Sosyalist toplumcu özenti içinde bulunmaktan kendini bir türlü alamayanlarda, özden beslenememiş olduklarının açığını modern, modernizm, postmodern, postmodernizm deyimlerini bol bol kullanarak kapatma eğilimine dikkat eder misiniz?.. Onlar bu psikolojik telâfi refleksinin farkında olmadan yaşıyorlar bunu. Ne ki bu bir reflekstir işte.
Olgunluk çağlarına pür velvele gelip de, özün hesap sormasına çatan kişinin işi yamandır. Her nefs bunu tadacaktır. Oluşumundaki eksik gediğe aldırmadan sürekli atak yaşamış şair de böyledir, mülayimliği bir intikam stili olarak kullanan öykücü de!..
Gediklerden sert rüzgârlar da girer, hafif ama sinsi fakat ağır rüzgârlar da.
Bir çağ gelir; şairin aynası sadece kendidir. Başkalarının sanatı da hayatı da o imtihanda ona arka çıkmayacaktır.
Ey çok kitaplar okuyan sen kim tutarsın bana dak
Ta bilesin sırrı ayân gel aşktan oku bir varâk
Okumagıl ilmin yüzün ilme amel eyle güzin
Aç gönülden bâtın gözün âşık-maşûk hâline bak
Gör mâşukun ne işdedir âşık dahi ol işdedir
İkisi bir sır işdedir iki sanıp kalma ırak
İkilikden geçemedin hâli kalden seçemedin
Hakdan yana uçamadın fakılık oldu sana fak
Cübbe vü hırka taht ü tâc bular verirler aşka bac
Dört yüz mürid ü elli hac terk eyledi Abdürrezzak
Onun gibi din ulusu haç öpdü çaldı nâkusu
Sen dahi bırak namusu nefsin itini oda yak
Ger sen sana geldin ise sıfat nedir bildin ise
Hakk'a muti oldun ise ne kim der isen bana hak
Bilmeyesin bednâm u nâm bir ola sana hâs u âm
Bildin ise ilmi tamam gel imdi oku bir varâk
Yerde vü gökde aşk ile aşktan gelir her söz dile
Biçâre Yunus ne bile kara okudu ne ak
*
Günümüz Türkiyesinde katı bakışlı molla ile biçimci devrimci tipi yer değiştirmiş gibi geliyor bana. Ne yazık ki sonuç: İslâmî-sosyalizm bulamacının piyasa becerisi gibi.
Şiir deneyini Ortaçağın o çok zor Anadolusunda bizi şaşırtan ve hayran bırakan Yunus Emre'ye bir gün bir medreseli yukardanlık etmiş anlaşılan. O da şiirle konuşuyor. Günümüzün hangi dalda olursa olsun, bir sanatçısı, bir yazarı bunda bir ayna fonksiyonu olduğunu görmelidir.
Günümüzün tutucuları ne tuhaftır ki modern kavramının çağrışımlarına giderek tutkun hale gelmişlerdir.Modernizm dediler mi muhataplarını ezmek ihtirası içinde olmadıklarından emin olamazsınız. Bu bal gibi yeni-biçimciliktir.İstismarın ta kendisi fakat alışılmamış üslûbta olanıdır. Tasavvuf da buna araç kılınıyor. Bir yazıya bir İbn Arabî afisi ile başlamak da buna dahil. O ki İbn Arabî'nin özde yalın bir adam olduğunu unutmamaktır önemli olan. Modernizmi eleştirilemez bir şair, öykücü, deneme yazarı, senaryo yazarı, sinemacı olmak amacıyla istirmar etmek apaçık ortada da nedense kimse itiraz etmiyor. Biçimcilik yeni maskesiyle devam etmektedir. Ne dersiniz?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



