Maden, su, enerji kaynakları ve ulaşım yollarının kontrolü
Büyük Ortadoğu Projesi'nin gizli amaçlarından bir diğeri de, bölgenin sahip olduğu maden, su, enerji kaynakları ve bunun uluslararası camiaya ulaştırılma yollarının kontrol altına alınmasıdır. Bu bölge dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip, enerji bakımından AB ve Japonya buraya büyük oranda bağımlıdır. Bu bölgeye enerji bakımından en az bağımlı olan ABD'dir. Üstelik de bu bölgedeki petrollerinir büyük bir kısmı Gulf, Exxon, Chevron ve Texaco gibi dev ABD petrol şirketleri tarafından işletilmektedir. Dolayısıyla ABD'nin kendi ihtiyacı olan petrol veya doğal gaz ihtiyacını bu bölgeden temin etme konusunda herhangi bir sıkıntısı yoktur. Bundan dolayı BOP kapsamında Enerji kaynaklarını ve yollarını güvenliğe almak bu projenin amacı olamaz. Öyleyse amaç başkadır. Enerji bakımından bu bölgeye bağımlı olan ve gelecekte ABD'ye rakip olabilecek güçleri, enerji vanalarını kontrol ederek terbiye etmek BOP'un gizli amaçlarından biridir. Brzezinski, National Interest dergisindeki (Kış 2003) 'Hegemonik Bataklık' (Hegemonic quicsand) adlı makalesinde bunu belirtmektedir:
"(Bölgenin enerji kaynaklarına ilişkin) veriler, ABD'ye buraya egemen olmaktan başka bir alternatif bırakmamaktadır. O nedenle ABD, Global Balkanları (Büyük Ortadoğu) kendi stratejik çıkarlarına uygun olarak şekillendirmelidir. Bu bölgeye egemen olmak ABD'ye başka bir stratejik manivela da sağlamaktadır: Ekonomileri bölgeden güvenli petrol akışına bağımlı Avrupa ve Asya ekonomilerini denetim altında tutma gücü. Bu bölge o kadar önemlidir ki, ABD herhangi bir bölgesel gücün beklenti ve önceliklerini buraya dayatmasına izin vermemelidir."(21)
İsrail'in güvenliği ve Büyük İsrail'in kurulması
BOP'un gizli amaçlarından biri, İsrail'in güvenliğinin sağlanması ve Siyonizm'in 'Büyük İsrail Projesi'nin hayata geçirilmesidir. ABD yönetimlerinde her zaman Siyonist Yahudilerin büyük bir etkinliği olmuştur. Yönetimlerin şahinler kanadını Siyonist Yahudiler oluşturmaktadır. 'ABD'yi İsrail egemenleri ve Yahudi sermayesi ile bağlantıları olan 400 Amerikan zengini yönetmektedir'. (22) Amerika'da insanları yöneten iki güç odağı mevcuttur; paranın ve medyanın (yazılı ve görsel basın ve sinema) patronları. 'Bu iki güç odağı da Yahudilerin denetimindedir'. Emekli Orgeneral Kemal Yavuz'un ABD'de de iken bir ABD'li generalle aralarında geçen konuşma, BOP kapsamında İsrail'in güvenliğinin ne anlama geldiğini çok güzel bir şekilde ortaya koymaktadır:
"ABD'li General: İsrail'in Ortadoğu politikaları ile ilgili eleştirilerinizde tamamen haklısınız. Ama, ABD'nin bu konudaki bir gerçeğini de bilmelisiniz. Amerika'da, devlette ve hatta özel sektörde hiç kimse, Başkan dahil (bunu iki defa tekrarladı), İsrail'in politikalarını körü körüne desteklemedikçe, sandalyesinde kalamaz. Çünkü, Amerika'da insanları yöneten iki güç odağı mevcuttur; paranın ve medyanın (yazılı ve görsel basın ve sinema) patronları. Bu iki güç odağı da Yahudilerin denetimindedir." (23)
(ABD'deki Yahudi etkinliğini daha iyi anlayabilmek için Pınar yayınlarından çıkan ABD'de İsrail Lobisi kitabı (24) ve Milli Gazete'nin geçmiş sayılarında yayınlanan Siyonizm Dosyası mutlaka okunmalıdır.
Büyük Ortadoğuyu terörden arındıracağını söyleyen ABD'nin, İsrail'in yaptığı devlet terörünü kayıtsız şartsız desteklemesi, ABD'deki yahudi nüfuzunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ama aynı zamanda da ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ileri sürdüğü argümanlar konusundaki samimiyetsizliğini ve Projenin, öne sürülen amaçlarından, daha başka gizli amaçlarının var olduğunu gösterir.
ABD'de Yahudiler Evanjelik Hıristiyanlarla şu an ittifak halindedirler. Ancak bu durumdan Katolikler şikayetçidir ve aralarında büyük bir çekişme vardır. 'İsa'nın Çilesi/ Tutku' filminin yapılmış olması, 'İsa'yı Yahudiler öldürdü' tarzında bir iddianın seslendirilmesi ve arkasından Mel Gibson'un babasının WSNR radyo programına çıkıp 'Musevilerin, tek bir dünya dini ve tek bir dünya hükümeti yaratmaya çalıştığını, bu işin içinde Yahudi bankerler ve ABD Merkez bankasının bulunduğunu' söylemesi, (25) içerdeki bir kavganın büyüklüğünün somut göstergesidir. Müslümanlar bu çatışmadan yararlanmasını bilmelidirler.
'Akıllı Güç Stratejisi' ve Büyük Ortadoğu Projesi
2006 yılında, Bush döneminde, ABD'nin düşünce üretim merkezi CSIS'de (Center for Strategic and International Studies) Cumhuriyetçiler ile Demokratlar birlikte 'Tarafsız Akıllı Güç Komisyonu'nu (Comission on Smart Power) oluşturmuşlardır. Bu komisyon 'Daha Akıllı, Daha Güvenli Amerika' (A Smarter More Secure America) adlı bir rapor hazırlamıştır. Raporda ana amaç, ABD'nin küresel imparatorluğu için alınması gereken önlemlerin ve izlenmesi gereken politikalar-stratejilerin tespit edilmesidir (26-29).
Akıllı güç politikasında, 'güç kullanan tarafa' güç kullanma imkan ve serbestisi, 'üzerinde güç kullanılan taraf tarafından' sunulmaktadır. 'Yani güç uygulanan taraf, gücün uygulanmasına uygun zemini hazırlamakta ve bu güce istekli olmaktadır. Muhatabın durumu sert ya da yumuşak güç kullanmaya fırsat tanımaktadır.
Raporun ön gördüğü "Akıllı güç stratejisi beş ayrı alanda ABD'nin küresel liderliğini, yatırımları ve küresel işbirliğini öngörmektedir" ( 26-29):
"İttifaklar, ortaklıklar ve kurumlar: ABD, kendi çıkarlarına hizmet eden ve küresel sorunlarla mücadeleyi kolaylaştıran ittifakları, ortaklıkları ve kurumları yeniden canlandırmalıdır.
Küresel gelişme: Dış politikada, küresel gelişme için ABD'nin rolünü artırarak, ABD çıkarları ile dünyadaki tüm insanların beklentilerinin birleşmesini sağlamak, bu konuda kamu sağlığına öncelik vermek.
Kamu diplomasisi: Uluslararası bilgiye ve öğrenime erişimi geliştirmek; dünya kamu oyunu ABD'nin yanına çekebilmek için uzun vadeli, insandan insana ilişkileri, özellikle de genç insanlar arasındaki ilişkileri geliştirmek.
Ekonomik entegrasyon: Büyüme ve refah için küresel ekonomiye angaje olmaya devam etmek, serbest ticaretten elde edilen kazancı tüm dünya insanlarının yararına yaymak.
Teknoloji ve yenilik: İklim değişikliği ve enerji güvenliği sorunları ile mücadelede küresel mutabakat sağlamak ve yaratıcı çözümler geliştirmek için ABD liderliğini uygulamak."
(Devamı var...)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



