Hastahanenin gedikli delisi, bir gün hastahanenin bahçesindeki havuza düşen deliyi kurtarmak için havuza atlar ve onu kurtarır.
Bunu gören başhekim, kahraman delinin akıllandığı kanaatine varır ve hastahaneden çıkışı için işlemlerin yapılması emrini verir.
Camdan bahçeyi seyreden başhekim bir de ne görsün o kurtarılan adam bir ağaca asılmış durumda.
Hemen asılı adamın yanına gelir ve kimin astığını sorar. Kahraman deli sevinerek öne atılır ve "Kurusun diye ben astım" der.
Meydan yerinde üzerine benzin döküp kendini yakmak isteyen kişiye herkes yalvarmaya başlar. Ne isterse yapacaklarını söylerler.
İşte o esnada bir grup çıksa da "Yakamaz, yakamaz, yakamaz" diye bağırsa ve kibriti yaktığında hep birden alkış tutsa, acaba o guruba ne gözle bakarız biz?
Kur'an-ı Kerim'in birçok ayetinde ehli kitap denilen Yahudi ve Hıristiyanların kâfir olduğu vurgulanır ve cehennemde ebediyen yanacakları haber verilir. (İsterseniz Beyyine süresini dilediğiniz bir tefsirden okuyuverin. Ben, Şifa Tefsiri' ni tavsiye ederim)
Gerçi son günlerde Yahudi ve Hıristiyanları Cennete göndermek için özel gayret gösterenler var ama Cennet ve Cehennemi kim yarattı ise o konuda karar verecek olan da O'dur.
Cennet ve Cehennemi yaratan Allah (c.c.) Kur'an'ın bir çok yerinde kafirler eğer iman etmeden ölürlerse ebediyen Cehennem'de kalacaklarını haber verir.
Gönlü sevgiyle, şefkatle, merhametle dolu bir topluluk, dünya meydanının bir yerinde dururken, ateşe doğru koşan bir grubu görseler, onlara alkış tutarlar mı? "Bravooooo" diye bağırırlar mı?
Nisa süresinin 89'ncu ayetinde "Onlar, kendileri kafir oldukları gibi sizin de kafir olmanızı ve (kafirlikte) onlarla denk olmanızı isterler..." buyurur.
Kendileri kafir olan bu insanlar günümüzde bizim de kafir olmamız için üzerimize geliyorlar ve kendileriyle beraber bizim de Cehenneme gitmemizi istiyorlar. Kafir olmayıp Müslümanlığında direnenleri öldürüyorlar ve terörist muamelesi yapıyorlar.
Gönlümüzdeki İmanı kurutmak için bizi de asıyorlar.
Gönlünde merhametten iz olmayan bir kısım Müslümanlarımız, bunlara alkış tutarak, Cehenneme giden yollarında rekor kırmalarına sebep oluyorlar.
Halbuki kendini yakmak isteyen adamın üzerine atlayarak, kibritinden yakalayarak kendini tehlikeye atan polis memuru gibi bu dünyayı cehenneme çevirdikten sonra öbür dünya cehennemini de dolduralım diye koşanların önüne çıkıp "Bu yol Cehennem yoludur. Sizler Adem'in çocuklarısınız. Kendinizi yakmamanız için önünüze geçiyor, silahlarınızı elinizden alıyor ve sizi uyarıyorum" dememiz gerekir. İşte merhamet budur.
Elinde bir şişe AİDS mikrobuyla gümrükten Türkiye'ye giriş yapan ve bu mikrobu Türkiye'ye salıvereceğini söyleyen birine saygı sunar sevgilerinizi bildirir misiniz?
"Bizim ülkemiz özgürlükler ülkesidir, buyurun, dilediğiniz yerde mikrobu salıveriniz" der misiniz?
Bu tür mikroplar bu dünya hayatımızda bize eziyet ederler. Ölünce her şey sona erer ama İmansızlık mikrobu, inkar mikrobu iki dünyamızı mahveder.
Allah korusun, Amerika'da olduğu gibi iffetsiz hanımlarımız, kızlaşmış oğullarımız, erkekleşmiş kızlarımız, eroinman yöneticilerimiz olur.
Bunların olmaması için kafire alkış tutmayalım, yolunun önüne geçelim ve Cehenneme giden yolunda ona engel olmaya çalışalım.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



