Sabah erkenden arayan Genel Yayın Yönetmenim Mustafa Kurdaş'tı.
- Gördün mü?
- Neyi gördüm mü?
Bir 'büyük' gazetede yer alan ilandan bahsediyordu...
Alışılmadık bir mevlit ilanı...
Merak ettiğinizi biliyorum, ne var o ilanda diye..
İşte tam metni;
"Bu gidiş nereye" (Tekvir Suresi, 26. Ayet), "Sizi boş ve anlamsız bir oyun için yarattığımızı ve bize dönmek zorunda olmadığınızı mı sanıyordunuz?" (Mü'minun Suresi, 115. Ayet)
Biliyoruz ki hepimiz faniyiz. Ebedi ve kalıcı olan sadece Allah'tır. Mülk Suresi'nde de buyrulduğu üzere; "Hayatı da ölümü de yaratan Allah'tır." Babamız Merhum Hacı Yusuf Ziya Demir, anamız Merhume Fatma Demir ile kardeşimiz Merhum Recep Demir'in Yüce Rabbimizin rahmetine kavuşmalarının üzerinden bir yıl daha geçti. Yaşamın geçici olduğunu hatırlamak için Kur'an-ı Kerim okuyarak ve mealini idrak ederek tüm katılanların ahirete göçenlerini hayırla anacağız. Esirgeyen ve Bağışlayan Yaradan'a sığınarak, onların ruhlarına dualar eşliğinde bir Fatiha göndermek isteyen tüm kardeşlerimizi 9 Ekim Pazar günü öğle namazını müteakiben Çemberlitaş'taki Gazi Atik Ali Paşa Camii'ne bekliyoruz..."
İlan böyle...
Kur'an'dan ayetlerin de yer aldığı bir ilan metninin basılması o gazete için alışılmadık bir tutumdu... Üstelik tamı tamına yarım sayfa...
Fıratpen Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nevzat Demir, merhum babası Yusuf Ziya Demir, merhume annesi Fatma Demir ve merhum kardeşi Recep Demir'in vefat yıldönümleri dolayısıyla mevlit programı düzenledi.
Çemberlitaş'taki tarihi Gazi Atik Ali Paşa Camii'nde düzenlenen programa ben de iştirak ettim.
Bildik mevlit programlarından çok farklıydı..
Okunan Kur'an surelerinden hemen sonra surelerin anlamı ve tefsirinin izahı cemaate farklı duygular yaşattı.
Memleketi Erzincan'da da, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde anahtar teslimi Yatılı Kız Kur'an Kursu yaptıran Nevzat Demir camiden en son çıkanlar arasındaydı...
Ben Nevzat beyi fanatik Beşiktaşlılığı ile tanıdım... Bir ara Beşiktaş Kulübü'ne Başkan olmayı da arzuladı ama bu kısmet olmadı. Ama yine de Türkiye'nin en modern kulüp tesislerinden birinin altında onun imzası var; Şile Yolu üzerinde bulunan BJK Nevzat Demir Tesisleri... Belli bir yaştan sonra alanında yüksek lisansını tamamlayarak Dr. ünvanını alan nadir ve sayılı işadamlarından aynı zamanda.
Mevlit iş, siyaset ve basın dünyasını da biraraya getirdi.
Mevlide, Demir'in aile yakınları, yıllardır aynı görevini başarı ile sürdüren ERSİAD (Erzincan Sanayici ve İşadamları Derneği) Başkanı Gülbey Sezgin, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın kayınpederi, çevresinde saygı duyulan EKEV (Erzincan Kültür ve Eğitim Vakfı) Başkanı Sadık Ağca, İstanbul Üniversitesi Rektör yardımcısı Ahmet Cevat Acar, AK Parti Şişli eski ilçe Başkanı Avukat Eyüp Çakar, Üsküdar eski Belediye Başkanı Yılmaz Bayat, eski milletvekili Naci Terzi ile çok sayıda vatandaş iştirak etti.
1985'li yıllardan beri tanıdığım Yılmaz Bayat'la ayaküstü lafladık. En son geçtiğimiz seçimlerde Saadet Partisi'nden milletvekili adayı olan, Üsküdarlıların 'efsane Başkan' diye andığı Yılmaz abi şu sıralar hummalı bir faaliyetin içinde; AGD bünyesinde yükseköğrenim yurtları açmak için gecesini gündüzüne katıyor. Sonrasında ise üniversite... "Eğitime eğilmemiz kaçınılmaz, son dokuz yılda yapılanları/yapılamayanları görüyorsunuz.." görüşleri ona ait. Benim merakım kilolarından nasıl kurtulduğuydu... Yılmaz Bayat bugüne dek hiç duymadığım bir diyetten sözetti; su diyeti. 21 gün boyunca hiçbir şey yemeden sadece su içmek... Korkutucu ve ürkütücü... Denemeden tıp otoritelerine bir sormakta fayda var, bence... ERSİAD Başkanı Gülbey Sezgin de günde 1,5 saat spor yaptığını hemen oracıkta fısıldadı.
Bir mevlit programından renkli notlar da böyleydi...
Ama benim aklım hâlâ o ilanda...
Nasıl oldu da oldu, o ilan o şekliyle girdi!
Van Gölü'nden enerji üretimi
Bu köşede mümkün olduğunca ülkemizin en ücra köşelerinde dahi olsa yapılan güzel, olumlu, yapıcı çalışma ve projelere yer vermeye çalışıyorum.
Daha önce yaptığı "Geri Dönüşümlü Hidroelektrik Santral" isimli buluşuna enerji dünyası ve medyada geniş yer verilen Fırat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Elemanı Dr. M. Cihat Tuna bu kez farklı bir proje ile karşımızda; "Van Gölü'nden Enerji Üretimi"
Peki ama bu nasıl olacak?
Dr. Cihat Tuna, 'denizden 1648 m yüksekliğe sahip Van Gölü'nden alınacak bir miktar suyun 1239 m kotundaki Bitlis Çayı'na düşürülmesiyle çok ciddi bir hidroelektrik enerji üretimi yapılabileceğini'ileri sürüyor.
Formüle bak!
Aile içi şiddet son yıllarda arttı. Bu şiddeti adeta tavsiye edercesine geçtiğimiz günlerde Habertürk Gazetesi'nin sırtına saplanmış bıçakla kadın fotoğrafını sürmanşetine taşıması kelimenin tam anlamı ile tüy dikti...
Bu fotoğraf tartışmaya mahal bırakmayacak derecede yanlış! Orası tamam!
Benim gündeme getirmek istediğim yine aynı konuda bir öğretim üyesinin ahkâm kesmesi!
Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu, Bahçeşehir Üniversitesi'nde demiş ki; karakolda polisin çiftlere "hadi barışın" demesi şiddeti körüklüyor!
Bu usulünce yapılması durumunda aksine çok da yararlı ve olumlu sonuçlar verebilecek bir metod.
İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır.
Aksini iddia etmek, "Denize girdim ama ıslanmadım" gibi bir şey...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



