Gençlik medeniyetlerin en temel sürükleyici unsurudur. Bu güce yon verebilenler tarihte özne olmayı başarabilmişlerdir. Gençlik içindeki dinamizm ile ya kendinden önce açılmış yolların sadik takipçisi olarak medeniyetlerini güçlendirmemiz ya da yeni bir çığır açarak kitleleri peşi sıra sürüklemiştir. Gençliğe bu iki misyondan birisini yükleyemeyen milletler ise maalesef başıboş kalmış bu heyecan dolu kitlenin yıkıcı zararlarına maruz kalmıştır.
Gençlik dediğimiz süreç akil baliğ olmakla başlayan evlilik çağına kadar devam eden bir sureyi kaplar.
Genç bu dönemde mizacında taşıdığı fıtratın üzerine inşa edilen karakter sonucunda kişiliğini oluşturur. Bir kimlik sahibi olur. Gencin inancı, duyguları, düşünceleri, tutum ve davranışları bu kişilik tarafından şekillendirilir.
Bu dönemle ilgili gencin, ailesinin, çevresinin, yöneticilerin çok önemli görevleri vardır. Bu sorumluluklar ihmale gelmez. Bu vebal devredilemez.
Tüm bu düşüncelerin ışığında mevcut gençliğimizi incelediğimizde içler acısı bir tabloyla karsılaşacağımız bir gerçek. İstisnalar ayrı tutulmak şartıyla gençliğin tasviri şöyledir. Ontolojik olarak varoluşunu anlamlandıramamış, üst kimliğinden ve geçmişinden habersiz, satanizm anarşizm gibi akımlarım girdabında, gelecek kaygısıyla inleyen, nefis ve hazlarının esiri olmuş, kumar, fuhuş, uyuşturucu batağında çırpınan, marka ve farklılık müptelası, tüketim odaklı, milli ve manevi değerlerden kopuk, gündem dışı magazinsel bir hayat tarzı...
Hâlbuki özlenen gençlik binlerce kez tarif edilmiş olmasına rağmen yeterli teveccüh neden sağlanamıyor?
21. Yüzyılın sahabelerini kısaca şöyle tasvir edebiliriz. Eşrefi mahlûk sırrına mazhar olmuş, varoluşunun gayesine mazhar, kendini, Rabbini ve kâinatı bilen, birbirleriyle ilişkilerinin çözümlenmesini doğru yapan bir ayağı, bir ayağı İslam medeniyetinde kaim bir ayağı peşinde pergel misali yeni açılımlar peşinde geleneğin ihyasından geleceğin inşasına köprü kurabilecek bir gençlik.
Var olduğu yerde ikinciliği kabul etmeyen, el arabası gibi itelenmeyi beklemeden hayırlı bir teklif duyduğunda etrafıda bakmayarak mükellefiyetinin şuurunda, ileri atılan, yüzyılın tebliğ ve davet erlerinden oluşan, unutulanları hatırlatan bir gençlik!
Yaratandan aldıkları hidayetle, basiretle, ferasetle, dirayetle, özgüven ve şecaatle doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan, adaleti zulümden ayırabilen Hakk'ın batıla üstünlüğüne gayret gösteren, teslimiyet şerbetini içerek gelecek kaygılarına esir olmamış sevgi ve kardeşliğin teminatı bir gençlik.
Bu temennilerle gençlik için önerilerimiz şu şekilde sıralanabilir.
İnsanın en temel motivasyon kaynağı 'mutmain' bir kalbe sahip olmaktır. Istılahı manada kalbin tatmin olması varoluşunu anlamların en güzeliyle anlamlandırıp ontolojik kaygılardan kurtulmasıyla mümkün olur. Yaşamın anlamını kavramış bir genç geleceğini doğru planlayabilir. Kısa ve uzun vadeli hedeflerini doğru tayin edebilir. ÖSS SBS gibi sınav maratonlarının üstünde onlardan daha büyük bir imtihan hayatının yaşandığının şuurunda mesleki, fikri, siyasi ve aksiyoner hedefleri olabilir.
Genç ergenlik dönemiyle birlikte fiziksel ve ruhsal olarak hızlı bir gelişim içerisindedir. Bu dönemde kendini tanımak için sınırlarını öğrenmek adına yaptığı girişimlere aldığı tepkilerle kendi kişiliğini oluşturmaktadır. Bu dönemde olumsuz görülen tutum ve davranışlarla ilgili ürkütmeden kucaklayıcı ve şefkatli bir ilgi iyi gelebilir. Arkadaş çevresine çok önem veren genç bu dönemde ailesini ihmal edebilir. Sıkıcı olmayan bir takiple arkadaşlarıyla tanışmak, sağlıklı arkadaşlık ilişkileri geliştirmelerine rehberlik etmek, milli ve manevi değerleri kazandıran gençlik derneklerine yönlendirmek stratejik bir politikadır.
İlgi ve yeteneklerin belirginleştiği bu dönemde gençler desteklenmeli, ilgili yöneltmeler yapılmalıdır.
Son olarak gençle diyalog ve iletişime önem vererek konuşma yoluyla duygu ve düşünce gelişimini takip edip arkadaşlık kurmalı, dertleriyle ilgilenilmelidir.
Tabii ki her şey hazır tavsiyelerden ibaret değildir. Her genç farklı bir fıtrat ve kişilik üzerinedir. Her söylenen her gence bire bir uymaz. Bu sebepten tavsiyeleri burada noktalamayı, zengin içerikli okuma ve seminerlere katılma suretiyle bilinçlenmeyi öneriyorum.
Tüm bunlara rağmen gençlerin zaman zaman basa çıkamadıkları sorunları başka problemleri de tetikleyebilir. Gerektiğinde psikolojik destek hizmeti alınmalıdır.
Eli öpülesi bir gençlik ümidiyle gençliğimize iki cihan saadeti diliyorum.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



