Uzunca bir süreden beri Tekel'in Ankara'da yaptırmış olduğu "İkiz kuleler" olarak bilinen binasının satışı gündemdeki yerini koruyor. Haber olarak gazetelere yansıyan "İkiz kuleler"in satışı haberlerinin ortak noktası ise yapımına harcanan paranın bile satışı ile elde edilemeyeceği hususu. Geçen ay yine Tekel'in İkiz Kuleleri'nin satışı gazetelere haber olarak yansımış ancak 87 milyon dolar fiyat verildiği halbuki maliyetinin 150 milyon dolar olduğu belirtilmişti. Önceki günkü ihalede ise İkiz Kuleler 100 milyon dolara TOBB'da kalmıştı. Ancak, bu ihalenin sanki bir danışıklı dövüş içinde geçtiği, İkiz Kuleler'in biraz da zorlayarak TOBB'a satılmaya çalışıldığı dikkatlerden kaçmamıştı.
Salı günkü ihaleye TOBBile Yenigün İnşaat firması katılmıştı. Ancak, ihale başladığında Yenigün İnşaat'ın sanki formaliteyi tamamlamak için girdiği gibi bir kanaat oluşuyordu. İhalenin seyri ve İkiz Kuleler’in satışı konusundaki gelişmeleri biz herhangi bir yorum katmadan aynen aktarmak istiyoruz.
İkiz Kuleler'in başlangıç fiyatı olarak 97 milyon, artırım aralığı ise bir milyon dolar olarak belirlenmişti.
TOBB ilk olarak 98 milyon dolar teklif etti. Bu teklif üzerine Yenigün İnşaat'ın daha yüksek bir teklif vermesi beklenirken teklif vermeksizin ihaleden çekildi. Geriye sadece TOBB kalmıştı. İhale Komisyonu Başkanı Çalışkan TOBB'utemsil eden Zafer Çağlayan'dan teklifini revize etmesini yani biraz daha artırmasını istedi. Bundan sonraki diyalog ise şöyle gelişti:
Çağlayan-Karşı taraf çekildiğine göre 98 milyon dolar uygun fiyat olmuyor mu?
İhale komisyonu Başkanı Çalışkan-Komisyon 98'in yeterli olmadığını düşünüyor.
Çağlayan-Ticareti bizden daha iyi öğrenmişsiniz.
Bu arada biraz düşünmek için TOBB ekibi dışarı çıkıp, yeniden salona dönüyor. Dönüşte Çağlayan verdikleri 98 milyon dolar teklifin yeterli olduğunu düşünüdüklerini belirtiyor.
Çalışkan-Bizim için yeterli değil. Kamuoyunu rahatlatacak, yapılan işin verimini gösterecek bir fiyat olsun.
Çağlayan-99 milyon dolar olsun.
Çalışkan-Düz yapalım,100 olsun.
Çağlayan bir altını varken Allah'tan 99 altın isteyen ama sonunda hepsini kaybeden Nasreddin Hoca fıkrasını anlatıyor.
Çalışkan-100'de bitirelim.
Çağlayan sonuçta 100 milyon dolar teklifi ile ihaleyi sonuçlandırıyor.
İhale sonrası gazetecilerin sorularını cevaplandıran Çağlayan şöyle diyordu: "Benim bildiğim peşkeş, değerinden az alınırsa olur. Değerinden yüksek verilen peşkeş hiç görmedim. Sizler olmasaydınız belki daha ucuza malolurdu."
Tekel'in İkiz Kuleleri'nin ucuza mı gittiği yoksa değerinin üzerinde bir rakama mı satıldığı iddialarından çok gazetelerde yer alan haberlerde bu binanın 147 milyon dolara malolduğu hususu önemlidir ve üzerinde durulması gerekir. Eğer gerçekten arsa hariç İkiz kuleler 147 milyon dolara malolmuş ise 100 milyon dolara çok ucuza gitmiş demektir. Hem de sudan ucuza..
Maksadımız Tekel'in binasını TOBB'un almış olmasını birtakım söylentilerle gölgelemek değil elbette. Zaten söylentiler bizi fazla da ilgilendirmiyor. Ancak, bir ihale düşünün ki, ihalede sadece iki katılımcı var ve taraflardan biri daha ihale rakamının açıklanmasının ardından hiçbir artırımda bulunmadan ihaleden çekildiğini açıklıyorsa ortada bir danışıklı dövüş olduğu akla gelmez mi? Sanki kaça olursa olsun satalım da bu İkiz Kuleler’den kurtulalım mantığının ihaleye hakim olduğu düşünülmez mi? Ve tabii ki bu işe ister özelleştirme, ister satış deyin işlerin normal seyri içinde gitmediği de kesin.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



