milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ
  • "ENGELLİ DOĞURDU" DİYE TERK EDİLEN KADINA, POLİS SAHİP ÇIKTI
  • TÜRKİYE'NİN GÜL BAHÇESİ'NDE HASAT MEVSİMİ

Biri Ahmet Hakan'ı durdursun!

31 OCAK 2011
PZT 01:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

TGRT'nin ilk kurulan özel televizyonlar içinde büyük payı vardı bir zamanlar. Çoğu Evliya menkıbelerinden oluşan filmler peşpeşe çekilmişti. Yeşilçam'ın unutulmaya yüz tutan simaları bu kez ekranda abdest alıyor, bir Allah dostunun yanına sıralanıyorlardı. Muhafazakâr denilen kesimin ilk göz ağrısı, ilk televizyonunda öne çıkan asıl düşünce 'alternatif'lik barındırıyordu. Neredeyse ilk kez denenecek bir tecrübe vardı ortada. TRT ekranı dışında daha özgür bir yayın antene çıkmıştı. İzleyicinin bayram ettiği bu süreçte İsmail Güneş, Ömer Lütfi Mete, Ahmet Hakan Coşkun, Abdurrahman Çapar ve Ahmet Tezcan'ın içinde bulunduğu ekip "Yankı" adlı haber programla fırtına gibi esti.

Kanal 7 kurulduğunda ekranı 'özgürlük' vurgusu teslim aldı. Zorlu süreçlerden geçiliyordu ve ilk kez büyük bir medya sınavı verilecekti. Bant tiyatroları ve ezgilerle sesini yükselten inançlı insanlar siyasette de büyük bir rüzgâr estiriyor, apoletlilerin siyasete müdahalesi sert oluyordu. Ahmet Hakan ismi o dönemden itibaren saygın bir yere oturdu. Ekran ilk kez kendisine değer verilen insanlarla doluyordu.  Ancak ekranda daha çok görünmek isteyen muhafazakâr siyasetçi ve yazarlar alttan alta 'Ahmet Hakan'ın solcuları kayırdığı'nı dile getiriyorlardı. (bugün de İslamcıların liberallerin terkisinde gittiği dillendiriliyor) Ahmet Hakan'ın hiçbir zaman ciddiye almadığı bu iddia, sağlaması yapılabilen bir yere yaslanmadı. Henüz vaaz kürsülerinden siyasete ya da yazıya akan insanların ekranın dakikliği karşısındaki hali protestti ve anlaşılır bir şeydi.

Yolun sonu görünüyor

Siyaset değişti, ülke değişti, kanal değişti ve iddialı söylemleri olan kesimin ekranı popüler esintilerle yeni bir mecra arayışına girdi. Ticaretle reytingin at başı gittiği bu dönem Türkiye'de siyasette de 'yenilikçilik' yelkenini şişiriyordu. Ahmet Hakan için yolun sonu görünüyordu. Her gün büyük bir gayretle hazırlandığı haberlerin atmosferinden gittikçe uzaklaşıyordu. Parasal bir kaygısı yoktu. Kanala ve profesyonelleşme kaygısındaki belediyelere öncülük edecek çalışmalar içindeydi; dergiler ve yayınlar çıkarıyordu ekibiyle. (Bakınız dönemin Milliyet manşeti: "Ahmet Hakan Coşmuş) Arayış adımları sıklaşmaya başlamıştı.

Ahmet Hakan'ın edebiyata katkı anlamında büyük sözleri yok. Bu, edebiyattan koptuğu anlamına da gelmiyor elbet. Yakın bir gazeteci dostum anlatmıştı. Bir edebiyat dergisi çıkaran şair arkadaşıyla yanına giderler. En yoğun saattir ama Ahmet Hakan bilgisayarının başından kalkar, misafirleriyle ilgilenir, edebi lezzeti unutulmayacak bir sohbetten sonra şair ve arkadaşlarını yolcu eder. Güncelin ortasından koşturan Hakan, içinde Cahit Zarifoğlu, Cemal Süreya gibi isimlerle çay demler, şair Adem Turan'la aynı evi paylaştıkları öğrencilik günlerinin ruh haliyle Hasan Aycın çizgilerinde düşünür.

Gerçek Hayat'ta Ahmet Arsan'ı devreye sokar, ekrana çağırdığı ve neredeyse ezberlediği konuklarını eleştiriye tabi tutar. Ses getiren ve öfkelendiren yazılardır bunlar. O yazıları yazdığını kabullenmez hiçbir zaman. Dostu Levent Gültekin de satmaz onu. Bir ara Sabah gazetesinde 'sivil, dayanılmaz bir yürek'le yazılar kaleme alır. Özgürlükçülüğü devam etmektedir ama yazıları henüz gündem oluşturmamaktadır.

Uzun yıllar çalıştığı kanalla yollarını ayırırken çoğu kimse inanmaz onun veda edeceğine. Oysa kararını vermiş, planlarını yapmıştır bile. Onu büyük bir samimiyetle ve dualarla izleyen kitleyi şaşırtacak bir hamle yapar. Aydın Doğan grubuna yol alır. Yeri basının amiral gemisi Hürriyet'tir. Beklenen değişimi çok gecikmez. Ertuğrul Özkök sosyologluğunu yeni bir evreye taşır. Bu dönem artık Ahmet Hakan'ın kendisiyle dalga geçtiği gibi 'dönek'lik ithamlarına maruz bırakılır. İçinden çıktığı camianın çıkınında neler olduğunu iyi bilmektedir. Yeni geldiği ortam önce yadırgar onu. Sonra o kabullenemeyiş yerini polemiklere bırakır. Eski mahallesinden samimi dostlarını urutmaz, ama genel resimden bilinçli bir şekilde uzak durur. İslamcı kodları kullanmayı bırakmıştır artık. O yönünün eksikliği hissedilince Ahmet Arsan müstearı buyur edilir Hürriyet Pazar'ın arka sayfasına. Uzun ömürlü olmaz. Çünkü önündeki sofra eski sofra değildir. Kendisinden beklenen eski camiasına çakmasıdır. Onu yapmak yerine kültürden bilinçli bir şekilde uzak duran camiaya değerlerini hatırlatır ve birkaç polemikle çekilir gazeteden Arsan.

Takiye mi her şey yoksa...

AK Parti iktidarını silkeleyen kalemler arasında öne çıkar Ahmet Hakan. Çoğu şüpheyle bakar duruşuna. Takiye yaptığını düşünür. Ya istediği makamı alamamıştır iktidardan ya da her şey numara!

Onunsa bu duruma bakışı 'eğlenmek'tir. Umursamaz. Eski dostları olan yazarlarla kalem kavgasında bazen yara alır bazen de ağır hasarlara yol açar. Fehmi Koru'yla aralarında belirsiz bir rekabetin izleri vardır. Didişmeleri Ertuğrul Özkök'ün görevi bırakmasından sonra da devam eder. Aralarda kontrollü buluşmalar yok değildir. Yeni iktidarın fasıl heyeti pek sevmez onu. Mustafa Karaalioğlu da hoşlanmaz ondan 'yandaş' denilen diğer kalemler de. TVNET'e çıkacağı program Murat Menteş'in istifa dilekçesi olur. Camiayla tek programı Hilal TV'de Esra Elönü'nün programıdır. Buluşma ekranda keyiflidir ama izleyenler açısından zorludur. Gerekli elektrik alınamamış, mankenlerin şöhretlilerin kaleme dolandığı yazılara devam denilmiştir.

Ahmet Hakan'ın kişisel dünyasındaki değişim onu ilgilendirir. İçki, inanç gibi meselelerde durum bizi aşar. Diğer konularda agresif bir çizgi izler. Vakit gazetesine yönelik çok ağır yazılar kaleme alır. Başbakanın uçağına alınan Vakit yazarlarını sürekli diline dolar. Onun uçağa binmeye ihtiyacı yoktur, anlattığına göre. Ama o Başbakanın Hasan Karakaya'yla uçmasına tepkilidir. İktidara muhaliftir ama kalemi hepten Sözcü değildir. Bazen racona uyduğu da olur. Arkadaş çevresi sürekli değişir gibidir. Liberal arkadaşlarıyla -hızlı geçiş- değil ama Oda TV eksenindeki Soner Yalçın ve Oray'la kankalıkları vardır. Cüneyt Özdemir'le twitter üzerinden çok sağlam kafa yaparlar. Gerçek Hayat günlerinde hakkında ağır yazı yazdığı Nazlı Ilıcak'a sosyal medyayı öğretir. Oğlu Mehmet Ali'ye ise 'dikkat bizi ispiyonlayacak' bakışı fırlatır.

Çok kızılan, öfkeye muhatap olan bir yazardır. Televizyon programlarında anlayışlı bir Ahmet Hakan vardır çoğunlukla. 'Tarafsız Bölge'sinde hangi kesimden olursa olsun konuklarına değer verir, haksızlık yapmaz. Ama yazılarında 'kim ne diyecek' diye düşünmez, tekzibine kadar gider!

Mahalle diye bir şey kaldı mı?

Yanılıyor olabilirim ama bana sorarsanız Ahmet Hakan yeni bir dönemin eşiğinde. Edebiyatla haşir neşir olduğu günleri feda ettiği magazin yazıları onu sanki zorlamaktadır. Her bir ekran kişisine twit dokunuşları yapar ve çoğu insanı çileden çıkarır. Yalnızdır ve yalnızlık artık ağır gelmektedir. Geçmişle bugün arasındaki uçurumu kapatacak ilaç henüz icat edilmedi. Güvenebildiği dostları az ya da ondan çok uzakta. Artık ne güven verebilir ne de güvenebilir. Eksikliğini hissettiği 'huzur' ne yazık ki eski mahallesinde de yoktur artık. Amatör heyecanların yerini alan profesyonelleşmenin sadece 'tepeden bakan yöneticiler' kazandırdığı muhafazakar medya düzeni onu asla tatmin etmeyecektir. Bulunduğu yerde ise 'kendisini bile ikna edememe' derdi var. Herkesin bir başkasını oynadığı yeni dönemde ne siyaset ne medyada 'güvenli hat' oluşturabilir.

Peki öyleyse ne yapacak Ahmet Hakan? İçindeki boşluğu, kurtulamadığı yalnızlığı sert yazılarla mı gidermeye çalışacak? Biri Ahmet Hakan'ı durduracak mı yoksa Ahmet Hakanlaşma sendromuna takılıp kalmış muhafazakar medya 'kaybettiklerini hatırla'yabilecek mi? Aynaya bakmak yerine Ahmet Hakan'ın 'mavra' yazılarına göre hiza alan kafası karışık medyacıları oyalamaya artık Ahmet Hakan yetmeyecek gibi görünüyor.

Hâlâ sorunun cevabını vermedik. Nişantaşı'nda 'züppelik' mi yapacak Cihangir'in Hilmi Paşası'nın dediği gibi. İyi ama eskiden beri orada yaşıyordu. Değişen bir hayat tarzı yok. Sardıkları açısından olabilir gerçi. Eski dostlarına mı dönsün. E hiçbiri yerinde değil ki! İslamcı gençleri 'Ahmet Hakanlaşma' diye uyaran büyüklerin fark edemediğini ben söyleyeyim: "Diğerleri" kategorisinde neler oluyor bakıyor musunuz? İslamcı medyanın öncüsü görülen isimleri teker teker gözden geçirin, gittikleri yerleri, gitmedikleri yerleri. Kimlere hoş kimlere hor bakıyorlar. Çalıştırdıkları insanlara yaklaşımlarını 'inançları' mı yoksa 'makam'ları mı belirliyor.

Anlayacağınız o tatsız tuzsuz gazeteleri çıkaran ağabeyler 'eski' ağabeyler değil! Gücü çekin arkalarından yanıbaşınıza dökülecekler.

Eğer ağlayabilecekleri bir omuz kaldıysa 'zafer' onlarındır. Ahmet Hakan mı?

Siz hâlâ orda mısınız!

 

 

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 31.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ünal, ateş, durum,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ünal Ateş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. 'Arap Baharı' Batı'nın yeni oyunu mu?
    2. İsrail'e Türk medyası öpücüğü!
    3. İsrail, Türkiye'yi kaybetmeyi neden göze aldı?
    4. 'Kan akacak' müjdesini verenler şimdi mutlu mu?
    5. İETT'de irtica sallamaları!
    6. Bu yıl Ramazan medyaya da geldi!
    7. Ne olacak şu İsrail'in hali!
    8. BDP, İmralı ve PKK üçgeninin mimarı kim?
    9. Yerel gazetelerden sosyal medyaya geçtik, çok değiştik çok!
    10. Şimdi gerçekleri konuşmak zamanı
    1. Müjdat Gezen ve Levent Kırca neden 'MADARA' oldular?
    2. Ertuğrul Özkök, İHL gençliğinden duyduklarına neden şaşırdı?
    3. Biri Ahmet Hakan'ı durdursun!
    4. 'Hükümet deviren pazarlığın kaseti' ve Ahmet Hakan!
    5. 'Karanlık' 'ODA'da sadece Soner Yalçın mı var?
    6. 'Arap Baharı' Batı'nın yeni oyunu mu?
    7. 'Hakaretmetre'yle çalışan 'yüzsüz' yazarlar
    8. Şimdi gerçekleri konuşmak zamanı
    9. İsrail, Türkiye'yi kaybetmeyi neden göze aldı?
    10. Ağzı bantlı medyanın elinde ne var?
    1. 'Karanlık' 'ODA'da sadece Soner Yalçın mı var?
    2. Biri Ahmet Hakan'ı durdursun!
    3. Müjdat Gezen ve Levent Kırca neden 'MADARA' oldular?
    4. Ertuğrul Özkök, İHL gençliğinden duyduklarına neden şaşırdı?
    5. İslam ümmetinin başı sağ olsun!
    6. 'Hakaretmetre'yle çalışan 'yüzsüz' yazarlar
    7. Ağzı bantlı medyanın elinde ne var?
    8. Haçlı seferleri biterse ne olacak?
    9. Papyonlular mı, bağdaş kuranlar mı kazanacak?
    10. Manşet oyunlarında son dönem mi?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Avustralya Dışişleri Bakanı: Suriye'deki katliam acımasız ve alçakça
    2. “Hatalı sünnet fonksiyonel bozukluklara sebep olur”
    3. Vatandaşa kurs bulmada tek tuş kolaylığı
    4. Müslüman Kardeşler: Esed rejimi, zulümde Cengiz Han'ı geçti
    5. Tıbbi hatalardan korunma rehberi
    6. Kredi kartı sayısında patlama
    7. EPDK'dan farklı fiyattan akaryakıt satışına ceza
    8. Yanık etlerde "kanser riski" uyarısı
    9. Sigara tiryakileri 4 yılda 4,5 milyon lira ceza ödedi
    10. Avukatlardan, İstanbul Barosu'na tepki: Tavrınız hukuki değil
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Ya Allah!
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek