milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Bir kutlu gelenek Surre Alayları

23 EKİM 2009
CUM 03:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ecdad-ı güzin tarihte öylesine güzel, öylesine duyarlı gelenekler oluşturmuş ki bu gelenekler keşke bugün de modern biçimleriyle devam edebilseydi demek geliyor insanın içinden. Özellikle Osmanlı'nın Haremeyn'e gösterdiği ta'zim ve bunun neticesinde gelişen bidat-ı haseneler gerçekten incelenmeye değer. Bunlardan bir tanesi hakkında çok kısa bir kaç noktaya temas etmek istiyorum.

İçine para ve altın gibi şeylerin konulup, ağzı sıkıca bağlanan keseye "Surre" denir. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'ya göre surre "akçe kisesine" denilir. Tarihteki uygulamasıyla Surre, Osmanlı padişahlarının hac mevsiminden önce, Receb ayında İstanbul'dan Haremeyn'e oranın en ileri gelenlerinden en yoksullarına kadar herkese dağıtılmak üzere özel bir törenle ve alayla gönderdikleri para, altın ve armağandır.

İslam Tarihinde Haremeyn'e Surre gönderilmesi Abbasiler devrinde başlamış, Osmanlıların son zamanlarına değin sürmüştür. Bazı tarihi kaynaklara göre Osmanlılar döneminde Haremeyn'e ilk Surre gönderilmesi Çelebi Mehmed'in tahta geçmesine rastlar. Çelebi Mehmed tarafından başlatılan bu gelenek Birinci Dünya Savaşı nedeniyle Haremeyn ile ilişki kesilinceye kadar devam etmiştir.

Başka bir tarihi tesbite göre ise Mekke ve Medine'ye ilk kez Surre gönderen Yıldırım Bayezıd olup, bu Surre Edirne'den 80.000 altın olarak gönderilmiştir. Yine Aşıkpaşa-zade, Neşri, Eyûb Sabri Mekke ve Mediye'ye ilk defa Surreyi Çelebi Mehmed'in gönderdiğini belirtseler de bu uygulama resmi boyutta ve sürekli olmayıp yalnızca kutsal beldelere saygı amacıyla gönderilmiştir.

Kutsal topraklarda herkesin surresi, defter mucibince dağıtılırdı. Defterlerde isimleri olmayanlar Surreden mahrum kalırlar, gelecek senenin Surresine dahil edilmeleri için Surre defterlerinin arkasına bir isim listesiyle notlar düşülürdü. Yine tarihi kaynakların bildirdiğine gore Osmanlı'da surre defterleri bir defterdarlıkta Haremeyn mukatası kaleminde yazılırdı. Surre defterleri önce Darü's-Saade ağası yazıcısı ile Haremeyn müfettişi tarafından mühürlenir, sonra bu defterlere defterdar efendi imzasını atar daha sonra da nişancı tarafından tuğra çekilirdi. Defterler daha sonra zarflara konur, zarflara mumlar dökülür, padişah huzurunda kozaklara konulurdu. Mühürlenen zarflar Darü's-Saade ağasına teslim edilir, o da Surre eminine verirdi. Sonra da Surre defterleri ile keseleri yola çıkmak üzere deve ve katırlara yüklenirdi.

Vefat veyahut kayıp nedeniyle surresi verilmeyenlerin parası tekrar surre eminine teslim edilir, İstanbul'a iade olunurdu. Surre defterlerinin dağıtım işi bitirildikten sonra yine İstanbul'a gönderilmesi şarttı. Surre gönderilmesinin dolaylı bir hedefi Osmanlı Devleti'nin padişah değişikliğinin Haremeyn halkına duyurulmasıdır.

Surre alaylarının İstanbul'dan Hicaz'a uzanan yolculuğu ise başlıbaşına bir merasime tabi idi. Sürre Alayı ilk dönemlerde Topkapı Sarayı'ndan çıkardı. Devletin mülkî, askerî ve ilmî ricali bu merasimlerde hazır bulunur, Hicaz'a kadar devenin üzerine konulan hediye sepetine nezaret edecek olan Sürre Emini, Evkaf Nazırı ile birlikte törene üniformalarını giyerek mabeyne, yani haremle selamlık arasındaki daireye, gelip hünkâr huzuruna çıkarlardı.

Kutsal topraklara, Hicaz Valisi'ne, Mekke Emiri'ne, , Medine Muhafızı'na, Şeyhülharem'e ve Harem-i Şerif sorumlusuna ulaştırılacak sandıklar ayrı ayrı duaları yapılıp yola çıkarılır, bu sandıklar "Sürre Devesi" denilen her tarafı gösterişli bir şekilde süslenmiş deveye yüklenirdi. Kızlar Ağası deveyi bahçede üç kez dolaştırır, padişah üçüncü seferinde devenin Sürre Emini'ne teslimini emir buyururlardı. Bu emir üzerine, Kızlar Ağası deveyi bir kere de Sürre Emini için dolaştırırdı. Sürre Alayı daha sonra tekbirler getirilerek, kurbanlar kesilerek, buhurdanlar yakılarak dualar eşliğinde Topkapı Sarayı'nın kapısından uğurlanırdı. Bu gelenek son devirlerde Dolmabahçe Sarayı ve Yıldız bahçelerinde yapılmıştır.

Padişahın sürre sandıkları genellikle murassa avizeler, para ve nadir halılar, paha biçilmez Mushaflar, şamdanlar, levhalar, gümüş perde halkaları, puşideler, buhurdan ve şamdanlardan oluşurdu. Bunlar Harem-i Şerif ve Ravza-i Mutahhara'ya konulmak üzere gönderilirdi. Kâbe örtüsü ve Altın Oluk ise ayrı birer hazine olarak oluşturulurdu. Bu kadar kıymetli eşyanın korunması için muhakkak anlamda Şam'da bir muhafız teşkilatı bulundurulur ve Sürre Alayı yola çıktıktan sonra her türlü emniyet ve tedbir bu muhafız alayı tarafından alınırdı.

Topkapı Sarayı önünden yola çıkan Sürre Alayı, kutsal beldelere yalnızca padişah ve devlet erkânının değil, teberruda bulunan herkesin hediyesini taşırdı. Alay, "çekdiri" adı verilen savaş gemileriyle Sirkeci'den Üsküdar'a geçirilirdi. Deniz aşılıp Üsküdar toprağına geçilince Harem-i Şerif'e bitişik olan topraklara ilk adım atılmış olurdu ki, Üsküdar sahilindeki iskelenin adı da bu yüzden Harem İskelesi idi. Hicaz Demiryolu hizmete girdikten sonra Sürre Alayı, Sirkeci'den Haydarpaşa'ya geçmeye başladı.

Surre defterlerinin önemine gelince; Osmanlı'da surre dağıtılan dönemin mali durumunu aydınlatması bakımından bu defterler son derece önemlidir. Surre defterleri tarih ve iktisat-maliye tarihi araştırmacıları için mühim birer kaynaktırlar.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 23.10.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hac, kabe, mekke, medine, peygamberimiz, şeytan, mina,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Akif Çarkçı

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Seviyesiz siyaset
    2. Yırtıcı kapitalizmle yüzleşmek...
    3. Küreselleşme ve kapitalizm
    4. Adakent’in çilekeş çocukları
    5. Bizde istifa geleneği neden yok?
    6. Üretmeden tüket, sonra da iflas et!
    7. Horozu bol çöplüğün sabahı olmaz
    8. Cumhuriyeti monşerlerden kurtarmak
    9. Açılımın pas geçtiği noktalar
    10. Ülkede herkes provakatör, gerçek zanlılar nerede?
    1. Alim ve arif arasında fark var
    2. Atatürk’ün ordu-siyaset ilişkilerine bakışı nasıldı?
    3. MİT’in ele geçirdiği Siyonist protokol...
    4. Şehir, kültür ve medeniyet...
    5. Küreselleşme ve kapitalizm
    6. Neo-Con’ların İslâm’la mücadele stratejileri ve Türkiye yansımaları
    7. Ortadoğu’nun şımarık çocuğu Türkiye’den ne kadar güçlü?
    8. Bir Ömrün Hikâyesi: Sabahattin Zaim
    9. Milli Şairimiz Mehmet Akif Teşkilat-ı Mahsusa’ya çalışmış mıydı?
    10. Şehirlerin saklı kalmış yüzleri: Şehrengizler
    1. Alim ve arif arasında fark var
    2. Otomobil mi yiyip içeceğiz?
    3. İdam cezası geri mi gelmeli?
    4. Sorunlu olan, cemaatlerin politize olmasıdır
    5. Tümden yapılanma ihtiyacı
    6. Dini, ticarete alet edenler...
    7. Şarlatanlar, deliler, cimriler ve asalaklar
    8. Oligarşik güçlerin demokrasi tahayyülündeki arızalar
    9. “Azaltılmış İslâm” modeline içeriden desteğin sırrı nedir?
    10. MİT’in ele geçirdiği Siyonist protokol...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek