milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Bilmeden konuşmak üzerine

28 EYLÜL 2010
SAL 02:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Çocukluğumuzda, mahallede çok kullanılan bir söz vardı. Birisi ağız dalaşında birazcık ileri gittiği, kötü söz, küfür konuşmaya başladığı zaman, muhatabı ya da birisi hemen ikaz ederdi: "Oğlum, lafını bil de konuş, ağzını sil de konuş!"

Siyasetin içerisindeyiz. Gelişmiş ülkelerde, insanlar bu kadar siyasetle içi içe mi bilmem, ama bizlerin siyasetle yatıp siyasetle kalktığımız bir vakıadır.

Bu kadar çok siyasetle iç içe olunca da, her zaman doğru olanı, iyi olanı, faydalı olanı, güzel olanı, hak olanı, adil olanı duymamız da maalesef mümkün olamıyor.

Meşhurdur "ağzı olan konuşuyor" diye bir söz vardır. Yine "insanın ağzı torba değildir ki, büzesin" derler!

İşte tam da bu minval üzere, bugünlerde herkes konuşuyor, herkes her konuda ahkâm kesiyor; ne de olsa, her şeyi bilen bir milletiz ya!

Bir meseleyi bilmenin, onun bütün ayrıntılarını da bilmekle mümkün olabileceği gerçeğini aklına bile getirmiyor kimi insanlar!

Kulaktan dolma, yüzeysel, ön yargılı ama çoğunlukla da eksik ve yalan yanlış bir takım bilgilerin karanlığında bir takım kararlar veriliyor; muhataplarına karşı olmadık olmayacak sözler söyleniyor.

İnsanlar çok uzağında oldukları olayları, sanki içerisindeymiş, sanki hemen yanı başında olmuş gibi anlatıyorlar.

Anlatmakla kalsalar, bir de, muhatapları ile ilgili olarak olmayacak, yapılmayacak, inançlı bir insana yakışmayacak şekilde, her türlü aşağılamayı yapabiliyorlar.

Ne yaptıklarını bilmeden, neye hizmet ettiklerinin farkında olmadan kendilerinde bu hakkı görebiliyorlar!

Kısacası yukarı mahallede birisi bir yalan uyduruyor, aşağı mahallede herkes, hatta kendisi bile buna inanıyor. Bu yalanların karanlığında da, muhatabına karşı, her türlü fenalığı yapma hakkını da kendinde bulabiliyorlar!

Büyükler bilginin kaynağına dikkat et, bir kardeşin hakkında bir şeyler duyduğun zaman onu araştırmadan karar verme diyorlar ama bu, kimselerin umurunda bile olmuyor.

Her bilinen söylenmez, her söylenebilecek de her zaman söylenemez, her şeyin yeri ve zamanı vardır, dilini tut diyorlar ama hiç kimse bunu umursamıyor.

Yalanlar artabilirmiş, bir takım kavramlar istismar edilebilirmiş, insanlar kendilerini haklı çıkarmak için bir takım deliller üretebilirmiş, herkes kendi görüşü doğrultusunda bir takım fetvalar bulabilirmiş; bunlar hiç kimsenin aklına bile gelmiyor.

Bugün hakaret ettiğin aşağıladığın kimi insanlarla, yarın yine yüz yüze bakmak zorunda kalabilirmişsin, kimse umursamıyor.

O zaman da, doğal olarak, işlerin içinden çıkılmaz bir hal alması kaçınılmaz oluyor.

Hâlbuki üslubumuzun, tabi bu arada da siyasal üslubun, iki temel kavram üzerinde oluşmak zorunda olduğu açıktır.

Birincisi hikmetli söz, ikincisi de kavli leyin dediğimiz makul sözdür. Yani fıtrata uygun olan, her insanın kabul edeceği şekilde sözü söylemek demektir.

Bunun da dört tane doğruyu yan yana getirmekle mümkün olabileceği aşikârdır.

Nedir bunlar?

Doğru sözün, doğru mekânda ve ortamda, doğru insanlar ağzı ile ve de doğru yöntemlerle söylenmesidir!

Hani Yunus Emre demiş ya "söz ola kese savaşı / söz ola kestire başı /söz ola ağulu aşı /bal ile yağ ede bir söz!''

Hikmetli sözü söylemediğimiz sürece de, ne kadar doğru siyasal sözler söylerseniz söyleyin bunun karşılık bulması da mümkün değildir.

Bu şekilde düşünülmediği ve hareket edilmediği, benim söylediğim doğrudur, haktır, benim duyduğum doğrudur, ben her şeyi biliyorum, ben haklıyım o haksız mantığıyla amel edildiği sürece de, işlerin daha da karışık bir hal alması kaçınılmazdır.

Sağlıcakla kalın!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 28.09.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kazım, arslan, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Kazım Arslan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bir başka açıdan da böyle
    2. İsraf haramdır ama
    3. Siyaset nereye
    4. Bilmeden konuşmak üzerine
    5. Bir e-mail ve tercih
    6. Birkaç fark?
    7. Teşbihte hata olmaz!
    8. Referandum neticesi nasıl okunmalıdır
    9. Referandum, Saadet ve şimdilik evet
    10. Taşeron işçilerin durumu
    1. Taşeron işçilerin durumu
    2. Bu yol çıkmaz sokaktır
    3. Bir derviş hikayesi
    4. Saadet kongresinden sonra
    5. İmam ve cemaat meselesi
    6. Bu nasıl muhafazakârlık
    7. Biraz iyi niyet biraz da feraset
    8. Yetim hakkı yedirmezmiş
    9. Revaklar yıkılmasın
    10. Haddini bilmek
    1. Bu nasıl muhafazakârlık
    2. Başlıksız bir yazı
    3. Yeniden merhaba!
    4. Bir şiirden çağrışımla
    5. Biraz iyi niyet biraz da feraset
    6. Bir derviş hikayesi
    7. Revaklar yıkılmasın
    8. Bu yol çıkmaz sokaktır
    9. İmam ve cemaat meselesi
    10. Yetim hakkı yedirmezmiş
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek