milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖĞRETMENLERE YÜKSEK LİSANS İMKANI
  • HALEP'TEKİ PATLAMALAR: "25 ÖLÜ, 175 YARALI"
  • BÖYLE BİR DAYATMAYA MUHALEFET OLARAK KESİNLİKLE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  • SURİYELİ MUHALİFLERİN SINIR DIŞI EDİLMESİNE TEPKİ
  • KAMPTA İSLAM DİNİNE SAYGISIZLIK HAD SAFHADA
  • ''MOBİL'' AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK

Birileri gelir birileri gider

27 OCAK 2009
SAL 01:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Tam bir Makyavelist yaklaşım hâkim Türk siyasetine. Kazanamayacağınız yerlerde işadamlarını, aşiret ağalarını aday yapmak işin en kolay tarafıdır. Malum, yerlerde sürünen itibarınızı tutup kaldırmak için makarnaya, bulgura ve kömüre ihtiyacınız var. Bütün bunlar da belli bir finansman ihtiyacı doğuracaktır haliyle... Kafasını ve gönlünü ikna edemediğiniz insanları midesinden yakalamaya çalışırsınız. Böylesi bir yarış çok da centilmence olmayan bir yarıştır. Daha Türkçe bir ifadeyle bu, düpedüz belden aşağı vurmaktır. Düello yerine pusu kurmayı adet edinen bir kültürde de bundan başkası beklenemez.

Son dönem Türkiye manzarasını açıklarken Olcay Yazıcı, "küstah ve cahil bir sermaye" ile yüz yüze kaldığımızı söyler. Ne dediğine ve ne yapmak istediğine bir türlü anlam veremediğimiz bu sonradan görme sermaye, önceleri "köylüyüm emme para bende" diyordu, şimdilerde ise ''mühür bende Süleyman ben'' demeye hazırlanıyor.  Bu durumsa, her gün tuğla gibi kitapların ortasında fikir boğuşmaları yapan aydınların suratına çarpıp çarpıp durmaktadır. Akademisyenler, yazarlar, fifir adamları adeta 'sizin aklınız almaz, paranız da yok, sizi hesaba katan da yok' dercesine bir aşağılanma ile muhatap olmaktadır. Ufuksuz, derinliksiz pejmürde ve ne sığ bir idrak bu... Açıkçası okumayı düşünmeyi, kaliteyi ve estetiği anlamsızlaştıran bir olgu bu...

Halkımızı, Şener Şen'in ağa filmlerinde "bulgur vereceğim, et vereceğim" diye kandırdığı marabalara benzetip; aklımızca hükümler çıkarıyoruz. Ne acınası bir hal bu ülkemiz ve milletimiz adına... Bu, bir halkı açlıkla terbiye etmeye kalkışmaktır.

Projeler değil adeta kumanyalar savaşıyor. Fikirlerin yerine sloganlar birbirinin boğazına yapışmış. Reklam ajansları, etki ajanları, kalabalık lafın adresi kanaat önderleriyle birlikte çirkin bir psikolojik savaş yürütülüyor. Herkes her kafadan bir ses çıkarıyor. Bütün kirli yanları boyalarla kapatılmış bir pastadan herkes bir pay kapma telaşında... Oysa benim gönlümden geçen bu değildi. Herkese kalitesine göre, projesine göre, hak ettiğine göre eşit imkânlar sunulmalıydı. Ve centilmence bir rekabetin sonunda eşya kendi yerine oturmalıydı. Böyle olmadı, olmuyor ve olmayacak gibi. Bu eşitsiz yarış karşısında hepimizin bir 'varlık ispatına' ihtiyacı var. "Ben varım ve buradayım,  beni hesaba katmadan kapalı kapılar ardında yapacağınız hesapları yüzünüze çarpacak bir iradeye sahibim" diyebilmeliyiz. Daha iyi bir yaşam, daha iyi bir gelecek için insan onurunu parlatan ve şahsiyeti baş tacı eden bir anlayışa olan ihtiyacımız bana göre ekmekten sudan daha az değil.

Burada ilkeleri konuşuyorum. Siyasete neyin rengini verdiği ilkesel anlamda çok önemlidir. Neleri öne aldığınız gelecek için yapacağınız tercihleri de belirler. Paranın ve mafyatik ilişkilerin yön verdiği bir siyasette de "insan" unsuru ikinci plana atılmaya mahkûmdur. Bir işadamını 'sadece parası var diye' öne çıkarmak, bize şu lafı söyleme hakkını doğal olarak veriyor. Birileri bu kantarın ayarıyla oynamış... Bizim kantarımız insanları böyle tartmazdı. Bu tür durumlarda önceleri 'delik büyük yama küçük' derdik, öyle bir hale geldik ki artık 'bu paçavra dikiş tutmaz' diyoruz. Bu yamalı bohçadan dörtbaşı mamur bir elbise bekleyenlere de sadece acıyoruz.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, her imparatorluk an gelir doğal sınırlarına dayanır ve 'rehavet' baş gösterir. Bu durum ister istemez böyle olacaktır. Doğal sınırlarına dayanan siyasi hareketlerde de rehavet ve kokuşmanın önüne geçmek mümkün değildir. Bu durum onları hareketsiz ve kımıldatılamaz bir hale düşürür ki tek çaresi; Eflatun'un bahsettiği 'at sineği' gibi uyarıcı sarsıcı dış etkilerdir, bir anlamda alternatif hareket alanları üretmektir.

Karanlığı yarıp insanımızı aydınlığa çıkarmak için de sadece işadamları ve ağalardan değil, özellikle kitaplardan, fikir, sanat ve estetik anlamda yol öncüsü olmuş insanlardan da onay almak zorundasınız.  Kapalı kapılar ardından alacağınız onaylar, çözüm için hiçbir zaman yeterli olmayacaktır.

Herkesin bilmesi gereken bir gerçek var ki; doymak ve dolmak bir mide için çok farklı anlamlar ifade eder. Bu ülkede birileri karınlarını doyurmaya çalışırken, İsmet Özel'in ifadesiyle birileri karınlarını dolduruyor. Bu devranın böyle gitmeyeceği gerçeği, işi bilenlerin eteklerini de tutuşturuyor. Siyasette çok bilinen bir söz var: Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Birileri gelir, birileri gider. Türkiye'nin pek çok yerinde birileri sessiz sessiz gidiyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 27.01.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: siyaset, eflatun, ismet özel,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • aciz olan biziz..

    yazınızda haklı olduğunuz bir çok yön var. ancak ben işin kaynağındaki birçok problemin yine bizim acizliğimizden dolayı olduğunu düşünüyorum. düşüncelerimi en iyi ifade edecek söz efendimizin sözüdür;

    "Amelleriniz yönetcilerinizdir, onlar sizlerin eseridir."

    selamatle..

    deniz | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 27 Ocak 2009 19:43

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Umut Bulut

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Türk İslamcılığının çıkmazı
    2. Kış güneşi etkisi
    3. Başörtüsü sorun olmaya devam ediyor hâlâ
    4. Gözü gözden çıkaranlar karanlığı göze almalıdır
    5. Soy bir duruş: Neşet Ertaş
    6. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    7. Küresel itiraz
    8. Alayına isyan
    9. At hırsızlığı
    10. Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu
    1. Katre-i Matem kritiği
    2. Türbanlı kızlar ve türbülansa yakalanmış adamlar
    3. Kelimelerin sivil generali: Nihat Genç
    4. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    5. Biz de tarafız...
    6. Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hitabet tekniği
    7. Kış güneşi etkisi
    8. At hırsızlığı
    9. Beraber yürüdük biz bu yollarda...
    10. Üsküdarlı bir marka: Yılmaz Bayat
    1. Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu
    2. Katre-i Matem kritiği
    3. Cülus yolunda iftar çadırı
    4. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    5. Birileri gelir birileri gider
    6. Biz de tarafız...
    7. Türbanlı kızlar ve türbülansa yakalanmış adamlar
    8. At hırsızlığı
    9. Küresel itiraz
    10. Soy bir duruş: Neşet Ertaş
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek