Arif Ay, Edebiyat dergisinde yetişen tavır ve bilinciyle başlangıç izleğinde bulunan önemli bir şair. Yazı hayatına bizden önce başlayan, aynı kuşakta bir arada olduğumuz, tavır tutumuyla büyük ölçüde özdeşleştiğimiz aziz bir dostumuz.
Edebiyat dergisi baştan sona ilkelere dayanan, bundan hiçbir zaman ödün vermeyen bir ilke dergisi. Dönemimizde büyük bir hizmette bulundu. Edebiyat dergisinden de beslendik.
Edebiyat dergisi yayımına ara verdi. Arif Ay Edebiyat dergisinden sonra hemen hiçbir dergiyle doğru dürüst yıldızı barışamadı. Buna Yedi İklim dergisi de dâhildir. Arif'le ilkeler bakımından bir ayrılığımız yok. Kimi ayrılıklarımız da kimi zaman kimi arkadaşların tutumundan ya da Arif Ay'ın özgün tutumundan kaynaklandı.
Arif Ay ile birliktelik her zaman bir özgünlük. Bir ruh birlikteliğidir de.
Edebiyat dergisinden sonra onun en çok rahat edebileceği yer gene kendisinin çıkaracağı bir dergi olurdu. En küçük ayrıntısına değin kendisinin müdahil olacağı bir dergi.
Derginin adı EDEP. Derginin adı da bir tavrı içeriyor. Günümüzde edebiyat ortamının böylesine keskin ve kararlı bir tutuma gereksinimi var. Bunu büyük ölçüde karşılayacağını da bekliyoruz. Yalnız kimi zaman ifratın da tefritin de zarar vereceği bilinen bir gerçek.
Sekülerleşen bir toplumda şairler de, yazarlar da ne yazık sekülarizimin tuzağına takılmış durumdadırlar. İktidarın bu tarafta, şair ve yazarların bir bölümünün memur ya da kimi kurumlarda görev beklemesi, hatta görev alması onları tavırlı insan olmaktan uzaklaştırıyor. Bir de kimi kalem sahiplerinin İslâmî duyarlıklı dergiler dışındaki dergilerde görünme ve daha çok tanınma, bilinme çabası da bilinen bir gerçek.
Geçmişte devlet merkezli sol dergilerin ağırlıkta olması, onların söz sahibi gibi görünmesi, kendileri dışında kimseleri gündeme almaması bir sorun gibi oluşturmuştu. Bunu kafalarına takan kimi şair ve yazarlar oralarda görünme arzuları da artık bilinmiyor değil.
Önce belediyelerin, ardından da devletin bütün kurumlarının İslâmi gelenekten gelen bir iktidarın eline geçmesi önemli bir sorun oluşturdu. Şair ve yazarların sadece isimlerinden yararlanma, onların propaganda amaçlı kullanımlarına göz yummaları şiir onurunu ve saygınlığını zayıflattı. Bu dalgaya kapılanlar da suya sabuna dokunmayan, açıkçası sekülerleşen bir ortama geçmelerine neden oldu. Milletvekili kimi şairlerin hem Bağdat üzerine ağıt şiirler yazması, hem de Abede'nin Irak işgaline oy kullanmaları şaşırtıcı bir durumdu. Bu şairlerden biriyle geçen telefon konuşmamız ise hayret vericiydi. Ne yazık ki bu bir gerçek. Maalesef bunlar yaşandı. Küçük bir örnek diye de geçiştirilemez. Örnekler de örnek olmak için verilir.
Arif Ay, bırakın sol veya devlet merkezli dergilerde görünmek, bizim taraftaki dergileri de fazlasıyla içselleştiremedi kendini. Böyle bir şeye tenezzül etmedi.
Gazetelerin sanat sayfaları da benzer bir tutum içinde.
Kimi ortamlarda buluşuyoruz Arif ile. Hiçbir zaman birbirimize aykırı bir yaklaşımımız olmadı. Aynı dili konuşuyoruz, aynı ruh ortamını soluyoruz.
Dergisini çıkardıktan sonra, kısa öykü ile katkıda bulunacağım sözünü verdim. Bunu henüz gerçekleştirebilmiş değilim. Hastalığım bu arada öykü türü çalışmalarımı engelledi. Kendimi kıvamında bulamadım. Aylar sonra Yedi İklim'de bir öykü yayımlamış bulunuyorum. Arif Ay'ın çıkardığı dergide bulunmayı kendime bir görev olarak biliyorum. Orası benim de ruh ve sanat evim.
Arif Ay iyi bir şair. Şiirinin dokusunu sağlam temeller üzerine kurdu. Bugüne kadar da bu dokudan hemen hiç sapmadı. Yönünü ne değiştirdi, ne de şuranın buranın, ya da çevrenin psikolojik baskısına kapıldı.
Dergi yönetmenin zorluklarını uzun süredir yaşayan ve deneyimi olanlardanız. Dergi, mümkün olduğunca niteliğe önem vermek zorunda. Kimi imzalar karşısında zorlanılabilir. Bu gibi imzalara ödün verildiğinde derginin gücünü zayıflatır. Bu derginin üzerinde olumsuz bir gölge olarak kalır.
EDEP bir şiir dergisi, aynı zamanda keskin tavrı olan bir dergi. Örneğin Gazze ve Mavi Marmara gemisi konusunda hiçbir kuşkuya kapılmadan önemli bir bölüm yapmış bulunuyor. Arif Ay kendisi bu dosyayı ağırlıkla kendisini doldurmuş bulunuyor. Bu bile yukarıdan beri izah ettiğimiz tutuma ve düşünceye uygun.
Arif Ay önemli şairlerimiz üzerine önemli çalışmalara da imza atıyor. Uzun yıllardır içinde tuttuğu, yazmayı tasarladığı yazılardır bunlar. Belki de kendi dergisinin toprağını bekledi bu yazıları yazmak için.
Şiirin merkezine Üstat Sezai Karakoç'u alması önemli. Bu derginin genel tutumunu da yansıyor. Diğer tarafıyla Nuri Pakdil üstadın geleneği tarz ve tutumun da belirginleşmesi de benzer bir durum içeriyor. Çünkü özellikle sağcı ve seküler çevreler bu önemli isimleri hep göz ardı etmek ya da küçümsemek için az çabalamadılar. Dergiye kimi seküler şairlerin bulaştığını da görmüyor değiliz. Bu gibi kimseler her tür dergide ve ortamda bulunurlar. Boşluklardan iyi yararlanırlar. Dergi dergi dolaşıp dururlar. Sevgili Arif Ay'ın bu konuda daha seçkin davranması dergi adına önemli.
Dergi sekiz sayfaya çıktı. Sayfaların tel ile birleştirilmesinde yarar var. Sayfalar düşüyor ve yitiyor maalesef.
Arif Ay'ı ve dergisi EDEP'i kutluyoruz. Uzun ve sağlıklı, ömürlü olmasını diliyoruz.
Yıllık abone bedeli 24 TL.
Yazışma adresi: Arif Ay P. K. 391 Yenişehir/ Ankara


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



