yapıtlar, en değerli işler bu zamanlarda üretilir, kültür, gelenek, örfi güzellikler bu alanda hayat bulur. Sorumluluk sahibi kimseler varoluşsal hedeflerini böyle anlarda ortaya çıkarırlar.

İşten arta kalan vakitlerde, birçok kişinin, sanatla meşgul olduğunu, resim yaptığını, edebiyatla ilgilendiğini, eğitim çalışmalarına katıldığını, hayır işleriyle meşgul olduğunu, bahçe işleriyle uğraştığını görürsünüz. Sırf para kazanmak için yaptığınız işleri, bir süre sonra bir başkasına devreder ve evinize çekilirsiniz. Oysa, toplumların kültürel dokusunu oluşturan zenginlikler, belli bir yaştan sonra üretilir ve hayat bulur. Bütün bunlar, boş zaman diye tanımlanan ve aslında kişinin kendine ait olan o özel alanda, kısa süreçte elde edilir.

Madem ki, boş zamanlar sanıldığı gibi vakit geçirmenin, eğlenmenin bir aracı değil, üretmenin, özgürlüğün ve estetik zenginliğin ekildiği bir vakittir öyleyse buna başka bir isim bulmak gerekir diye düşünüyorum. Az önce de belirttiğim gibi, kişiye özel biçim ve form kazanabilen bu alana, boş zaman değil, özel zamanlar, değer ekip, değer biçtiğimiz zamanlar demek daha yerinde olur.

Ancak bu, zamanın içini dolduran, hayatın kalbini okuyan, varoluşsal gerçeğini idrak eden, bir yolcu olduğunu bilen kimseler için geçerlidir. Yoksa, boş zamanında, sorumsuzca eğlenmeyi, israf içinde yaşamayı, gösteriş yapmayı... hüner sayan kimseler için elbette zamanın içi boşaltılmış ve heder edilmiştir. Boş zaman olsa olsa bu insanlar için kullanılabilir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 10.01.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: sosyoloji, ilgilenen, uzmanlar,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Fatma Tuncer

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Herşey emanet
    2. Büyükannenin devleti
    3. Hayat denen şey
    4. Neden kendimizden kaçarız?
    5. Annenin yerini tutar mı?
    6. Vicdanlarda mahkeme kurulmalı
    7. Birkaç dakika düşünmez misiniz (2)
    8. Birkaç dakika düşünmez misiniz (1)
    9. İnsan olmak kolay değil (2)
    10. İnsan olmak kolay değil (1)
    1. İletişim nedir? (I)
    2. İş arıyorum
    3. Çocuğum sürekli ağlıyor
    4. Borderline nedir?
    5. Öğrenilmiş çaresizlik
    6. Eğitim ailede başlar
    7. İnsanın yalnızlığı
    8. Okuma alışkanlığı kazanmak istiyorum
    9. Obsesif biriyim
    10. Kaynanam yuvamı yıkıyor
    1. Çocuğum sürekli ağlıyor
    2. Korkularımız
    3. Zaman akıp gidiyor
    4. Hayattan zevk almıyorum
    5. Düzensiz yaşıyorum
    6. Moda ve tesettür
    7. İnsanın yalnızlığı
    8. Çocuğum tırnak yiyor
    9. Borderline nedir?
    10. Ailem bana baskı yapıyor
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. Avustralya Dışişleri Bakanı: Suriye'deki katliam acımasız ve alçakça
    2. “Hatalı sünnet fonksiyonel bozukluklara sebep olur”
    3. Vatandaşa kurs bulmada tek tuş kolaylığı
    4. Müslüman Kardeşler: Esed rejimi, zulümde Cengiz Han'ı geçti
    5. Tıbbi hatalardan korunma rehberi
    6. Kredi kartı sayısında patlama
    7. EPDK'dan farklı fiyattan akaryakıt satışına ceza
    8. Yanık etlerde "kanser riski" uyarısı
    9. Sigara tiryakileri 4 yılda 4,5 milyon lira ceza ödedi
    10. Avukatlardan, İstanbul Barosu'na tepki: Tavrınız hukuki değil
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek