Âlimlerimiz bilgiye ulaşırken, dünyayı ve insanı tüm yapıtaşlarıyla beraber okuyorlar ve varlık hiyerarşisinin koordinatlarını bu şekilde idrak ediyorlardı. Ancak modern dünyanın materyalist kültürü bizlere bilginin ticari bir meta olduğunu empoze ederek, öğrenme sınırlarımızı daraltıyor ve zihinlerimizi yoksullaştırıyor. Esasen bu zihniyet bilginin sadece kitaplarda yer alabileceği düşüncesini vererek, bizleri çevremizi kuşatan onlarca doğal kitapları okumaktan ve bunlar üzerine düşünmekten alıkoyuyor. Bilgiyi hakikat süzgecinden geçirerek bizlere ulaştıran yazılı yapıtların da hayatımızda önemli bir yeri vardır. Ancak yazılan bütün kitaplar hayatın içinde yaşanan, deneyimlenen bilgilerden süzülerek bizlere ulaşmaktadır. Bu nedenle yazılı yapıtlar kadar, çevremizde olup biten olaylar, yaşadığımız dünya ve buradaki varlık alemi de bizler için üzerinde düşünmeye değer birer kitaptır...
Mevlana'nın şu hikâyesi bizler için manidar bir örnek teşkil etmektedir :


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



