Yedi milyar insan içinde en merhametli insanlar, Müslümanlardır. Can ve ten taşıyan her insanın bu dünyada sefil ve sefih bir hayat yaşamaması ve ahirette cehennemde yanmaması için cehenneme kalkan olacak İman esaslarını bütün insanlığın gönlüne yerleştirmek için malları ve canlarıyla çalışırlar.
Yedi milyar insanı hiçbir insanın fikrine, düşüncesine, anlayışına davet etmeden yalnız ve yalnız Allah'a davet ederler.
Bütün insanlığı Hazreti Adem'in evladı kabul ettiğinden hepsini kardeş kabul eder.
Kur'an-ı Kerim, Nuh, Hud, Salih ve Lut peygamberlerin kafir kavmiyle kardeş olduklarını haber verir. (Şuara suresi ayet 106, 124, 142, 161)
Bütün Müslümanları hem Adem'den hem İmandan kardeş bilir ve ona göre davranır.
Fussılet suresinin 33'üncü ayetine uyarak "Ben Müslümanlardanım" diyerek tarafını belli eder.
Taraf olması haksızlığa taraf olmasını gerektirmez.
Nisa suresinde ayet 135'de ifade edildiği gibi kendi aleyhine, anne ve babasının aleyhine bile olsa adaletten ayrılmaz.
Dünyadaki bütün Müslümanlarla ortak özelliğimiz dil, renk, ırk değil, dindir.
Bizi birbirimize düşürmek için bize isim veriyorlar.
"Radikal Müslüman, Ilımlı Müslüman, Selefi Müslüman, Sufi Müslüman..." diyerek bizi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.
"Radikal Müslüman"lığı kabul eden kişi farkına varmadan isimlendirenin kontrolüne girmiş demektir.
"Ben Ilımlı" Müslüman'ım" diyen de isim verenin hapishane avlusunda olta atıyor demektir.
"Ben Selefi Müslüman'ım" diyen de parçalama tezgahını kuranın istediği renge boyanmış demektir.
"Ben sufi Müslüman'ım" diyen de cemaatten ayrı damgayı yemiş demektir.
"Müslüman'ım" kelimesi bütün bunları ve daha fazlasını içinde barındırır.
İnsani sistemlerin iyi ve güzel taraflarının hepsi İslam'ın içinde vardır.
"Vardır" diyerek o sistemin adını İslam kelimesinin önünde veya sonunda kullanmayacağız.
"Demokrat Müslüman" kelimesini ve diğer hiçbir ilaveyi kullanmayın.
İslam'ın o tür kelimelere ihtiyacı yoktur.
Bütün bunları yaparken bir ilave isimle kendisine damga vurulan bir Müslüman'ın his ve heyecanını yok etmeden o ayırımcılık izi bulunan ilave ismi kaldıracağız.
Ama bize kendisini tanıtırken ...cı ....cu diyerek tarif yapanları dışlamayalım.
İslam'ın bu tür kelimelere ihtiyacının olmadığını uygun bir zamanda uygun bir dille anlatıverelim.
Kot elbiseleri taşlama makinaları olduğu gibi insanları, haberleri, kelimeleri, kavramları kirletme kurumları vardır.
Kirletme kurumlarının attığı lekelere bakarak kişilere kin beslemeyin. Nano teknolojisiyle üretilmiş kumaşlar pislik tutmadığı gibi Takva elbisesi giyerseniz insan kirletme kurumlarının attıkları lekeler tutmaz.
Rabbimiz "takva elbisesi daha hayırlıdır" buyurur. (Araf suresi ayet 21)
Çirkefler pislik sıçrattıklarında iz bıraksa da İstiğfarla silinir.
Bundan sonra kendini "ılımlı" diye niteleyen biri, kendini "Radikal" olarak sayan birine diş bilemesin. İkisi de kendilerine bu ismi verenlerin boyunduruğundan kurtulmak için birbirlerine yardım etsin. Dost ve düşman hiçbir kimseye temiz görüneyim gayretiniz olmasın. Rabbime temiz görünecek iş yaparsak herkese karşı başarılı oluruz.
Kendimizi esas alırsak dünyada hiçbir Müslüman'ı beğenmemiz mümkin olmaz.Örnek olarak Sevgili peygamberimizi alırsak başkalarında gördüğümüz olumlu farkları güneşin ışığının menekşede, lalede, gülde, sümbülde ayrı yansıdığı gibi, ışığın kristalden geçerken her kesitinde ayrı renge büründüğü gibi milyarlarca Müslüman'ın hayatı sevgili peygamberimizin hayatının yansıtmış olduğunu anlar ve birbirimize kızmayı bırakırız.
BİZİ ALLAH BOYAMIŞ BAŞKALARININ BOYASINA İHTİYACIMIZ YOK
Bak, Bakara suresi ayet 138


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



