Ahmet Murat'ın üçüncü şiir kitabı Bir Şair Bisikletle Profil yayınlarından Mayıs ayında çıktı. Kitabın biraz keşfedilmeye ihtiyacı varmış ya da yoğun siyasî bulut içinde ancak temayüz imkânı bulmuş gibi, şairle söyleşiler yeni yeni bir yola girdi. İlk şiir kitabı Kaf ve Rengi ile birlikte, şiirimizde dikkat çeken isimlerin başında geldi. Ahmet Murat, gerekli bir itiraf gibi "İlk kitabımda ölüm kalım savaşı vermek zorundaydım her ilk kitapta yapılması gerektiği gibi. Büyük bir şiirin, Türk şiirinin parçası olmak istiyordum ve bunu hak etmeliydim" diyor Furkan Çalışkan'ın yaptığı ve bu sayfada yer alan söyleşide. Başka ilk kitaplar var, şairini kalıcı hale getiren Üç Köpük, Şiirler Çağla, Kuzgunun Gölgesi...
Ondaki şiir, kuşağıyla birlikte devam etti ancak şiir damarı kuşağından ayrı bir yol izledi. Biraz meslekî tecrübenin, biraz hakikat bilgisine şiir görgüsüyle yükselmenin imkânlarıyla şairin hayatı şiire dahil kabilinden onun şiirinde kültür mirasımız ve hususiyle Şark yeni bir anlam kazandı.
Bir Şair Bisikletle'de yer alan, "Ortaçağ İslâm Hümanizmi Kayıtları" dikkatleri en çok çeken bölümler oldu.
Ahmet Murat'ın İslâm felsefesi okumaları karşımıza bu şiirleri çıkardı.
Kış Bilgisi, ikinci şiir kitabı olarak, "Mevsim şiirleri, yazıyorumdur, şudur budur" mısraının dışavurumuyla tabiatın dengesine sığınan insanın ruhunu okşadı.
Bir şiir başlığı olarak bile "Ormandaki Vaaz" işte bu yönelişin açık bir işaretidir.
İkinci kitabın adı da olan "Kış Bilgisi" şiiri ise, bütün bütün "Bir insan bir insana kışın bakmalı" mısraıyla tabiatı insana, insanı tabiata çekmektedir.
Dergâh dergisinde yer alan söyleşide (Eylül, 2010, sayı: 247), "Temel soyutlama mekanizmamı tabiat olaylarından temin ediyorum hâlâ. Bunun için de tabiatla iç içe yaşamam gerekmiyor." Onun tabiatla alış verişi şiir aktığı müddetçe devam edecek anlaşılan.
Bir Şair Bisikletle iki bölümden oluşuyor; Cenk ve Cönk. Ahmet Murat dergideki söyleşide, bu ikisini şöyle açıklıyor: "Cenk, dünya ile yaptığım kavganın notlarıdır, cönk ise dünya ile aramdaki ateşkes ve barışa işaret ediyor gibi."
Cönk bölümünün şiir başlıkları şöyle; Miraçname, Beytullah, Cuma, İlk Oruç. Oruç şiirinden bir dize, "Ekmek sıcak, Allah güzel, sen iyi." Dinginliğin ve barışın kalbi ısındıran mısraı.
Bir sanat, edebiyat metninin özünü teşkil eden ana unsur, insanın özündeki kaygı, korku, ümit ve hamledir.
Sanatı ve insanı dünyadaki oyundan ayıran, onu bir deneme tahtası formundan kurtarıp, beşerken insan eden sebep, öze dair endişelerdir.
Büyük sanatkârlar arkalarında bizler için birer eğlence veya oyuncak bırakmamışlar, bizlerin ve insanın derdini, kaygısını teminat altına alan eserler vermişlerdir.
Her büyük sanatkârın esas kumaşı budur.
Nihayet beşer oyundan, oyun da beşerden sıkılıp birbirini terk edeceğine göre, insanı terk etmeyen, insanın terk edemediği asıl gaile, varlık-yokluk gailesidir.
Mustafa Kutlu imzasını taşıyan Kötü Bülbül adlı yazı, (Dergâh dergisinin aynı sayısı), "Ama bilirsiniz 'yokluk' bir mertebedir ki ona ulaşmak her babayiğidin harcı değildir. Bu fakire nasip oldu" cümleleriyle bitiyor.
İnsan nihayet en üstün rütbeye erişmek için mertebeleri basamak basamak, birer birer aşmakla, geçmekle mükellef.
İnsan olmanın özü budur, sanatın da.
Kendinin bu meseleyi nasıl çözdüğünü, gayet açık anlatıyor Ahmet Murat; "Son yazdıklarımdan çok anlaşılmasa da sıkıntı ve bunalımı önemserim. Şu dünyadan sıkılan, şu yaşananlar karşısında bunalan insanların kumaşlarına güvenirim. Varoluşa değgin meselelerle hayati bir yakınlıkta irtibat kurmuş biriyim. İlk gençlik yıllarım varoluşçuları okumak ve kederlenmekle geçti. İslam tefekkürünün şu dünyada dağılıp, parçalanıp gitmemek için bir mihver sunabiliyor olması hoşuma gitmişti. Hikâye uzun ama şöyle hülasa edilebilir: Bizi keşfetmek için Batıya doğru uzun bir yolculuk yapmam gerekmişti. Şimdi elbette o günlerdeki gibi bakmıyorum. Bunalımı bir miktar ayıp buluyorum, Allah'a karşı yapılmış bir ayıp. O bizi seviyor, biz de O'nu sevmek istiyoruz. O halde sevgili hukukuna riayet ya da hiç değilse bu hukuku taklit etmek gerekir."
Sanatçının insanî öz konusundaki anlayışı, yaklaşımı, bunu belki sözlü veya yazılı ifade etmese bile, eserine/eserinde işleyiş biçimi bizler için hayatî bir mesele, temel bir ölçüdür.
Ahmet Murat şiiri, her kitapta ve her adımda yeni bir oluşumun, kavganın, imkânın, söyleyişin, yapılışın gerilim ve atılımını barındırıyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



