Bilgi hep vardı ve insanın bilgiye her zaman ihtiyacı oldu. Gözlem yoluyla elde edilen bilgiye objektif bilgi denir. Bu bilgi soğuğun üşütmesi, ateşin yakması gibi hiçbir şekilde değişmez.
İnsanın gücünü aştığı için gözlemlenemeyen, deneye tâbi tutulamayan vahiy, sevgi gibi başkalarının üzerinde inceleme yapılamayan bilgiye de sübjektif bilgi denir. Bu bilgi "inancı" ilgilendirir. Modernleşmenin temel unsurunun ne olduğu düşüncesine, Princeton Üniversitesi milletlerarası çalışma direktörü, tarihçi Cyril E. Black, "Ana unsur bilgidir, ilimdir. Bence tarihte değişen tek şey insanın çevresini tanıyıp anlamasıdır. Çağdaş toplumdaki bütün fizikî unsurlar, beş binyıl önce de vardı fakat bunlar bilinmiyordu. Modernleşmenin özelliği deneye dayalı bilginin hızla gelişmesi ve ilmî metodun her sahaya uygulanmasıdır" der. İslâm Peygamberi de, "İlim müslümanın yitiğidir, nerede bulursa alır" buyurarak onun evrensel niteliğini; "İlim Çin'de de olsa alınız" öğüdüyle, onun asla yabancı sayılmaması gerektiğini bildirir. İlmin vatanı da dini de yoktur. Yalnız ilimdir ki, bir milletin mânevî özelliklerine halel gelmeden her yerden sakıncasız olarak alınabilir. Bize mânevî baskı uygulamayan sadece ilimdir, dolayısıyla ilim insanı şereflendirir. Mazereti sebebiyle teyemmüm etmesi yeterli olan bir sahâbîye, su ile boy abdesti alması gerektiğini söyleyen ve bu yüzden o kişinin hastalanıp ölmesine sebep olanlar hakkında Hz. Peygamber şöyle der: "Allah onları kahretsin, adamı öldürdüler, madem bilmiyorlar, bilene sorsalar ya! Aczin, bilgisizliğin çare ve ilâcı sormaktır" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 330). Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi ilim daima teşvik edilmiş bilgisizlik kınanmıştır. Okumak "bilginin sahibi" olmaktır. Bilginin sahibi olabilmek için de kitaba ihtiyaç vardır. Allah onun için ilk insandan beri "kitap" göndermiştir. Allah'ın, kitap göndererek ilk peygambere de, son peygambere de sözü hep "oku" olmuştur: "Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku, Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, kalemle yazı yazmayı öğretendir. O, insana bilmediğini öğretendir" (Alak 1-5). Son peygambere gelen ilk vahiy "okumak, yazmak, öğrenmek" gibi "bilginin sahibi olma"yı "emreden" kavramlarla başlamaktadır. Kur'an'da bilginin sahibi olma ve öğrenme ile ilgili bazı âyetlerin anlamları şöyledir: "Sakın bilmeyenlerden olma!" (En'âm 35). "Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu?" (Zümer 9). "Rabbim benim ilmimi artır" (Tâhâ 114). "İlimde derinleşenlere büyük mükâfaat vereceğiz" (Nisâ 162). "Bilgi kime verilmişse, o büyük bir hayır elde etmiştir" (Bakara 269). "Yeryüzünü dolaşınız ve Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını görünüz" (Ankebût 19). "Rabbim sen kolay yolu göster, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir!" (A'râf 199).Hz. Peygamber'in dilinden bilginin sahibi olma ve öğrenme ile ilgili bazı hadisleri: "Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz." "İlim öğrenmek kadın ve erkek her müslümanın üzerine farzdır." "Dünyayı isteyen ilme sarılsın, âhireti isteyen ilme sarılsın, her ikisi isteyen gene ilme sarılsın!" "İlim ve hikmet müminin kaybolmuş malıdır, nerede bulursa alır." "Cehalet küfürden, fakirlik de ateşten daha yakıcıdır." "İlim sefaletten korur, saadete ulaştırır." "Tamah, âlimlerin kalbinden hikmeti siler" "Âlimler peygamberlerin vârisleridir." "İlim hakkında konuşmak Allah'ı anmaktır." "İlmi kitapla bağlayınız." "İlmin bir sonu vardır diyen ona haksızlık etmiş olur." "İlme ve âlimlere hürmet eden bana hürmet etmiş olur." "Âlimin kaleminin mürekkebi, şehitlerin kanından üstündür." "İlim rütbesi, rütbelerin en yücesidir.""Yâ Rabbi! İşe yaramayan bilgiden, ürpermeyen kalpten, doymayan gözden ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım. Senden sıhhat, âfiyet ve ahlâkın en güzelini temenni ederim."Bilginin sahibi olma ve öğrenme ile ilgili bazı sözler: Hz. Ali, "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum." Lord Hadley (1914 yılında müslüman oldu), "İslâm'ın sade, fakat nuranî ihtişamını idrak ettikten sonra, bulutlu ve karanlık bir dehlizden güneş ışığına kavuşmuş gibi oldum." Einstein, "Tecrübe edebileceğimiz en güzel ve en derin heyecan mistik duygudur. Bu gerçek ilmin tohumudur, bu heyecanı tanımayan, onun karşısında hayret etmeyen ve saygı duymayan insan bir ölü gibidir." Maxwell, "İnsan ilim çizgisinin birer ucu olan ruh ve atoma geldiği zaman aciz kalmakta ve ister istemez Allah'a inanmaktadır."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



